Bugün Doğu Türkistan, Arakan, Sudan, Batı Şeria ve Gazze'de akıl almaz trajediler yaşanıyor. Özellikle de Gazze'de. Çeyrek asrı aşkın bir abluka. 2 yılı aşkın soykırım ve 4-5 aydır bebeklere bile hiçbir şeyin verilemediği açlık, susuzluk feryatları ve sokak ortasında ölümler… Buna rağmen asrın 2,5 milyar Müslüman'ı tıka basa yemeye, yediklerini medya organlarında paylaşmaya devam ediyorlar. Dillerinde ise sahte bir Gazze edebiyatı. Oysa anamızdan, babamızdan, canımızdan daha çok sevmek zorunda olduğumuz Rasülullah (a.s.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştu: “Komşusu açken tok yatan bizden değildir!” Ve ayrıca Allah- Teâlâ şöyle buyurdu: “O gün (kıyamet günü), bütün nimetlerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz!” (Tekâsür 8) Bugün Gazze'deki hâli bilmeyen yok, görmeyen yok, işitmeyen yok. Hadi gâvur memleketleri idare edenlerin umurlarında değil, hadi tüm dünyada Müslüman yöneticiler korkak, basiretsiz ve hatta kukla… Peki, 2.5 milyar Müslüman'a ne oluyor? Bunca Müslüman neden harekete geçmiyor? “Ben ne yapabilirim” sözü sadece bir bahane. Mısırlı adam, 'Musa (a.s.)'ı boğmayan suya diyor ki, bu yiyecekleri sana emanet ediyorum, Gazze kıyısına ulaştır.' Suyun sahibi dilerse o ihlasın bir neticesi olarak onu Gazze'ye eriştirir. Biz Müslümanların kaçı, devletlerini idare edenleri telgraf, kargo veya posta ile mektup yağmuruna tuttu? Kaçımız çekinmeden liderleri, emirleri, sultanları, cumhurbaşkanlarını ikaz etti? Kaçımız bir yol / çâre bulmak için kafa patlattı? Çok azımız veya hiç birimiz? Üç beş kuruş sadaka vererek kurtulacağını sanan Müslümanlar! Korku ve bagajlarının esiri olan idareciler! Ölüm var, hesap var, ateş var, ebedi azap var! Üç gün daha fazla yaşamak, üç gün daha fazla koltukta kalmak, kimseyi ölümden, hesaptan, ateşten ve azaptan kurtarmaz! Siyaseten, iktisaden, askerî ve insânî olarak Gazze'ye havadan, karadan, denizden, gönülden, açık ve gizli... YARDIM ETMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR! Gazze çağın Mu'tasım'ını bekliyor!Part 2Kaynak Gerçek HayatYazar Kemâl Özer