Koruma kararlarına rağmen bir günde 6 kadın cinayeti: ‘Cezasızlık suçu besliyor, ihmali olanlar hesap vermeli’

Türkiye, bir kez daha kadın cinayetleri haberleriyle sarsıldı. İstanbul Arnavutköy ve Gebze’de, Van’da, Aksaray’da ve Osmaniye’de yaşanan saldırılarda; Filiz Şağbangül, Aylin Polat Dağ, Gönül Alkan, Kübra Kılıç, Zeynep Ayaz ve İlknur Kor öldürüldü. Adalet Bakanlığı'nın “Boşanmalarda arabuluculuk işleteceğiz” söyleminin ardında boşanmak istediği için öldürülen kadınlar, Aile ve Çalışma Bakanlığı’nın aile yılı çalışmalarının ardında yükselen ev içi şiddet, koruma kararlarına rağmen hayattan koparılan kadınlar var. Bu cinayetlerin ortak noktası ortada, yurttaşların devlet tarafından korunamaması. Koruma kararı, suç duyurusu, uzaklaştırma kararları: Bunlara rağmen katledildiler İstanbul Arnavutköy’de sığınma evinde kalan Filiz Şağbangül , çocuklarını görmek için eve döndüğü sırada Gıyasettin Şağbangül tarafından kesici aletle öldürüldü. Gebze Marmaray istasyonunda Aylin Polat Dağ , hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Erdal Dağ’ın silahlı saldırısına uğradı. Van’da da yaşayan 33 yaşındaki Gönül Alkan , henüz bir hafta önce suç duyurusunda bulunup uzaklaştırma kararı aldırmasına rağmen Kemalettin Alkan tarafından katledildi. Aksaray'da Kübra Kılıç ve yakın arkadaşı Zeynep Ayaz , Kılıç’ın boşandığı eşi Tolga Kuş tarafından öldürüldü. Osmaniye’nin 33 yaşındaki İlknur Kor , boşandığı Semih Öner tarafından ateşli silahla öldürüldü. Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK) uzun süredir İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı başka olmak üzere iktidarın kadın cinayetlerinde suçlu olduğuna işaret eden “suçlusunuz” kampanyası yürütüyor. Kampanyada, faillerin suç ortaklarına işaret edilmiş ve “Kadınları uzaklaştırma kararlarına rağmen, elektronik kelepçeye rağmen korumayanlar, ailelerin silahlara bu denli rahat ulaşacağı çete düzenini besleyenler, laikliğin üzerinde tepinip bu çürümüş düzeni yaratanlar, saymakla bitmeyen bu güruh bugün kadınların uğradığı her türlü şiddetin failidir, suçun ortağıdır. Bu güruh iktidarın ta kendisidir. Bıraksınlar suçu birbirlerine atmayı, bıraksınlar bir fail bulup gerçeklerin üstünü örtmeye çalışmayı. Şiddet iktidarınızdır! Suçlusunuz!” açıklaması yaparak yaşanan durumun fotoğrafını çekmişti. 'Cezasızlık her suçu besler' Son 24 saatte hayattan koparılan kadınların ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Av. Müjde Tozbey yasaların kağıt üzerinde kaldığını ve kadınların şikayet mekanizmalarını kullanmasına rağmen güvenliğin sağlanmadığını belirtti. “Kadınlar şikayet ediyor, risk altındayım diyor, bunu kayda geçirerek karar aldırıyor. Uygulanmadığında kararın sadece adı var, kadınların güvenliği yok. Uzaklaştırma ve koruma kararları kadınların yaşam kalkanı” dedi. Kadınların bu bilinçle başvuru yollarına sarıldığını ancak kararların fiilen işletilmediği durumlarda “kadınlar yalnız” mesajı verildiğinin altını çizen Tozbey, “Bu da hem şikayet yollarını yıpratıyor hem de faile hareket alanı açıyor” diye konuştu. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Av. Müjde Tozbey Tozbey şunları söyledi: Uzaklaştırma ve koruma kararları kadınların yaşam kalkanıdır. Ancak bu kararlar fiilen işletilmediğinde kadınlara yalnız bırakıldıkları mesajı gidiyor. Bu durum hem şikayet yollarını yıpratıyor hem de faile hareket alanı açıyor. Cezasızlık her suçu besler, şiddeti sıradanlaştırır ve faile cesaret verir. Cezasızlığın her suçu beslediğinin altını çizen Tozbey sözlerine şöyle devam etti: Şiddeti sıradanlaştırıyor, faile cesaret veriyor, tekrarını ve tırmanmasını kolaylaştırıyor, mağduru yalnızlaştırıyor, toplumun adalet duygusunu aşındırıp güveni eritiyor, kimlerin cezasız kaldığı üzerinden eşitsizliği yeniden üretiyor ve sonunda herkese bu şiddetin tolere edilebilir olduğu mesajını yayıyor. 23 Ekim'de öğrencisi olduğu Erciyes Üniversitesi kampüsünde üç yıl önce boşandığı Ferhat Karakaya tarafından katledilen Meliha Keskin’i hatırlatan Tozbey, “Bu olayda fail hakkında 80’i aşkın koruma kararı ve 50’den fazla başvuru olduğu bilgisi, kağıt üzerindeki koruma ile gerçek güvenlik arasındaki uçurumu sert bir şekilde yüzümüze çarptı” ifadelerini kullandı. Tozbey değerlendirmesini şöyle sonlandırdı: Faili cesaretlendiren, korumayı etkisizleştiren bu işleyişi değiştirmek için İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi, 6284’ün eksiksiz uygulanması, ihlal durumunda anında yaptırım ve etkili takip, risk değerlendirmesinin standartlaştırılması, şiddet geçmişi olan faillerin silaha erişiminin kesilmesi ve kolluk-savcılık-mahkeme hattında ihmali olanların hesap vermesi gerekiyor.