Collector
Emeklilerin sendika kurma hakkı vardır | Collector
Emeklilerin sendika kurma hakkı vardır
BirGün Ekonomi

Emeklilerin sendika kurma hakkı vardır

Mehmet UYSAL* Emeklilerin 1995’ten bu yana süregelen sendikal örgütlenme mücadelesini yakından izleyenler biliyor ki AİHM’in 17.05.2018 ve AYM’nin 04.02.2025 tarihli kararları, sendika kurmanın önüne önemli hukuki engeller koymuştur. Her iki yargı mercii, kararlarını, Türk sendika mevzuatının kurucu ve üyelerin “çalışan olma” kriterine ve emekli örgütlenmesi için sendika dışında dernek, vakıf gibi seçeneklerin varlığı nedeniyle, sendika yolunun kapatılmasının emeklilerin örgütlenme özgürlüğüne halel getirmeyeceği fikrine dayandırmışlardır. Ancak sendika, dernek ve vakıf, her birinin işlevleri farklı olup, her biri diğerlerinin alternatifi değildir. ÇALIŞMA VE EMEKLİLİK HAKLARI BİR BÜTÜNDÜR 6536 Sayılı Sendikalar Kanununun 29. maddesinin 1. fıkrası “4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.” hükmünü öngörmektedir. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunun 28. maddesinin 5. fıkrası, “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır.” hükmünü öngörmektedir. Alıntıladığım kanun maddelerinden görüldüğü üzere, işçilerin ve memurların çalışma yaşamındayken elde ettikleri haklar ile emeklilik yaşamındaki hakları arasında yakın bağlantı mevcut olup, çalışma ve emeklilik hakları bir bütündür. Bu nedenle toplu sözleşme görüşmelerinde emeklilerin de temsil edilme, söz söyleme ve oy kullanma hakkı vardır. Kuşkusuz emeklilerin temsili, örgütlü bir temsil olmalıdır. NASIL BİR ÖRGÜTLENME? AYM’nin 04.02.2025 tarihli kararında, sendika yolunun kapalı olmasının, emeklilerin örgütleme özgürlüğüne halel getirmeyeceği; dernek, vakıf vb. yollarla da seslerini duyurup, haklarını arayabilecekleri ifade edilmiştir. Ancak dernek ve vakfın işlevleri sendikadan farklıdır. Emeklilerin mücadelesinde hangi örgüt biçiminin etkili olabileceğini tespitte esas alınabilecek kriter, emekli örgütlerinin toplu sözleşme görüşmelerinde temsil edilme, söz söyleme ve oy vermelerinin sağlanmasıdır. Acaba bu kritere uyan örgütlenme biçimi hangisidir? Yukarıda tespit ettiğim gibi, yakın ilgileri nedeniyle toplu sözleşme görüşmelerinde emeklilerin de temsil edilme, söz söyleme ve oy kullanma hakkı vardır. Toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar; yürürlükteki 6536 Sayılı Kanun’a göre işçi ve işveren sendikası, yine yürürlükteki 4688 Sayılı Kanun’a göre de memur sendikası ve kamu kurumu temsilcileridir. Yürürlükteki mevzuat toplu sözleşme görüşmelerinde, çalışanların sendikaları aracılığıyla temsilini öngörüyorsa, bu hükümlere kıyasen işçi ve memur emeklilerinin de sendikaları aracılığıyla temsil edilmesi gerekir. Özetlemek gerekirse çalışma yaşamı sırasında elde edilen haklar emeklilik yaşamını doğrudan etkilediği için, toplu sözleşme görüşmelerinde işçi ve memur emeklilerinin temsili bir hak olup, bu hakkın en etkili olarak kullanılabileceği örgüt biçimi sendikadır. Ancak AİHM ve AYM kararları ile emekli sendikası kurma yolu kapandığına göre, emeklilerin bu haklarını kullanabilmeleri için ne yapılmalı? NE YAPILMALI? AİHM ve AYM kararlarının dayanağı mevcut Anayasa ve ilgili kanunlar ise, yapılması gereken şey, Anayasa ve kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılarak emeklilere sendika kurma yolunun açılmasıdır. Bu yolu açacak olan da emekli örgütlerinin, konuyla ilgili hukukçuların müşavirliğinde, gerekli kanuni düzenleme ve değişiklikler için bir taslak metin hazırlayıp, görüş ve önerilerini halk ile paylaşıp, kamuoyunun desteğini kazanmalı ve arkalarına bu kamuoyu desteğini alarak başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilerle görüşüp, gerekli kanuni düzenleme ve değişikliklerin Meclis’te kabulü için siyasi irade oluşumu çabası göstermeleri gerekir. Güçlü bir emekli örgütlenmesi ile elde edilecek geniş ve güçlü bir kamuoyu desteği, oy kaygısı ile düşünüp davranan siyasilerin “ikna edilmesini” kolaylaştıracaktır. Ancak emekli örgütlenmesinin hali hazırdaki dağınık ve zayıf durumu, kamuoyunun güçlü desteğinin alınması ve siyasilerin ikna edilmesi için yeterli değildir. Bu durunda öncelikli olarak yapılması gereken şey; tüm emeklilerin tek örgüt çatısı altında toplanmasını hedefleyerek emekli örgütlerinin, şu aşamada birlikte düşünüp birlikte davranmasını sağlayacak organizasyonu gerçekleştirmektir. Sonuç olarak, halen hukuk yolu kapalı olmakla birlikte, sendika kurmak emeklilerin hakkı olup, bu hakkı elde etmeleri güçlü bir emekli örgütlenmesine; bu örgüt aracılığıyla güçlü kamuoyu desteği alınmasına ve siyasi iradenin gerekli Anayasa ve kanun düzenleme ve değişikliklerini yapmasına bağlıdır. *Emekli Hazine Başkontrolörü

Go to News Site