GZT Alfa'da bu hafta konuğumuz Oral Toğa oldu! İRAM Araştırmacısı Oral Toğa ile İran'ı anlamanın yollarını, Farsçanın rolünü ve Türkçe ile Farsça arasındaki güçlü kültürel etkileşimi ele aldık. Farsça, Arapça ve Türkçe yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın “kültür dilleri” oldu. Arapça ilim dili, Farsça edebiyat ve diplomasi dili, Türkçe ise ordu ve yönetim dili olarak tarih boyunca birbirini besledi. Osmanlı'dan bugüne, Türkçede kullanılan gün adlarından (“çarşamba”, “perşembe”) edebiyatımıza, hatta günlük konuşmalarımıza kadar çok sayıda Farsça kelime yerleşmiş durumda. Oral Toğa ayrıca İran'a özgü “taaruf” kültürüne de değindi. Günlük hayatta, siyasette ve toplumsal ilişkilerde önemli bir yer tutan taaruf, dışarıdan bakıldığında nezaket gibi görünen ama aslında çok daha derin bir toplumsal kod. Bir sözün gerçek mi yoksa taaruf mu olduğunu anlamak, İran toplumunu doğru okuyabilmek için kritik bir unsur. İran'ın şiirle örülü gündelik hayatı, “günlük konuşmaların bile neden şiirsel olduğu” sorusu, edebiyatın toplumsal hafızadaki rolü, Farsçanın öğrenilme kolaylığı ve bu dilin tarih boyunca Türkçeyi nasıl etkilediğini de açıkladı. Peki İran'ı anlamak için Farsça bilmek şart mı? Türkçede neden bu kadar çok Farsça kelime var? İran'da günlük konuşmalar bile neden şiir gibi? Bu ve daha fazlası şimdi yayında! Hemen izle ve düşüncelerini bizimle paylaşmayı unutma