soL Haber
İstanbul Kadıköy'deki rıhtım bölgesinde bulunan 1067 araçlık otoparkın, İstanbul Valiliği tarafından cami alanı olarak planlanmasına karşı yurttaşların tepkisi sokağa taştı. Kadıköy halkının çağrısıyla dün İskele Meydanı’nda bir araya gelen çok sayıda yurttaş, “Kadıköy’üme dokunma” diyerek projeye itirazlarını dile getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen eylemde, Kadıköy’ün son yıllarda iktidarın simgesel alanları dönüştürme politikalarının hedefi haline geldiği ifade edildi. 'Yargı kararı beklenmeden keyfi bir süreç işletiliyor' Eylemde yapılan ortak açıklamada, projenin hukuksal süreci ve iktidarın acelesine dikkat çekildi. Kalamış Marina, Söğütlüçeşme, Haydarpaşa, Kuşdili Çayırı projelerinin ardından sıranın Rıhtım’a geldiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kamu yararı, laiklik ilkesi, bilimsel veriler ve kent halkının iradesi yok sayılarak başlatılan bu proje, yargı süreci devam ederken fiilen hızlandırılmış, alan tahliye edilmiş ve iktidar tarafından alelacele kurulan bir 'Cami yaptırma' derneği eliyle inşaat zemini hazırlanmıştır.” Projenin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebiyle başlatıldığı, İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 15 Aralık 2025’te bu kararı bozduğu hatırlatıldı. Kadıköy Belediyesi ve Mimarlar Odası'nın konuyu Danıştay’a taşımasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Danıştay kararını beklemeden süreci hızlandırdığı vurgulanarak, “Bu, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir keyfiliktir” denildi. 'Asıl hedefleri siyasi rant' Açıklamada, Kadıköy’ün özgürlükçü ve laik yaşam kültürünün hedef alındığı belirtildi. Bölge halkı adına okunan metinde, projenin sadece bir imar müdahalesi olmadığı, kamusal alanların dinsel sembollerle dönüştürülmek istendiği belirtilerek şöyle denildi: “Devletin dini simgelerle kent siluetini yeniden inşa etmesi, halkın ortak kullanımındaki alanları belirli bir inanç anlayışının tekeline bırakması, Anayasa’nın laiklik ilkesiyle doğrudan çelişmektedir. Kadıköylüler olarak bizler, devletin bir inancı diğerlerinin üzerinde konumlandırmasına, kamusal alanı dinselleştirerek halkın farklı yaşam biçimlerini dışlamasına itiraz ediyoruz. Bu proje aynı zamanda laikliğe açık bir saldırıdır. Türkiye derin bir ekonomik kriz yaşarken, işçiler, emekliler, yoksullar açlık sınırının altında ücretlerle geçinemezken, iktidar kamu kaynaklarını devasa gösteri projelerine aktarmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlar varken, halka 'cami' söylemiyle sunulan bu projeler aslında siyasi rant hedeflemektedir.” 'Bilim dışı proje halk sağlığını ve can güvenliğini tehdit ediyor' Proje alanının aslında İSKİ arıtma tesislerinin rezerv alanı olduğu ve dolgu zemin üzerinde bulunduğu hatırlatıldı. 33 bin metrekarelik inşaatın yaratacağı "kentsel ısı adası" etkisine ve deprem riskine dikkat çekilen açıklamada teknik verilere şu sözlerle değinildi: “2009 tarihli metropolitan planda 'Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı' olarak tespit edilen, biyolojik arıtma tesisi için ayrılmış bu bölge, belirlenmiş fonksiyonundan çıkarılmak istenmektedir. Oysa burası, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir ve Maltepe gibi 4 ilçenin atık sularının arıtılması gereken kritik bir altyapı alanıdır. Buraya yapılacak devasa inşaat, arıtma tesisi ihtiyacını ortadan kaldırmayacağı gibi, halk sağlığını doğrudan tehdit eden bir körleşmeye yol açacaktır. Projenin yapılmak istendiği alanın tamamı dolgu zemindir. Deprem anında sıvılaşma riski taşıyan bu zemine, 80 metrelik minareler, 51 metrelik kubbe gibi devasa bir yapı inşa edilmesi planlanmaktadır. Jeolojik etütler, sağlam zemine ulaşmanın çok zor ve pahalı olduğunu, böyle bir yapının can ve mal güvenliğini ciddi şekilde tehdit edeceğini ortaya koymaktadır.” 'Rıhtım halkındır, rantçıların değil' Bölgede yeni bir ibadethaneye ihtiyaç duyulmadığı, proje alanına 400-500 metre mesafede Osmanağa, Söğütlüçeşme, Üçüncü Mustafa, Rasimpaşa, Caferağa ve Moda camilerinin bulunduğu kaydedildi. Projenin ulaşım yükünü de artıracağı belirtilen açıklamada son olarak şu çağrı yapıldı: “İhtiyacımız olan, trafik yoğunluğunu artıran otoparklar değil, insan odaklı, yaya öncelikli, denizle bütünleşen kamusal meydanlardır. Kadıköy, nefes aldığımız, özgür ve laik yaşamı hep birlikte ürettiğimiz bir kamusal alandır. Rıhtım, halkındır; rantçıların, sermaye projelerinin değil. Bir an önce bu projenin hayata geçirilmesinde gösterilen ısrardan vaz geçilmelidir. Kadıköy’ün geleceğine Kadıköy’lüler karar vermelidir. Kadıköy’üme Dokunma! Rıhtıma devasa cami projesi ihtiyaç değil, kent suçudur!”
Go to News Site