Collector
Giriş Yap
İktidar kendi bildiğini okumaya devam ediyor! | Collector
İktidar kendi bildiğini okumaya devam ediyor!

İktidar kendi bildiğini okumaya devam ediyor!

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından düzenlenen, iki gün sürecek Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı dün başladı. Konferansın açılışını, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki yaptı. “Yerel yönetimler sorununu tartışırken aynı zamanda Kürt sorununun bizzat kendisinden bahsediyoruz” diyen Tiryaki, demokrasinin en önemli unsuru olan yerel yönetimlerin ağır bir abluka altında olduğunu söyledi. Tiryaki, sadece bu dönem değil, geçmişten bu yana belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve bürokratların gözaltına alınıp tutuklandığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile ondan fazla ilçe belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığı bir vesayet döneminin yaşandığını belirtti. MERKEZİ YÖNETİM ONAYI OLMADAN KREDİ BİLE YOK Belediyelerin üzerindeki idari ve mali ablukayı detaylandıran Tiryaki, “Bugün bir cumhurbaşkanı kararnamesiyle büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere belediyelerin araç kiralaması, araç satın alması, bina satın alması, binaların onarılması bile sınırlanabilmektedir. Belediyelerimiz, Türkiye’deki herhangi bir belediye, merkezi yönetimin onayı olmadan herhangi bir bankadan kredi bile çekememektedir. Bunun ismi açık bir vesayet rejimidir” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, güncel siyasi gelişmeleri değerlendirerek ana muhalefet partisinin kapılarına TOMA’ların dayandığı ve kapıların balyozlarla kırıldığı bir süreçten geçildiğini hatırlatarak şu eleştirilerde bulundu: “Biz partilerin kapısına TOMA’ların değil, özgür siyasetin gitmesini, o kapıların özgür siyasete açık olması gerektiğini söylüyoruz. Söylüyoruz ama iktidar kendi bildiğini okumaya devam ediyor. Kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek, cezaevlerini seçilmişlerle, düşünce ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne ülkeye ne de bu ülkede yaşayan 86 milyondan hiç kimseye bir yararı olmadığını belirtmek istiyoruz.” ‘KÜRTLER HÂLÂ ENGELLERLE KARŞI KARŞIYA’ Yürütülen süreci “demokratik bütünleşme” süreci olarak tanımlayan Bakırhan, “Türkiye bugüne kadar yaşamış olduğu kronikleşmiş sorularını ancak bu biçimde demokratik yol ve yöntemlerle aşabilir. Bir taraftan başlayan demokrat toplum ve barış sürecini ilerletmek için gerekli olan yasal adımları atması gerekiyor, diğer taraftan da eşzamanlı olarak demokratikleşme adımlarının da atılması gerekiyor” dedi. ABDULLAH ÖCALAN’IN MESAJI OKUNDU Konuşmaların ardından, Abdullah Öcalan’ın konferansa gönderdiği mesaj okundu. Öcalan mesajında, “Yerel demokrasi ve demokratik anayasa” formülünün Kürt sorununun barışçıl çözümü için temel anahtar olduğunu vurguladı. Öcalan, yerel yönetimlerin temelde birer komün olduğunu ve Kent Konseyleri ile Kent Meclisleri aracılığıyla halkın kararlara doğrudan dâhil edilmesi gerektiğini belirtti.

Go to News Site