ABD'de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerle açığa çıkan Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, uzun süren bir sessizliğin ardından, aynı zamanda oğlu Marius Borg Høiby'nin tecavüz ve istismar gibi ağır suçlar içeren 40 farklı dosyadan yargılandığı davanın 1 son günü olan 19 Mart Perşembe günü, eşi Håkon ile birlikte kraliyet konutu Skaugum’da NRK muhabiri Petter Oulie-Hauge’ye bir röportaj verdi. Kamuoyunun karşısına bir yandan kendi sağlık sorunlarıyla, bir yandan da ailesinin sorunlarıyla boğuşan çilekeş bir anne olarak çıkan ve röportajın başından sonuna gözyaşlarını tutamayan Mette-Marit, Epstein tarafından manipüle edildiğini ve aldatıldığını iddia etti. Veliaht Prensesi sık sık “sorumluluğu üstlendiğini” ifade etmesine rağmen adli anlamda suçu olmadığında ısrar etti, çift kraliyet ailesinin hesap verebilirlik adına ne gibi somut adımlar atacağına dair herhangi bir bilgi vermedi (bunun yerine “zorlukların üstesinden birlikte gelen ve birbirine tam bağlı kraliyet çifti” pozları ile sempati arandı ve Mette-Marit’in kraliyetteki pozisyonu konusu sağlık sorunlarına bağlı süresi belirsiz bir uzaklaşma notuyla geçiştirildi), çiftin Epstein ağına girmesine önayak olan kişilere ve Norveç kurumlarında yetkili hangi kişilerin yaşananlara dair ne kadar bilgi sahibi olduğuna dair hiçbir yanıt verilmedi. Skandalın özünü oluşturan önemli başlıklarda takip sorularını es geçen, magazinsel detaylara yer veren, Høiby’e ise bir kere bile değinmeyen NRK ise kendi röportajına dair yayınladığı haberin spotunu, adeta Epstein skandalının kurbanı Mette-Marit'miş gibi, şöyle verdi: "Veliaht Prensesi Mette-Marit, hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan arkadaşlığı hakkında sorulara yanıt verdi. Diğer şeylerin yanı sıra, Epstein ile yaşadığı ve kendisini güvensiz hissetmesine neden olan bir olayı anlattı." 2 Epstein belgelerinden neler çıkmıştı? Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in ismi Jeffrey Epstein’in 2011-2014 yılları arasındaki e-postalarında yüzlerce kez geçiyor. “Seni Google’ladım” : 2011 tarihli bir e-postada Mette-Marit “Seni Google’ladım, pek de iyi görünmediğine katılıyorum” diyor. Epstein 30 Haziran 2008'de, 18 yaşından küçük bir kız çocuğunu fuhuşa teşvik etmek suçundan eyalet mahkemesinde suçunu kabul ettikten sonra, on sekiz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu bilgi 2011 yılında, Epstein’e dair Wikipedia sayfası dahil olmak üzere, internet aramalarıyla erişilebilir durumdaydı. Mette-Marit NRK’ya verdiği röportajda aradan çok zaman geçtiği için bu yazışmada ne kastettiğini hatırlamadığını iddia ediyor. “Paris zina için iyidir” : Epstein'in Paris'te "eş avında" olduğunu söylediği Ekim 2012 tarihli bir yazışmada Mette-Marit, "Paris zina için iyidir" yanıtını veriyor ve “İskandinavların daha iyi eş adayları olduklarını” ekliyor. Mette-Marit röportajda bu yazışmanın açıkça arkadaşlar arası bir şakalaşma olduğunu ifade ediyor, sonradan utandığını ekliyor. Marius’un duvar kağıdı : Kasım 2012 tarihli bir diğer e-postada ise Mette-Marit, "Bir annenin 15 yaşındaki oğlunun duvar kağıdı için sörf tahtası taşıyan iki çıplak kadın önermesi uygunsuz mu?" diye soruyor. Bugün 29 yaşında olan o oğul (Marius Borg Høiby), tecavüz ve cinsel istismar davalarından yargılanıyor. NRK nedense Høiby konusuna hiç girmiyor. Palm Beach ziyareti : Mette-Marit Ocak 2013’te Epstein'in Florida Palm Beach'teki konutunda dört gün geçirmiş, bu ziyaretten bir fotoğrafı da paylaşılan belgeler arasında yer alıyor. Mette-Marit Epstein'in Florida'daki evine 2013 yılında yapmış olduğu ziyaret hakkında konuşuyor ve kendini orada güvende hissetmediğinden bahsediyor; fakat bu fotoğraf hakkında yorum yapmayı reddediyor. Şeffaflık görüntüsü ardında kamuoyu ve medya manipülasyonu Perşembe günü yapılan röportaj, Cuma sabahı NRK TV 3 ve NRK Radyo'da yayınlandı, ulusal ve uluslararası ölçekte çeşitli medya kuruluşlarıyla paylaşıldı. Röportaj videosu, NRK haberine benzer tınılarla Danimarka 4 ve İsveç 5 medyasında da yer buldu. NRK tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, uzun süredir peşinde koşulan bu röportajın onayı ancak Perşembe günü gelmiş, süre kısıtı sağlık sorunları gerekçesiyle saray tarafından belirlenmiş, ve elbette içerik konusunda NRK çok hürmüş (fakat nedense saraya görüşme öncesinde bir soru listesi iletilmiş). Yedi haftalık sabır : Ocak ayı sonlarında Epstein ile ilgili son belgelerin yayınlanmasından bu yana Mette-Marit'e Epstein ile olan ilişkisi hakkında sorular sormak isteyen NRK, o zamandan beri röportaj talebini takip etmek için düzenli olarak saray ile iletişim halindeymiş. Röportaj 19 Mart Perşembe günü nihayet onaylanmış. Süre kısıtına anlayış : Veliaht Prensesi'nin sağlık durumu nedeniyle röportaj yaklaşık 20 dakika ile sınırlandırılmak zorunda kalınmış. NRK tarafından sorulan soru sayısı da bu sınıra göre ayarlanmış. Medyaya “serbestiyet” : NRK tabii ki röportajda hangi soruları soracağını seçme özgürlüğüne sahipmiş; fakat röportajdan önce en önemli ve yanıtları bilinmeyen soruları saraya göndermeyi “tercih etmiş”. Amaç, prensesin Epstein ile olan teması hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi sağlayacak yanıtlar elde etmekmiş. Yayınlanmadan önce NRK dışından hiç kimse röportajı izlememiş. Bir İskandinav stereotipi olarak görülebilecek bu çok demokratik ve saygılı tutumlar 6 , kraliyet çiftinin neden çeşitli medya organlarından gazetecilerin sorularını serbestçe sorabileceği bir basın toplantısı düzenlemeyi tercih etmediğini ya da, Mette-Marit’in sağlık durumunun uzun süreli oturumlar için elverişsiz olması halinde, sarayın neden kapsamlı bir yazılı açıklamayla kamuoyunun gündeminde olan bütün sorulara yanıt vermediğini açıklamıyor. Son tahlilde Norveç Krallığı’nın bir kurumundan (kraliyet ailesi) bir kurumuna (devlet kanalı) çok kontrollü bir süreç içinde ve süre kısıtı ile tekil bir röportaj verilmiş oluyor. Röportajın kendisinde ise yanıtlardan çok, ayrıcalıklı bir sınıfın kurban rolü oynayan üyelerinin şahsında, Norveç ve dünyanın bütün köhnemiş kraliyet rejimlerine dair yapılabilecek çıkarımlar var. Yedi hafta değil yıllarca gecikmiş dürüstlük Röportaj “ Neden yedi hafta geçti? ” ile başlıyor. Mette-Marit ailesinin son haftalarda çok zorlu bir süreçten geçtiğini, kendileri için önceliğin aileleri olduğunu ifade ediyor. “Zorlu bir süreçten geçen genç bir adamın annesi” olduğunu, ayrıca sağlık durumunun da epeyce dinlenmesini gerektirdiğini belirtiyor. Ardından gelen “ Veliaht Prensi bu dönemi nasıl geçirdi? ” sorusuna Håkon benzer şekilde, bir anda çok şey yaşandığı ve bu süreçte kendileri için önemli olanın bakım vermek olduğu ifadesiyle yanıt veriyor. Veliaht Prensesi’nin ciddi şekilde hasta ve yorgun olduğunu, bu yüzden de işlerin zaman almasının doğal ve beklenen bir durum olduğunu ekliyor. Bu konu röportajın ilerleyen noktalarında bir kez daha gündeme geliyor. “ Veliaht Prensesi 2019'da bu ilişki ortaya çıktığında neden daha fazla açıklama yapmadı? ” sorusuna Mette-Marit şöyle yanıt veriyor: Hah... geriye dönüp bakınca her şey daha kolay. Benim için birbirimizi tanıdığımızı açıklamak ve bu temasın dış çerçevesini ortaya koymak önemliydi. Aynı zamanda, özel hayatımızı korumak da bizim için önemli. Kamuoyunun gözü önünde yaşıyoruz, Håkon'la tanıştığımdan beri böyleyim. Özel bir hayatımız olması önemli. Bu olayla bağlantılı olarak, özel bir hayata sahip olma hakkımız olduğunu düşünüyorum. (...) Bugün farklı bir şey yapacak olsaydım, muhtemelen Palm Beach'teki kalışım hakkında bilgi verirdim. Ama sanırım bunu yapmamamızın nedenlerinden biri de bunu kendim de sindirmekte zorlanmamdı. Çok zorlandım. Sağlık sorunları ve özel hayatın gizliliği hakkı, kamu kaynaklarıyla beslenen monarşinin kamusal alanda büyük yer tutan üyelerinin kamuya karşı sorumluluklarının üzerini örten birer bahane, ve aynı zamanda sempati isteme araçları olarak kullanılıyor. 'Suç' olmayan 'sorumluluk' Röportaj boyunca çift tarafından Mette-Marit’in “sorumluluğu üstlendiği” defalarca tekrar ediliyor. Fakat bu ifadelere eşlik eden “yasadışı bir şeye şahit olmadım, kendim de yasaları çiğnemedim” türünde vurgular üzerinden adli suç ile arasında ayrım yapılan “sorumluluk”, halk nezdinde hesap sorulabilirliği olmayan soyut bir kavrama indirgenmiş oluyor. Bu tavır daha ilk sorulardan biriyle başlıyor: “ Veliaht Prensesi, Epstein ile olan ilişkisi hakkında ne söyleyebilir? ” Elbette, keşke onunla hiç tanışmasaydım. Ama aynı zamanda, geçmişini daha dikkatli araştırmadığım için ve bu kadar manipüle edilip aldatıldığım için sorumluluk almam inanılmaz derecede önemli. Ancak hiçbir suçum olmadığını açıklığa kavuşturmamın önemli olduğunu düşünüyorum. Adaleti hak edenler, bu ağır istismarlara maruz kalan tüm mağdurlardır. Onların adaleti alamamaları ve henüz alamamış olmaları beni çok kızdırıyor. Aynı zamanda, eğer [Epstein’e] bir şekilde meşruiyet kazandırmaya katkıda bulunduysam, bu benim için elbette çok zor bir durum, bunu da söylemem önemli. Röportajın sonlarına doğru Epstein ile iletişimin ne zaman ve neden kesildiği sorulduğunda: (...) Sanırım bugün manipüle edildiğimi daha iyi anlıyorum. Ve elbette bunu sindirmek zaman alıyor. Ama beni bunun iyi olmadığını düşündüren bir dizi olay oldu. Sonra onun iyi bir insan olmadığına dair birkaç söylenti daha duydum. Hiçbir zaman istismarcı olduğuna dair değil, iyi bir insan olmadığına dair. Bütün bunlar bir araya gelince onunla iletişimi kesmek istedim. Ama ortak bir arkadaşımız olduğu açık. Onu bu arkadaşına karşı ilgili biri olarak gördüm. Bu da muhtemelen bu yüzden onunla istediğimden daha uzun süre iletişimde kalmama neden oldu. “ Veliaht Prensesi’nin Epstein ile iletişimi kestikten sonra, pişman olduğu bir şey var mı? ” Evet, öyle. Keşke onun kötü bir insan olduğunu daha fazla kişiye söyleseydim diye çok pişmanım ve bunu çok düşündüm. Elbette bunu en yakın arkadaşlarıma söyledim, ama daha fazla insanı uyarmadığım için çok üzüldüm. O zamanlar hâlâ tüm bu istismardan haberdar değildim. Ama onun kötü bir adam olduğunu ve insanların onunla iletişim kurmaması gerektiğini anlayacak kadar bilgi edinmiştim. Ve başkalarına nasıl şantaj yaptığını yakından görmüştüm. Bu yüzden daha fazla insana anlatmadığım için pişmanım, çünkü anlatmalıydım. İnternet aramasına rağmen habersizlik Röportajın inandırıcılık açısından en zayıf yanlarından birini oluşturan ve kamuoyu genelinden eleştiri alan bölümde Mette-Marit, 2011 tarihli e-postasına referansla Google’da (Epstein hakkında) neyi aradığı ve neyin iyi görünmediğine dair sorulara kaçamak yanıtlar veriyor: Bunu kendim de anlamaya çalışarak çok zaman geçirdim. Muhtemelen sizin de merak ettiğiniz kadar. Keşke e-posta yazışmalarının geri kalanına sahip olsaydım. Ama umarım ve inanıyorum ki, eğer onun bir tacizci olduğunu anlamamı sağlayacak bir bilgi bulmuş olsaydım, gülen yüz koymazdım. Kendimi işte bu kadar iyi tanıyorum. Bilmiyorum. Hatırlamıyorum, 15 yıl önceydi. Bilmem zor. Onun bir cinsel suçlu veya tacizci olduğunu bilmiyordum. Ve buna cevap veremem – bunu hatırlamıyorum. 15 yıl geçti. Keşke ne olduğunu hatırlasaydım. Muhtemelen hayatımı şimdi biraz daha kolaylaştırırdı. Epstein ağındaki kişilere koruma kalkanı “ Veliaht Prensesi’nin Epstein ile teması nasıl gerçekleşti? ” Epstein, iyi bir arkadaşımın yakın arkadaşıydı. Dolayısıyla bu ortak tanıdık aracılığıyla, aslında birkaç kişi aracılığıyla tanıştım. Hepsi küresel sağlık ve kurumsal yaşam alanlarında çalışıyordu. Tanıdığım ve yargılarına güvendiğim insanlardı. Onlara güvenmemem için hiçbir sebep yoktu. Bu arkadaş(lar)ın kim olduğu sorulduğunda ise Mette-Marit adeta bir kalkan oluyor: Bu konuda kendi dürüstlüğümü korumak benim için önemli. Başka isim vermeyeceğim veya başkasını suçlamaya çalışmayacağım. Yeterince araştırma yapmamış olmak benim sorumluluğum. Şimdiye kadar yayınlanmış olan Epstein yazışmaları, bahsedilen kişilerden birinin Bill Gates'e uzun süre danışmanlık yapmış olan Boris Nikolic olabileceğine işaret ediyor; fakat bu savunmanın arkasında saklanan başka isimler ve çıkarlar da olabilir. Röportajı yapan muhabirin saygı kisvesiyle takip sorularını atlaması, “öne çıkan” figürleri içeren dava ve skandallarda düzen medyasının takınmasına alışkın olduğumuz, fakat kabul edilmemesi gereken bir tutum. Magazinsel oyalamalar Kamuoyunun gündeminde onlarca yanıtlanmamış soru varken, zaten çok kısa olan bir röportaja muhabirin daha magazinsel olan sorular dahil etmesi, hem daha önemli konulardan zaman çalıyor hem de akışta belli önemli noktalara yaklaşılmışken (örneğin tam da Epstein’in uluslararası ağının genişliği ve Norveç bağlantıları üzerine gidilebilecekken) dikkat dağıtıyor. Bir yandan kraliyet çifti için “ get out of jail free ” kartı, bir yandan yayın kuruluşu için clickbait . Bu tip sorular arasında Mette-Marit’in Epstein ile olan yazışmalarındaki yakın üslup (flörtleşme ima ediliyor), prensesin Lüksemburg'daki kraliyet düğününden bir gün sonra gönderilmiş e-postalarda yer alan “sıkıcı düğün” ifadesi (ki muhabir burada bir doğrulama alabilmek için hiçbir soruda olmadığı kadar ısrarcı oluyor), ve Mette-Marit’in “ Paris zina için uygun bir yer ” ifadesi var. Bütün bunlar, ne Epstein çetesinin kurbanlarına hak arayışlarında, ne de Norveç kamuoyuna hesap sorma süreçlerinde faydası olmayan, sınıf ayrıcalıkları veya kamusal sorumluluk üzerine tartışma üretmeyen, dedikodulu bulvar gazeteleri seviyesinde kalıyor. Palm Beach ziyaretinden kurbanlık devşirmek 2013 yılında, o dönemde reşit olmayan bir kişiyle fuhuş davasından hüküm giymiş olan Epstein’in Palm Beach’teki evini neden ödünç aldığı sorusuna Mette-Marit, evi ortak bir arkadaşlarının aldığını ve bu yüzden oraya gittiğini ifade ederek yanıt veriyor, orada bulunmuş olmaktan dolayı büyük bir suçluluk duygusu hissettiğini, bunun 2019’dan beri üzerinde en çok düşündüğü şeylerden biri olduğunu ekliyor. Evdeki konaklamasının masrafları nı evi ödünç almış olan arkadaşı karşılamış, kendisi orada kalmak için para ödememiş. Epstein'ın parasını ödediği hediyeler, hizmetler veya mallar alıp almadığı sorulduğunda, kaldıkları süre boyunca şoförünü ödünç aldığını, Epstein’in kendisine bir buket çiçek gönderdiğini, akşam-öğle yemekleri ve benzer şeyleri onun ödediğini, bir keresinde de kuaför masraflarını onun ödediğini belirtiyor. Epstein'in evinde veya onunla yaptığı diğer görüşmelerde, bugün bildiklerimize işaret edebilecek herhangi bir şey görüp görmediği sorusuna ise hiçbir zaman yasadışı bir şey görmediği iddiasıyla yanıt veriyor. Ve hemen burada röportaj farklı bir yöne gidiyor. Ama Epstein bana karşı hoşlanmadığım bir şekilde davrandı ve bunu saklayamam. (...) Son gün geldiğinde, beni o kadar güvensiz 7 hissettiren bir durum ortaya çıktı ki Håkon’u aradım. Ama ondan sonra bir süre daha onunla iletişimde kaldım. Sanırım bunun sebebi, çok manipülatif olması ve ortak bir arkadaşımız olmasından faydalanmasıydı. Mette-Marit durum hakkında daha fazla detay vermeyi reddediyor. Palm Beach’ten aranması konusu Håkon’a sorulunca o da konuşmayı hatırladığını ifade ediyor. Veliaht Prensi’nin de tanıklığıyla, varsa suça şahitlikleri ve kendi kusurlarının üzerine gidilmek yerine Mette-Marit Epstein ile ilişkilerinde adeta bir kurban olarak çerçeveleniyor. Norveç’te kim neyi ne kadar biliyordu? “ Prenses'in Epstein ile temas kurduğu dönemde ve sonrasında neler yaşandığını kim biliyordu? ” Birçok insan birbirimizi tanıdığımızı biliyordu. Håkon da biliyordu. Tamamen normal, ama özel bir temastı. Özel temaslarımı herkese anlatacak biri değilim. Ama sonrasında, iletişimi kesmeye karar verdiğimde, insanların onu tanıdığımı bilmesini istemedim. Bunu istemedim, çünkü onun gerçekten kötü bir adam olduğunu fark ettim. “ Peki Saray bilgilendirildi mi, Dışişleri Bakanlığı bilgilendirildi mi? PST7 ne biliyordu? ” Özel arkadaşlıklarımız hakkında ne Dışişleri Bakanlığı'na ne de Saray'a bilgi vermiyoruz. Durum böyle değil. Gizli tutmamız gereken özel bir hayatımız var. Ve bu benim sorumluluğum. Bu sorumluluğu başkasına devretmem gerektiğini düşünmüyorum. Kontrol etmek benim sorumluluğum! (Håkon’a soruluyor) “ Veliaht Prensi, Epstein ile olan temasın boyutunu biliyor muydu? ” Birbirlerini tanıdıklarını, ABD’de tanıştıklarını biliyordum. O buraya geldæ ve Veliaht Prensesi ona Frogner Parkı'nı gösterdi. Ben de bir kez onunla tanıştım. St. Barts'ta ailece tatildeydiler ve sonra sokakta kısa bir görüşme yaptık. Ayrıca Veliaht Prensesi'nin Palm Beach'teki evde kaldığını da biliyordum. Yani bu aramızda bir sır değildi elbette. Ayrıca Veliaht Prensesi'nin bunu karmaşık bulduğunu da duydum. Sonunda Epstein'e olan güvenini kaybetti ve onun iyiliğini istemeyen bir kişi olduğu sonucuna vardı ve bu da onunla iletişimi kesmesine yol açtı. Himayelere mavi boncuk, monarşiye meşruiyet Daha önce yaptığı kısa yazılı açıklamada özellikle Kral ve Kraliçe'den özür dilemiş olması sorulduğunda Mette-Marit, bunun başlıca sebebinin onlara ve çalışmalarına duyduğu inanıllmaz saygı olduğunu ifade ediyor. “Onlar dünyanın en harika kayınvalide ve kayınpederleri ve bu süreçte bana çok destek oldular. Bu yüzden onlara çok minnettarım.” Norveç Kraliyet Ailesi Instagram hesabından 6 Şubat’ta paylaşılan görsellerde Veliaht Prensesi’nin “Kraliyet ailesini, özellikle de kral ve kraliçeyi içine düşürdüğüm durumdan dolayı da özür dilerim." ifadesi yer alıyordu. Kaynak: https://www.instagram.com/p/DUatlB_CLY4/ “ Birçok kişi Veliaht Prensesi'nin Epstein ile olan arkadaşlığından duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Prensesin hamisi olduğu bazı kuruluşlar, Epstein davasından sonra artık kendilerine fayda sağlamadığı gerekçesiyle iş birliklerini sonlandırmayı tercih etti. 8 Veliaht Prensesi bu durumu nasıl değerlendiriyor? ” Himayelerimden çok memnunum. Bu kuruluşlarda yapılan çalışmalardan gurur duyuyorum. Norveç'te çok önemli işler yapıyorlar. Orada çalışan çok yetenekli insanlar var. Eğer artık benim bir hamisi olmam olumlu bir şey olarak algılanmıyorsa, elbette bunu büyük bir anlayışla karşılayacağım. Katkıda bulunmak istiyorum. İstediğim bu. Kimseye yük olmak istemiyorum. En azından himaye ettiğim kuruluşların bana karşı kötü bir vicdanı olmamalı. Bu benim için önemli. “ Veliaht Prensesi rolünü üstlenmeye ve gelecekte onu bekleyen sorumlulukları yerine getirmeye yeterli motivasyona sahip mi? ” Ciddi bir hastalıkla yaşıyorum ve bu, günlük hayatımı şu anda belirleyen şey. Rolümü yerine getirip getiremeyeceğimi belirleyen de bu. Ancak Norveç'te monarşinin önemine büyük bir inancım var. Ve güvenin toplumumuzdaki en güzel değerlerden biri olduğuna da büyük bir inancım var. Umarım zamanla bu durum kuruma olan güveni zayıflatmaz. Bu benim için üzücü olurdu. Ve Haakon, tüm dünyada en çok saygı duyduğum kişi. Ona büyük bir güvenim var. Sağlığım elverirse, bu projede onun yanında olmak istiyorum. “ Veliaht Prensi geleceğe dair nasıl bir görüşe sahip? ” Bence Veliaht Prensesi ve benim kurduğumuz temeli düşünmek güzel. Bir temelin üzerinde duruyoruz. 25 yılı aşkın süredir birlikteyiz, yakında 25 yıllık evliliğimizi kutlayacağız. Ve neyse ki, birlikte ayakta durabileceğimiz bir temel inşa edebildik. Evlendiğinizde iyi ve kötü günler olur. İyi günler olduğunda her şey yolundadır - güneş parlar ve her şey güzeldir. Ama zor zamanlarda, gerçek yokuşlar olduğunda, zorluklar olduğunda, birlikte ayakta durabileceğimiz bir temele sahip olmak çok önemlidir. Bu, birlikte yaptığımız projemiz. Bu yüzden bunun sahip olduğumuz, yanımızda taşıdığımız önemli bir değer olduğunu düşünüyorum. Ve Mette, ilgili, bilge ve gerçekten güçlü biri. Bu yüzden zor bir şey olduğunda onu her zaman ekipte istiyorum. Geleneksel olarak halk nezdinde monarşi desteği yüksek olan Norveç Krallığı’nda, olası rejim değişikliklerinin tartışılması yeni değil. Cumhuriyetin kurulmasına yönelik öneriler, çoğunlukla yeni parlamento dönemlerinin başlangıcında, düzenli olarak gündeme geliyor. Kızıllar (Rødt) ve Sosyalist Sol (SV) gibi bazı partiler ve bireysel temsilciler her zaman lehte oy kullansa da, bu öneriler aynı sıklıkla reddediliyor. Norveç Parlamentosu’nun (Storting) 169 üyesinden Haziran 2022’de 35’i, Şubat 2026’da ise 26’sı Cumhuriyet lehine oy kullanmıştı. Fakat Epstein skandalının patlamasından itibaren kamuoyunda monarşiye desteğin daha önce hiç olmadığı kadar düştüğü de görülüyor. Ocak (mavi), Şubat başı (mor) ve Şubat ortasında (pembe) yapılan anketlere göre bir ay içinde Norveç’te monarşiyi destekleyenlerin oranı %70’ten %60’a düşerken başka bir yönetim şekli isteyenlerin oranı %19’dan %27’ye çıktı. Kaynak: https://www.nrk.no/norge/rekordlav-oppslutning-om-monarkiet-_-men-kongen-er-superpopulaer-1.17775717 Ocak ayında açıklanan Epstein belgelerinde Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in yanı sıra Danimarka Kralı Frederik ve İsveç Prensesi Sofia'nın isimleri de yer almıştı. Dahası var mı? NRK muhabiri röportaj sırasında Epstein’e ait daha fazla belgenin yayınlanabileceğini hatırlatıyor ve bunlardan Veliaht Prensesi’ni ilgilendirebilecek bir şeyler çıkıp çıkmayacağını soruyor. Mette-Marit “Bildiğim kadarıyla hayır. Ama aramızdaki tüm yazışmaların genel bir kaydına sahip değilim.” diyor. Mette-Marit’in çokça duygusal, ilk dakikasından son dakikasına birçok kritik noktada devreye gözyaşlarının girdiği ve kraliyet mensuplarının adeta kader kurbanıymışçasına resmedildiği röportajı, bu resimde (daha doğrusu bu rejimde) neyin yanlış olduğunu tekrar gösterdi. Sadece kral Epstein değil hepsi çıplak; çünkü çok büyük bir oyun dönüyor, dünyanın zenginleri bir yandan halklara kan kustururken diğer yandan ahlaksız bir safahat sürüyor, Epstein ise tüm bunlara aracılık ediyordu. Çürümenin son safhasındaki sermaye sınıfı ve işbirlikçilerinin egemenliğine de, sermaye düzenini pekiştiren Norveç ve dünyadaki bütün köhnemiş kraliyet rejimlerine de bir son vermek üzere örgütlenmek için dahasına ihtiyaç var mı? 1 Veliaht Prensesi Mette-Marit’in oğlu Marius Borg Høiby'ye karşı açılan ve aralarında tecavüz, istismar, ve ölüm tehdidi gibi ağır suçların yer aldığı 40 dosyayı içeren, 3 Şubat’tan itibaren Oslo’da görülmekte olan davanın son duruşma günü 19 Mart Perşembe idi. Mahkeme kararının Haziran ayı başlarında açıklanması bekleniyor. https://www.nrk.no/nyheter/straffesaken-mot-marius-borg-hoiby-1.17000853 , https://www.nrk.no/norge/dette-er-strafferettssaka-mot-marius-borg-hoiby-1.17729060 2 NRK’nun röportaja dair haberi: https://www.nrk.no/norge/kronprinsesse-mette-marit-om-epstein_-_-jeg-ble-manipulert-og-lurt-1.17817389 3 Röportajın tamamı: https://tv.nrk.no/program/NNFA41009026 4 Danimarka: https://www.dr.dk/nyheder/udland/mette-marit-om-epstein-jeg-blev-manipuleret-og-snydt 5 İsveç: https://www.svtplay.se/klipp/jLJrBWd/kronprinsessan-mette-marit-talar-ut-om-jeffrey-epstein , https://www.aftonbladet.se/kungligt/a/GxyVJ4/intervju-med-mette-marit-kommer-klockan-sju 6 NRK’nun süreçteki kurumsal anlayışlılık ve saygısını muhabir de röportaj sırasında sergiliyor; sorularını sorarken kişilere doğrudan hitap etmek yerine “Veliaht Prensi/Prensesi bu konuda ne düşünüyor?” dolaylamasını hiç unutmuyor, prensesin yanıt vermek istemediği sorularda da fazla üstelemiyor. 7 “Güvenlik” konusundaki belirsiz ifadeler Norveç kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. Veliaht Prensesi ile Jeffrey Epstein'in asistanı Lesley Groff arasındaki e-posta yazışmaları, Veliaht Prensesi'nin Ocak 2013'te Epstein'in Palm Beach'teki villasını ziyaret ettiği sırada yanında bir koruma görevlisinin bulunduğunu gösteriyor. 10 Şubat'ta Norveç Polis Güvenlik Servisi (PST) alışılmadık bir adım atarak bir basın toplantısı düzenlemiş ve Norveç'te hükümet yetkilileri ve kraliyet ailesi üyeleri için yapılan koruma görevlendirmeleri hakkında bilgi vermişti. PST Direktörü Hanne Finanger yaptığı açıklamada, korumaların kraliyet ailesinin görüştüğü kişiler hakkında geçmiş araştırması yapma konusunda yasal yetkiye sahip olmadığını söylemiş ve "Koruma görevlilerinin birincil görevi fiziksel kişisel korumadır. Koruma görevlileri kişisel veya profesyonel danışman değildir." ifadelerini kullanmıştı. Cuma günü yayınlanan röportajın ardından tekrar gündeme gelen bu konuda çeşitli medya organlarının ulaştığı PST, münferit olaylar veya belirli vakalar hakkında yorum yapmadıklarını ifade etti. https://www.nrk.no/norge/pst-om-_utrygg-hendelsen_-til-kronprinsessen_-_-kommenterer-ikke-enkeltepisoder-1.17818119 8 Mette-Marit’in patronaj yaptığı 21 STK’dan bazıları belgelerin yayınlanmasının ardından Veliaht Prensesi’yle ilişkilerini kesme kararı almıştı. https://www.nrk.no/vestland/fordefestivalen-vil-ha-avklaring-om-epstein-mailene-for-de-vurderer-videre-samarbeid-1.17755385 , https://www.nrk.no/vestland/mette-marit-i-brev-til-kultur-noreg_-takkar-for-_aerleg_-respons-og-ber-om-tid-1.17762839 ,