Beyoğlu Pera’daki Şimal Merdivenleri’nde yer alan Rast Galeri, 28 Şubat’ta kapılarını “Form Dışı Sapmalar” başlıklı yeni sergiye açıyor. Berka Beste Kopuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin farklı üretim pratiklerini ortak bir düşünsel zeminde bir araya getiren serginin kavramsal metnini ise Ebru Nalan Sülün kaleme aldı. "Form Dışı Sapmalar”, mekânı edilgen bir sergileme alanı olmaktan çıkararak, hafıza, beden ve zaman ekseninde yeniden düşünmeye davet eden bir karşılaşma alanı kuruyor. 28 Şubat - 5 Nisan arasında görülebilecek sergi; içeri–dışarı, varlık, geçmiş ve iz kavramları üzerinden ilerlerken, izleyiciyi yalnızca eserlerle değil, mekânın kendisiyle de düşünsel bir ilişkiye çağırıyor. MEKÂNIN EDİLGENLİĞİNE KARŞI Sergide mekân; olgusal özelliklerinden sıyrılarak adeta yazılı bir bellek gibi ele alınıyor. Tekrarlar, gölgeler, boşluklar, kapılar, pencereler ve aralıklar; yalnızca mimari unsurlar değil, anlamın taşıyıcıları hâline geliyor. Bu yaklaşım, Martin Heidegger’in 1951 tarihli “Building, Dwelling, Thinking” (“Bauen, Wohnen, Denken”) metnini hatırlatırken, özellikle “dwelling” (mesken tutmak) kavramı üzerinden insan ile mekân arasındaki simbiyotik bağa işaret ediyor. Serginin düşünsel arka planında yer alan “simbiyoz” kavramı, biyolojik kökeninden uzaklaşarak mekânla kurulan ilişkiye odaklanıyor. Farklılıkların uzun süreçlerde birlikte var olma hâlini tanımlayan bu kavram; ortak yaşam, karşılıklı dönüşüm ve iz bırakma fikrini öne çıkarıyor. Kopuz, Yalçın ve Logie’nin bireysel pratikleri arasındaki eşzamanlılık, sergide kolektif bir üretim modelinden ziyade, uzun yıllara yayılan karşılıklı farkındalık ve paralel duyarlılıkların doğal kesişimi olarak beliriyor. Bu bağlamda sergide “hafıza”nın temsiliyetini “gölge” metaforu üstleniyor. Gölgeler; ne bütünüyle mekâna ne de hafızaya teslim olurken, her iki alanın da devamlılığını ve kırılganlığını aynı anda taşıyor. Kapılar, pencereler ve mimarinin diğer eşik unsurları ise geçmiş ile şimdi arasında müzakere alanları açarak çalışmalarda anlatısal bir katman oluşturuyor. Serginin kavramsal metnini kaleme alan Ebru Nalan Sülün şunları ifade ediyor; "Günümüz sanat ortamında sıklıkla küratöryel bir çerçeve aracılığıyla kurulan bağlamsal ve üslupsal uyum, bu sergide sanatçıların kendi üretim pratikleri arasındaki karşılıklı farkındalıkları kendi çeperlerinde karşılıklı etkileşimlerle ifade ediyor. Burada söz konusu olan, kolektif bir üretim modeli değil; Berka Beste Topuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin uzun yıllara yayılan bireysel pratikleri arasındaki eşzamanlılık ve birbirlerini tanıma hâli. Sanatçıların yan yana gelişi, dışsal bir kurgunun sonucu olmaktan ziyade, üretim süreçleri boyunca gelişen ortak soruların ve paralel duyarlılıkların doğal bir kesişim noktası olarak beliriyor." “Form Dışı Sapmalar” bu yönüyle sıklıkla küratöryel bir çerçeveyle kurulan bağlamsal bütünlüğün, sanatçıların kendi üretim pratikleri arasındaki karşılıklı etkileşim ve düşünsel yakınlıklar üzerinden de mümkün olabileceğini gösteriyor. Sergi, mekânın hafızasını yeniden kurgulayan, izleyiciyi hem fiziksel hem zihinsel bir dolaşıma davet eden çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Sergi, 5 Nisan tarihine kadar ücretsiz olarak gezilebilir.