Emekli ve işçi mücadelesi birlikte olmalı | Collector
Emekli ve işçi mücadelesi birlikte olmalı
soL Haber

Emekli ve işçi mücadelesi birlikte olmalı

Önceki gün (26 Mart 2026) İstanbul’daki Kadıköy Nikah Dairesi’nde yapılan “Türkiye’de Emeklilik ve Emekli Örgütlenmesi” toplantısında emeklilerin örgütlenme sorunları, düşük emekli aylıklarının nedenleri ve emeklilerin talepleri tartışıldı. Panel şeklindeki toplantıya Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen , Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik , CHP’nin Emek Büroları’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ve BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın katıldı. İzleyici olarak toplantıya katılan emekliler de, panel sonrası sorularla toplantının dinamik geçmesini sağladılar. Panele emeklilerin ilgisi yoğundu. Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, emeklilerin daha güçlü olarak örgütlenmesini ve işçilerle, memurlarla birlikte topyekün bir mücadelenin yapılması gerektiğini söyledi. Toplantıda birleşik bir emekli mücadelesinin yanı sıra diğer işçi ve kamu emekçileri sendikalarıyla birlikte nasıl bir mücadele verilmesi gerektiği, yabancı ülkelerdeki emekli mücadelesinin nasıl yapıldığı konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Meşru ve fiili mücadele Sendika Başkanı Zeynel Ergen, emeklilerin mücadelesinin toplumda meşru ve fiili bir zemin kazandığını belirtikten sonra ikinci adımın daha güçlü birleşik bir emekli hareketi yaratmak olduğunu söyledi. Zeynel Abidin Ergen, 1999 ve 2008 yasalarıyla çalışanların ve emeklilerin “boynuna ip geçirildiğini”, 5510 sayılı yasanın değişmediği müddetçe TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) sahte enflasyon oranı artışlarına muhatap olunacağını belirtti. Emeklilere yasal sendika hakkı için sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade eden Ergen, Türkiye’deki emekli mücadelesinin demokrasi mücadelesiyle birlikte yürütülen bir sendikal anlayışa sahip olması gerektiğini kaydetti. Başkan Zeynel Ergen, “Dernekleşme yoluyla sendika hakkı elde etmek zor. AKP iktidarının emekli sendikalarını kapatma engellerini aşmak için daha militan bir mücadele vermemiz gerekiyor. Bütünlüklü ve birleşik bir mücadele için diğer işçi örgütleriyle ortak bir mücadele yürütmeliyiz” dedi. Zeynel Abidin Ergen, yeni bir emekli mücadelesi için diğer emekli örgütleriyle işbirliği yapacaklarını da söyledi. Neoliberalizmin saldırısı Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik de, 1980 sonrasında neoliberal politikalarla kamusal sosyal güvenlik sistemlerine karşı bir saldırıya geçildiğini belirtti. Prof. Dr. Aziz Çelik, Türkiye’de de önce 1999’da 4447 sayılı yasayla, AKP döneminde de 2008’de çıkarılan 5510 sayılı yasayla sosyal güvenlik sisteminde bir “karşı devrim” yaşatıldığını ifade etti. Adaletsiz bir emekli sisteminden söz eden Prof. Dr. Çelik, emekli aylığının harçlığa dönüştüğünü söyledi. Çelik, “Yeni uygulamayla emekliye büyümeden verilen refah payı yüzde 100’den yüzde 30’a düşürüldü, Aylık bağlama oranı yüzde 75’den yüzde 50’ye indirildi, yine aylıkların alt sınırı asgari ücretin yüzde 35’ine kadar düşürüldü” dedi. Profesör Çelik, “Büyümeden yüzde 100 pay verilmiş olsaydı 2009’da 19 bin 416 lira olan emekli aylığının 2025’te 34 bin 587 lira olması gerekecekti, yani emekli aylıkları yüzde 78 oranında artabilecekti” diye açıklamada bulundu. Meselenin bir “bölüşüm meselesi” olduğunu belirten Aziz Çelik, aslında kaynağın bulunduğunu ancak AKP iktidarının farklı siyasi tercihleri nedeniyle emekliye bu kaynağı yansıtmadığını ifade etti. Yoksulluk sınırının 1/5’i CHP Sivas milletvekili ve Emek Bürolarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, en düşük emekli aylığının 20 bin lira, yoksulluk sınırının da 106 bin lira olduğunu hatırlatarak “Beş emekli aylığı, bir yoksulluk sınırına yetmiyor” dedi. Ulaş Karasu, 20 sene önce kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesiyle bir ev alınacakken, şimdi tazminatın bir oda alımına bile yetmediğini söyledi. CHP’li Karasu, emekli aylıklarının çok düşüklüğü nedeniyle kayıtlı ve kayıtsız çalışan yaklaşık 5 milyon emeklinin ikinci bir işte çalışmak zorunda kaldığını ifade etti. Ulaş Karasu, CHP iktidarında en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çıkarılacağını, tüm emeklilere her bayramda asgari ücret tutarında bayram ikramiyesi verileceğini, aylık bağlama oranlarının yükseltileceğini, intibak yasasının gerçekleştirileceğini ve emeklilere yasal sendika hakkının tanınacağını söyledi. Rejim değişikli şart Panelde son konuşmayı yapan BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın da, fiili ve meşru mücadelenin önemine değinerek esas sorunun rejim değişikliği olduğunu ifade etti. Yaşar Aydın, bu “Saray Rejimi”nin değişmeden daha özgür ve daha adil bir dünyanın kurulamayacağını söyledi. Aydın, örgütlü ortak, birleşik bir mücadelenin verilmesi gerektiği üzerinde durdu. Daha sonra soru bölümüne geçildi. Bu kadar çok sayıda olan emekli örgütlerinin nasıl bir araya geleceği, yabancı ülkelerdeki emekli sendikalarının toplu sözleşme yapıp yapmadığı gibi sorular gündeme geldi. Ortak mücadele girişimleri Tüm Emeklilerin Sendikası Başkanı Zeynel Ergen, 12 Nisan’da Kadıköy’de bir eylem düzenleyeceklerini hatırlattıktan sonra Mayıs ayında da tüm emekli sendika ve derneklerine çağrı yaparak bir çalıştay toplayacaklarını ve ortak bir mücadele konusunda nelerin yapılması gerektiğini tartışacaklarını söyledi. Prof. Dr. Aziz Çelik de, İtalya’da emekli sendikalarının aylıklar ve diğer sosyal haklar bakımından merkezi ve yerel yönetimlerle görüşmeler yaptığını, belli haklar elde edildiğini ancak bu görüşmelerin işçilerinki gibi bir toplu sözleşme görüşmesi niteliğinde olmadığını kaydetti. Öte yandan yarın (29 Mart 2026) Birleşik Emekliler Sendikası, Emekli Meclisi, TİP Emekli Bürosu, İzmit, Gölcük ve Lüleburgaz emekli dernekleri, İstanbul Kartal’da ortak bir toplantı yapıp önümüzdeki döneme ilişkin bir mücadele ve eylem programını görüşecek.

Go to News Site