Tam 10 yıl önce, Londra’da Ben Evans ile ilk kez bir araya gelmiştim. O zamanlar Londra Tasarım Festivali ve Bienali’nin kurucusu olarak, tasarımın sadece estetik bir araç olmadığını, aynı zamanda ülkelerin uluslararası sahnedeki görünürlüğünü belirleyen bir “yumuşak güç” olduğunu anlatıyordu. Türkiye’nin tasarımcılarının uluslararası alanda yeterince tanınmadığını ve bu açığın kapatılması gerektiğini vurgulamıştı. Tanıdığı tek Türk tasarımcı olarak Hüseyin Çağlayan’ı örnek göstermiş, “Tasarımcılarınızı uluslararası sahnede daha iyi tanıtmalısınız” demişti. O günlerde “Kreatif ekonomi yumuşak güçtür” sözü, kulağa henüz iddialı geliyordu, bugün ise tam olarak ne demek istediği çok daha anlaşılır hâle geldi. Aradan geçen on yıl boyunca Türkiye tasarım alanında önemli adımlar attı. Uluslararası sahnede daha görünür olmak için yeni yollar arandı, projeler geliştirildi, fikirler paylaşıldı. Hatta iki yıl önce Londra’da Victoria & Albert Müzesi’nde gerçekleşen forumda Türkiye Tasarım Vakfı kurucusu Mehmet Kalyoncu’yu ve Hatay’da yaptıkları çalışmaları da izlemiştim. Şimdi ise Global Design Forum İstanbul, bu sürecin somut adımlarından biri olarak Mayıs 2026’da İstanbul’da gerçekleşiyor. People & Places & Ideas (PPI) iş birliği ile hazırlanan forum, kültür-sanatı ve tasarımı bir araya getiren bir platform olarak öne çıkıyor. Kültürel birikimi, coğrafi avantajı ve tarihsel derinliği ile İstanbul zaten başlı başına etkileyici. Programın detayları da ilgi çekici. İki gün boyunca konuşmalar, paneller ile ‘Worlds in Contact’ teması tartışılacak. Bunun yanı sıra, dört gün boyunca şehir genelinde ‘İstanbullar: Design Route’, kamuya açık enstalasyonlar ve bir tasarım yarışmasıyla katılımcılar farklı fikir, mekân ve insanlarla karşılaşacak. Sanatın, tasarımın ve fikirlerin şehirle bütünleştiği bu yaklaşım, global tasarım dünyasının İstanbul ile kuracağı diyaloğu görünür kılacak. Forumu İstanbul’a getiren ise, daha önce Londra Tasarım Festivali’nde Türkiye’yi temsil eden Melek Zeynep Bulut. Forumun danışmanları arasında ise Beatrice Galilee, Beral Madra, Celâleddin Çelik ve Jay Osgerby gibi isimler var. Hedef, hem uluslararası hem de yerel perspektifi bir araya getirerek İstanbul’u küresel tasarım arenasına taşımak.Forumun İngiltere’deki tanıtımı da geçen hafta Londra’da, Türkiye Büyükelçiliği’nde düzenlenen özel bir davetle gerçekleşti. Tanrı Misafiri’nin hazırladığı kahvaltı sofrası da çok beğenildi. Bu tür uluslararası etkinliklerin İstanbul’da gerçekleşmesi, sadece şehir için değil, ülkemizin kreatif ekonomisi için de büyük değer taşıyor. Ben Evans’ın 10 yıl önceki sözlerini hatırlıyorum: “Her şehrin potansiyeli vardır. İstanbul coğrafya ve tarihiyle büyük ve önemli bir şehir. Dünyada bazı şehirlerin bulunduğunuz konuma göre daha çok alanı etkileme şansı oluyor, İstanbul’un da bu şansı var.” Tam 10 yıl sonra, 13-16 Mayıs tarihlerinde, İstanbul’da Global Design Forum’un gerçekleşecek olması sevindirici. Heyecanla bekliyoruz.