Sol: Akıl + Vicdan

Vicdansız bir sol olamaz, net. Eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk ve zulüm karşısında vicdanın sızlamıyorsa, sızlamak da ne, isyan etmiyorsa sol değilsin. Önce vicdan. Akıl da şart tabii. Başarı olacaksa akılla vicdanı harmanladığınızda olacak. Vicdan evrensel zaten. Her yerin aklı da ayaklarını kendi topraklarına basıp dünyanın haline bakacak ve kendi için dersler çıkaracak ki başarı gelsin. Son zamanlarda “ sol ” denildiğinde en fazla dikkat çeken, üzerine konuşulan şeylerin başında ABD ’de, Latin Amerika ’da kazanılan/kaybedilen seçimler, Avrupa ’nın hayal kırıklıkları arasından sivrilen Britanya ’nın Senin Partin hareketi var. Benim de saf, naif bir yanım var. Tanıyanlar hep yüzüme vururlar. İyi şey değil belki ama bazen bir yerde bir büyülü cümle okur, sonra onu her kapıyı açan maymuncuk gibi kullanmaya başlarım. Misal; burada da defalarca yazdığım, Kürt Mantolu Madonna ’daki; “ Vakaları bana olan nispetleri bakımından değil, kendi ehemmiyetleri bakımından kıymetlendiriyordum ” cümlesi. Bolivya ’da 20 yıl lık sol iktidarın ağır bir seçim yenilgisi ile son bulmasının tek nedeni yok, ülke çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyordu ve solun iktidar pratiği de masaya yatırılmalı. Ancak, Morales dördüncü kez seçileceğim diye tutturmasa, Bolivya tarihinin en etkili boykotunu örgütleyip 5,3 milyon geçerli oyun olduğu bir seçimde sandığa 1,4 milyon geçersiz oy attırmasa sol adına bu korkunç yenilgi olmayacaktı. Morales , seçimi seçimin “ kendi ehemmiyeti bakımından ” ve Bolivya için önemi açısından değil de koltuk sevdasıyla şahsına olan “ nispetleri bakımından ” değerlendirince, ikinci turda iki sağ adayın yarışacağı hezimet ortaya çıktı. Latin Amerika ’da solun başarılı olduğu nere varsa, Bolivya ’nın geçmiş başarısı dahil, hepsinin arkasında geniş cepheler, ittifaklar, sol ve demokrat güçlerin birliği var. Örgütlenmenin gençlik hareketinden sendikalara, kadın ve LGBTİ+ hareketlerinden çevre hareketlerine kadar geniş bir kesimi kucaklaması ve mahallelerde/en küçük yerel birimde örgütlenmesi var. Ortalama vatandaş için “ sosyalizm ”in küfür olarak algılandığı ABD ’nin en büyük kenti New York ’ta Demokrat Parti ’nin belediye başkanlığı adaylığını tarihte görülmemiş bir oranla kazanan “ sosyalist ” Mamdani ’nin başarısının arkasında yatan da bu: Demokrat Parti ’nin dar elitler ağını parçalayıp kentin her mahallesine ve kimlikler ötesi bir çizgi ile tüm kimliklere ulaşan bir doğal “ cephe/ittifak ”. Kampanya boyunca, 50 bin gönüllünün 1,5 milyon kapıyı tek tek çalıp Mamdani ’ye destek istemesini sağlayan da bu oldu, bir partinin örgütü değil! Başarının bir diğer sırrı; Mamdani ’nin, muhaliflerinin akıl dışı/gerçekleşemez dediği, basit ama herkese dokunan sorunları ve çözümlerini dillendirmesiydi: Ucuz konut/kira, ücretsiz çocuk bakımı, ucuz güvenilir ulaşım, kamucu sağlık ve eğitim, gıda fiyatlarını düşük tutacak belediye marketleri… Britanya ’da J. Corbyn ve Z. Sultana ’nın başını çektiği yeni sol oluşum Senin Partin ’de de aynı dinamiği görüyoruz. Corbyn ’i dışlayarak sol politikalara (ve Filistin’e) sırtını dönen İşçi Partisi son beş yılda 200 bin üye kaybedip 2024 sonunda 333 bin 235 üyeye gerilerken (hala en fazla üyeye sahip parti), Senin Partin ’e imza vererek destek açıklayanların sayısı (gayri resmi üyelik) 22 Ağustos ’ta 800 bin e ulaşmıştı. Bugün vicdan; yerelde yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik için sızlarken, evrensel haliyle de zulme karşı çıkacak ve Gazze için sızlayacak. Vicdanın Gazze için isyan etmiyorsa sol değilsin! Mamdani , Filistin diyerek Yahudiler den de en fazla oyu alan aday oldu. Corbyn ve Sultana ’nın gördüğü olağanüstü ilginin arkasında da aynı vicdan var. Başarı, akıl ve vicdan el ele verdiğinde, sola her yerde ve her zaman yakın!