soL Haber
Emekliler için ÖTV'siz araç alma imkanı kamuoyunda tartışılırken, engelli yurttaşların halihazırda sahip olduğu ÖTV muafiyeti ve emeklilik hakları, yaratılan hukuki belirsizliklerle adım adım ellerinden alınıyor. Engelliler için özel tertibatlı araçlarda uygulanan ÖTV muafiyetine karşı açılan davada gözler Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) çevrilmişken, yüksek mahkemenin kararını aylardır bekletmesi tepkilere neden oldu. Konuya ilişkin Engelliler Konfederasyonu'nun başlattığı itiraz sürecine destek veren Çağdaş Görmeyenler Derneği (ÇGD) Genel Sekreteri Fatih İyibaşlar, yaşanan tabloyu "sosyal devlet ilkesinin çöküşü" olarak nitelendirdi. 'Yıllardır tanınan haklar bir gecede belirsizliğe itildi' Türkiye'de kazanılmış hakların bir gecede yok edilebildiğine dikkat çeken İyibaşlar, "Bugün çok net konuşuyoruz. Bu ülkede insanlar bir günde emekli oldu, bir günde de hakları ellerinden alındı. Engelli bireyler için yıllardır tanınan emeklilik hakkı ve ÖTV indirimli araç hakkı, bir anda belirsizliğe itildi. Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Yarın benim hakkım da bir gecede alınır mı?" ifadelerini kullandı. 'Bu bir hukuk değil, hayat meselesi' AYM'nin düzenlemeyle ilgili kararını ısrarla açıklamamasına tepki gösteren İyibaşlar, bu gecikmenin engellilerin hayatında yarattığı tahribata şu sözlerle dikkat çekti: "İşine devam edemeyen insanlar var. Emeklilik planı çöken insanlar var. Araç alamadığı için evine hapsolan insanlar var. Bu sadece bir hukuk meselesi değil, doğrudan bir hayat meselesidir." 'Haklar bekletiliyor, hayatlar erteleniyor' ÖTV indirimli aracın engelliler için bir "lüks" değil, temel bir zorunluluk olduğunun altını çizen İyibaşlar; bu hakkın, tekerlekli sandalye kullanan bir yurttaşın sokağa çıkabilmesi, toplu taşımaya erişemeyen birinin işe gidebilmesi ve başkasına muhtaç olmadan yaşayabilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Hakların kısıtlanmasıyla engellilerin bağımsız yaşam hakkının ortadan kaldırıldığını belirten İyibaşlar, sözlerini şöyle noktaladı: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası devletin sosyal devlet olmak zorunda olduğunu söyler. Ancak biz hâlâ 'haklar bekletiliyor, hayatlar erteleniyor' gerçeğini yaşıyoruz. Bugün engellilerin hakkı erteleniyorsa yarın herkesin hakkı ertelenebilir. Artık yeter! Karar açıklansın, belirsizlik bitsin, haklar geri verilsin. Bir günde alınan hak, hak değildir. Güvencesi olmayan sistem adalet değildir."
Go to News Site