Robinson Cruose ve bizi beğenmeyen çocuklarımız

Robinson Crusoe sadece ıssız bir adada hayatta kalmaya çalışan bir adamın hikâyesi değildir. Aksine bir medeniyetin başka bir medeniyeti ne şekilde şekillendirmek istediğinin, hatta onu nasıl yeniden kurmak istediğinin alegorik bir metnidir. Robinson bir adaya düşen bir birey değil, Batı aklının kimsesizliğe bile tahakküm uygulayabilen temsilcisidir aslında. Karşısına çıkan her şeyi yani toprağı, hayvanı, doğayı ve en önemlisi insanı ehlileştirme görevi ve yetkisini kendinde görmenin meşrulaştırıldığı romandır.