ABD ve İsrail'in saldırı tehdidi sürerken İran'dan açıklama: 'Savaşa da, barışa da hazırız'

ABD’nin İran’a saldırı tehditleri ve bölgedeki askeri yığınağı artarken, saldırının bu hafta sonundan itibaren yapılabileceğine yönelik haberler ABD ve İsrail basınında yer almaya başlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da bazı valilerin katıldığı kahvaltı etkinliği öncesinde, İran ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Trump, bir muhabirin, "İran'a yönelik sınırlı bir askeri saldırı mı düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusuna, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" diye yanıt verdi. Trump, gazetecilerin salondan çıkarken kendisine yönelttiği diğer soruları cevaplamadı. Irakçi: ABD uranyum zenginleştirmesini sıfırlama talebinde bulunmadı İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi ise MSNBC televizyonunda, İran'ın nükleer programı konusunda ABD ile yürüttükleri müzakerelerdeki duruma ilişkin soruları yanıtladı. ABD ve özellikle İsrail'e bağlı medyada ortaya atılan spekülasyonların doğru olmadığını kaydeden Irakçi, ABD'nin kendilerinden uranyum zenginleştirmesini sıfırlama talebinde bulunmadığını belirtti. "ABD zenginleştirmenin kalıcı olarak askıya alınmasını istemedi, öyle mi?" sorusunu "Evet" diye yanıtlayan Irakçi, "Şu anda konuştuğumuz şey, İran'ın nükleer programının, zenginleştirme de dahil olmak üzere, barışçıl olmasını ve sonsuza dek barışçıl kalmasını nasıl sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Irakçi, ABD ve İsrail basınında yer alan ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini birkaç yıl askıya almayı teklif ettiğine dair iddiaları da yalanladı. 'Önümüzdeki günlerde nükleer anlaşma taslağını sunacağız' Müzakereler çerçevesinde bir iki gün içerisinde Washington yönetimine nükleer anlaşma taslağını sunacaklarını aktaran Irakçi, "Benim için bir sonraki adım, muhtemel bir anlaşmanın taslağını ABD'deki muhataplarıma sunmak. Bunun önümüzdeki iki üç gün içinde hazır olacağına ve üstlerimden nihai onay aldıktan sonra Steve Witkoff'a teslim edileceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Irakçi, muhtemel bir anlaşmanın "adil ve eşitlikçi" olması gerektiğini belirterek, böyle bir anlaşmaya kısa sürede varılabileceğini aktardı. ABD, Ortadoğu bölgesindeki üslerine çok sayıda savaş uçağı ve ilgili unsurları sevk etmeyi sürdürüyor. Görsel: Anadolu Ajansı (AA) 'İran'ın nükleer programı için askeri bir çözüm yok, geçen yıl denediler yok edemediler' ABD'nin askeri tehditlerini de değerlendiren Irakçi, "İran'ın nükleer programı için askeri bir çözüm yok. Bu geçen yıl denendi. Tesislerimize büyük saldırılar düzenlediler, bilim insanlarımızı öldürdüler ancak bizim nükleer programımızı yok edemediler çünkü bu bizim geliştirdiğimiz ve bize ait bir teknoloji. Tek çözüm diplomasi. Bu yüzden ABD müzakere masasına geri döndü ve bir anlaşma arıyor. Biz buna hazırız. Savaşa da, barışa da hazırız" dedi. Programın sunucusunun, "Başkan Trump bu programı sık sık izliyor. Başkan'a ve Kongre üyelerine mesajınız nedir?" sorusuna da Irakçi şöyle yanıt verdi: Benim mesajım şudur: Önceki ABD yönetimleri bize karşı savaş, yaptırımlar ve daha birçok girişim olmak üzere neredeyse her şeyi yaptı ancak bunların hiçbiri işe yaramadı. İran halkına saygılı bir dille hitap ederseniz, biz de aynı şekilde karşılık vereceğiz fakat bize güç diliyle konuşursanız, biz de aynı şekilde karşılık veririz. İsrail ordusu: Yüksek alarm durumundayız İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, yayımladığı video mesajda, ABD'nin İran'a olası saldırısına ilişkin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Defrin, "Yüksek alarm durumundayız. Gözlerimiz her yönde açık ve operasyonel gerçeklikte yaşanabilecek herhangi bir değişikliğe yanıt vermek için parmaklarımız her zamankinden daha fazla tetikte" ifadelerini kullandı. İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığının halka yönelik güvenlik talimatlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını da sözlerine ekleyen Defrin, "vatandaşların ordudan yapılacak resmi açıklamalara itibar etmesini" istedi. İsrail basını, ABD'nin İran'a olası saldırısını "yakın zamanda" başlatabileceği değerlendirmeleri üzerine İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığına yüksek alarm durumuna geçilmesi talimatı verildiğini aktarmıştı. Kanal 12 televizyonu ise ABD'nin İran'a saldırı başlatması halinde İsrail'in de bu saldırılara katılacağını öne sürmüştü. İsrail basınına konuşan ABD’li yetkililer, Trump'ın İran'a yönelik büyük çaplı bir saldırı talimatı vermeye "çok yakın" olduğunu, diplomatik takvimin daraldığını ve askeri seçeneklerin masada olduğunu belirtmişti.​​​​​​​ İran Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde askeri tatbikatlar düzenledi. Fotoğraf: AA ABD'li Büyükelçi: Nil'den Fırat'a uzanan bölge İsrail'in hakkı Bu sırada ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, İsrail'in Gazze'deki katliamlarını savundu. "İsrail’in ABD’nin en yakın müttefiki" olduğunu söyleyen Huckabee, İsrail'in nükleer silah programını reddetmedi ve "Nükleer programıyla İsrail’in kendini savunma hakkı var ve işbirliği içindeyiz" dedi. "İran gerçek tehdit, nükleer eğilimleri var ve 'Amerika'ya ölüm' sloganları atıyorlar. Savaş kışkırtması değil bu barış için caydırıcılık" diye konuşan Huckabee, Nil Nehri'den Fırat Nehri’ne uzanan bölgede "İsrail’in Tevrat'a dayalı hakkı olduğunu" iddia etti, "Hepsini alsalardı iyi olurdu." dedi. İsveç ve Almanya'dan vatandaşlarına 'İran'ı acilen terk etme' çağrısı Öte yandan ülkelerden vatandaşlarına İran uyarıları da sürüyor. İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsveç Dışişleri Bakanlığının İran'a seyahat edilmemesi yönündeki tavsiyesine uyulması gerektiğini belirtti. İran'da bulunan İsveç vatandaşlarının ülkeyi acilen terk etmesi yönündeki güçlü çağrıyı yinelediğini vurgulayan Stenergard, hava ve kara geçişleriyle İran'dan ayrılmanın hala mümkün olduğunu kaydetti. Stenergard, "İsveçliler fırsat varken İran'ı terk etmeli ve beklememeli. İran'da kalmayı seçenler büyük bir kişisel sorumluluk almış olur. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı, İran'dan tahliye konusunda yardımcı olamayacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya’nın Tahran Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yapılan ve "İran'daki Alman vatandaşlarına yeniden acil ülkeyi terk etme çağrısı” başlığı taşıyan açıklamadaysa, İran'da ve bölgede gerginlik durumunun devam ettiği belirtildi. Güvenlik durumunun daha da kötüleşmesi ve askeri çatışmalar yaşanması ihtimalinin dışlanamayacağı ifade edilen açıklamada, bu nedenle "Alman vatandaşlarına İran'ı terk etme çağrısının tekrar hatırlatılmak istendiği" aktarıldı. Açıklamada, gerginliğin tırmanması durumunda Dışişleri Bakanlığı ve Tahran’daki Alman Büyükelçiliğinin ülkeden ayrılma konusunda "neredeyse hiçbir destek sağlayamayabileceğinin" dikkate alınması istenerek Alman vatandaşlarından ülkeyi terk etmek için mevcut imkanları kullanmaları çağrısında bulunuldu.