Akıl, bilim, strateji, savaşlar, teknoloji, vicdan ve eğitim!

İnsanları diğer canlılardan, robotlardan ve yapay zekadan farklı kılan en önemli özellikleri aklı ve vicdanı. Peki bunu yeterince kullanıyor muyuz? Örneğin ABD-İsrail ve İran savaşına bu çerçevede bir göz atalım. Akılla, mantıkla, zekayla, vicdanla örtüşen bir yanı var mı? Savaş sadece bu üç ülkeyi değil tüm dünyayı da etkisine aldı. Atılan her füze dünya ekonomisini ve özellikle de yoksulları daha da yoksullaştırmanın ötesinde bir işe yaramıyor. Petrol ve doğalgaz ücretleri uçtu; yakında gübre fiyatları ile birlikte gıda ürünleri de tavan yapacak. Bütün bunları öngöremeyenler dünyaya nasıl yön verecek?.. İnsanlık tarihine kara bir leke olarak kazınacak bu son savaşa gelin bir de farklı bir pencereden göz atalım. Yaşananlara bir de bilim, teknoloji, strateji, sabır ve en önemlisi de etik açıdan bakalım. Eğitimin önemini ve rolünü bir de bu çerçevede değerlendirelim: ■ Tam anlamıyla bir bilim ve teknoloji savaşı yaşanıyor. İran; ABD ve İsrail’e “Kral çıplak” dedi. “Bilimde ve savaş teknolojisinde çok ileridesiniz ama ben de sizden aşağı değilim. Elimizdeki silahlar dünyamız adına ne kadar tehlikeli ise sizinkiler benimkilerden çok daha tehlikeli ve çok daha kontrolsüz” mesajı verdi. ■ Temel bilimlerde yol kat etmeden savunma sanayisinde ya da yeni nesil savaş teknolojilerinde söz sahibi olmanın mümkün olmadığı çok net görüldü. Saldırı amaçlı olmasa da savunma amacıyla bu noktaya gelinmesinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. ■ Stratejik üstünlüğün sadece füzelerle değil akılla, sağduyuyla, öngörüyle ve en önemlisi de etik değerlere saygı ile kazanılacağı ya da kaybedileceği çok net görüldü. ■ Hakkı, hukuku, adaleti, vicdanı olmayan bir savaşın kazananı olmayacağı, taraftar bulamayacağı; can yakmanın, doğaya ve dünya ekonomisine zarar vermenin ötesinde bir işe yaramayacağı umarız artık başta savaşan ülkeler olmak üzere herkese ders olur. ■ “Tencere dibin kara, seninki benden kara” polemiği taraflara, taraftar kaybettirmenin, çok büyük acılar yaşatmanın ötesinde ne işe yaradı? Sonu belli olmayan savaşlarda yaşanan maddi ve manevi kayıpların sorumluları kim olacak? Hesapları nasıl sorulacak? “Peki bütün bu yaşananlar yaptığınıza değdi mi?” sorusunun cevabını kimler verecek? Bedelleri nasıl ödenecek? Ders alınacak mı? ■ Görünen o ki yaşlı dünyamıza hemen her alanda yeni bir düzen gerekiyor. Bu düzeni yaratacak olan da dünden bugüne olduğu gibi yine yeni nesil; akıl, bilim, demokrasi, hukuk ve eğitim olacak! ■ Her şeyden önce dünyanın neresinde olunursa olunsun önce iyi insan, iyi yurttaş ve en önemlisi de her alanda sorumluluk duygusu yüksek bireyler yetiştirmek gerekiyor. ■ Kararlar bu kadar kolay alınmamalı, kişilerin inisiyatifine bırakılmamalı; savaşlar ya da doğal felaketler sonrasında yapılan değerlendirmeler ve yapılanlar, örneğin depremden sonra değil depremden önce yapılmalı; savaş kararı alanlara yönelik yaptırımlar iş işten geçtikten sonra değil de daha önce masaya yatırılmalıdır. ■ Caydırıcı güç ve denetimler sadece ülkeler bazında değil, dünya ölçeğinde ele alınmalıdır. Çünkü alınan kararların yarattığı etkiler sadece kendilerini değil tüm dünyayı zora sokuyor. BM benzeri uluslararası kurumların temsil ve yaptırım gücü yaşanan bu son savaş çerçevesinde bir kez daha gözden geçirilmeli ve yeni bir statüye kavuşturulmalıdır. ■ “İş işten geçtikten sonra yaşanan son pişmanlıkların bir sonraki felaketlere davetiye çıkartmanın ötesinde bir işe yaramadığını anlamak için daha kaç felaket yaşanması gerekiyor?” sorusunun cevabı şimdi aranmayacaksa ne zaman aranacak? ■ İyi insan yetiştirmek bu kadar zor ve pahalı ise kötü, sorumsuz, vicdansız bireyler yetiştirmek neden bu kadar kolay? Yarattığı sosyo-ekonomik yıkımlar çok daha mı az yoksa çok daha katmerli mi? Özetin özeti: ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta sadece ilgili ülkeler değil tüm ülkeler ve kurumlar çok kötü bir sınav verdi ve vermeye de devam ediyor. Panzehiri ise aklı, bilimi, liyakati ve vicdanı referans alarak dünya genelinde iyi insanlar yetiştirecek yeni nesil bir eğitimdir.