Kürt siyasetinde "sert kaya" dönemi: Newroz kürsüsünden sivil siyasete muhtıra

Yer Diyarbakır, günlerden 21 Mart. Ve sahnede 30 yılı aşkın süre cezaevinde kaldıktan ve bu cezanın bir kısmını İmralı’da geçirdikten sonra geçen yıl tahliye edilen eski PKK hükümlüsü Çetin Arkaş var. Katıldığı ilk kalabalık Newroz olduğunu vurguladığı konuşmasının bir yerinde eski arkadaşlarını anlatırken, şu cümleyi kuruyor ve artık hayatta olmayan o arkadaşlarına hitapla şunları söylüyor: Size bu meydandan söz veriyoruz: Sizin yarattığınız değerler üzerinden bireysel ikbal peşinde koşanlar sert kayaya çarpacaklar! Bunlara müsaade etmeyeceğiz! Ve bu sözler, Kürt siyasi hareketinde suların hiç olmadığı kadar hareketli olduğunun yüzbinler önünde açık ilanı deemk. Evet… Kürt siyasi hareketi, bugünlerde tarihinin en sarsıcı iç hesaplaşmalarından birini yaşıyor. Ve 2024 Diyarbakır Newrozu, sadece yüz binlerin bir araya geldiği bir kutlama alanı değil; hareketin "mutfağı" ile "vitrini" arasındaki makasın ne kadar açıldığını gösteren sembolik bir hesaplaşma sahasına dönüştü. Özellikle İmralı sekreteryasından gelen Çetin Arkaş’ın yaptığı zehir zemberek çıkış, sivil siyaset alanına verilmiş ideolojik bir muhtıra niteliği taşıyor. Arkaş’ın, "Sizin yarattığınız değerler üzerinden bireysel ikbal peşinde koşanlar sert kayaya çarpacaklar!" cümlesi, hareket içindeki sınıfsal ve kültürel kopuşun en üst perdeden ilanıdır. İdeolojik pusula yeniden sahneye mi çıkıyor? Bu mesajları veren isimlerin kim olduğu ve neden şimdi sahneye çıktıkları, en az mesaj kadar önemli. Çünkü Abdullah Öcalan’ın mesajını da iki eski PKK hükümlüsü okudu: Veysi Aktaş ve Medya Aslan. Çetin Arkaş ve Veysi Aktaş, İmralı’da Öcalan ile yıllarca mesai harcamış, hareketin hafızasına hakim isimler. Medya Aslan ise, yıllarca cezaevinde kalmış, hareketin disiplininden gelmiş bir figür. Hareketin iç hiyerarşisinde bu isimler "ideolojik pusula" olarak kabul edilir. Hareket, sivil siyasetçilere (milletvekilleri, belediye başkanları) her zaman "halkın temsilcisi" gözüyle bakarken; bu çekirdek kadrolara "davanın emanetçisi" muamelesi yapar. Newroz’da mesajın bizzat bu isimler tarafından okunması, tabana verilen en net mesajdır ve mesaj şudur: "Söylenen her kelime doğrudan kaynaktan geliyor, araya sivil siyasetin 'yumuşatıcı' veya 'diplomatik' filtresi girmedi." Bu durum, sivil alanda siyaset yapan aktörlere karşı "asıl iradenin" yeniden sahaya indiğinin ilanıdır. “Kariyerist siyasetçi” tipine eleştiri mi? Arkaş’ın hedefindeki "bireysel ikbal" vurgusu, son on yılda Kürt siyaseti içerisinde sessizce eleştirilen yeni bir "profesyonel siyasetçi" tipine işaret ediyor. Hareketin içinden gelmeyen, sadece popülaritesi olduğu için aday gösterilen veya birkaç dönem vekillik yaptıktan sonra "kurumsallaşan" isimler, taban nezdinde "bedel ödeyenlerden" kopuk görülmeye başlandı. Ankara’nın siyasi koridorlarına ve yaşam tarzına fazla uyum sağlayan, söylemi radikallikten uzaklaşıp "merkez siyasete" yaklaşan bu isimler, Arkaş’ın deyimiyle o "sert kayaya" çarpan ilk figürler olacak. Bu çıkış, partinin sivil kanadına yapılan sert bir hatırlatma: "Siz sadece vitrinsiniz; strateji, mutfak ve denetim hâlâ bizim kontrolümüzde." Yeni parti buna göre mi şekillenecek? Kulislerde DEM Parti’nin yerine ya da paralelinde yeni bir yapı kurulacağı iddiaları, tam olarak bu "kadro restorasyonu" beklentisinden besleniyor. Konuşulan bu yeni oluşum ihtimali, sivil siyasetin getirdiği liberalleşme veya "düzen siyasetine eklemlenme" riskine karşı bir öz savunma hattı olarak kurgulanıyor. Eğer bu "yeniden ayar" süreci tamamlanırsa, önümüzdeki dönemde şu değişimleri görmemiz kaçınılmaz: Vitrinde değişim: Sadece ekran yüzü olan popüler isimlerin yerini; cezaevi geçmişi olan, örgüt disiplininden gelen ve tabanla organik bağı kopmamış isimlerin alması. Daha az esneklik: Türkiye genel siyasetindeki ittifak dengelerine veya "merkez siyasetin" beklentilerine göre değil, hareketin kendi öz gücüne odaklanan bir hat. Tasfiye süreci: Arkaş’ın "Müsaade etmeyeceğiz" cümlesi, önümüzdeki seçimlerde veya kongrelerde birçok tanınmış sivil siyasetçinin liste dışı kalabileceğinin, yani geniş çaplı bir tasfiyenin habercisi. Restorasyon süreci kesin Kürt siyaseti, parlamenter sistemin konforuna kapıldığı düşünülen "burjuvalaşma" eğilimine karşı sert bir fren mekanizması işleteceğe benziyor. Çetin Arkaş ve arkadaşlarının Newroz’daki varlığı, bir nevi "fabrika ayarlarına dönme" çabası. Bu değişim, sadece isimlerin değişmesiyle sınırlı kalmayacak; hareketin Türkiye siyasetindeki ittifak stratejilerini de daha içe kapalı ve pragmatizmden uzak bir hatta doğru evriltecektir. Arkaş’ın "sert kaya" benzetmesi bir metafor olmaktan çıkıp, yaklaşan yeni dönemin en net siyasi parolasına dönüşmüş durumda. Anlaşılan o ki, asıl tartışma ve büyük dönüşüm şimdi başlıyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ÇETİN ARKAŞ NEWROZ PKK DEM PARTİ Diyarbakır Newrozu’nda İmralı sekreteryasından Çetin Arkaş’ın yaptığı "bireysel ikbal" çıkışı, sivil siyasetin konforuna alışmış popüler yüzlere karşı başlatılan büyük temizliğin ilk işareti oldu Müjgan Halis Pazar, Mart 22, 2026 - 10:30 Main image:

Kolaj: Independent Türkçe

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Kürt siyasetinde "sert kaya" dönemi: Newroz kürsüsünden sivil siyasete muhtıra copyright Independentturkish: