soL Haber
Haber Merkezi İBB davasının 47’nci gününde hakim karşısına çıkan Medya AŞ yöneticisi Fatoş Pınar Türker’in gözaltında maruz kaldığı çıplak aramayı anlattı ve çocuklarının velayeti üzerinden tehdit edildiğini söyledi. Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 47’nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü. Duruşmada, İBB iştiraklerinden Medya AŞ'de görev yapmış üst düzey yöneticilerin savunmaları ve yargılama sürecine ilişkin beyanları dinlendi. Duruşmada ilk olarak eski Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman savunma yaptı. Hiçbir suç işlemediğini ve bir suç örgütüne üye olmadığını belirten Atayman, göreve geldiği 2019 yerel seçimleri sonrasındaki mali tabloyu anlattı. Görevi devraldığında şirketin geçmiş yönetim sebebiyle büyük zararda olduğunu ifade eden Atayman, savunmasında şu sözlere yer verdi: Genel müdürlük yaptığım 21 ay boyunca bu zararı gidermekle ve önceki dönemden kalan alacakların tahsili için çalıştım. Aslında göreve gelmemden hemen 6 ay sonra pandemi başladı. Kimse şirkete bile düzgün gidemez, çalışamaz olmuştu. Yani ben ancak 6 ay boyunca etkin bir işin içinde çalışıp kötü yönetimden kaynaklanan zararları gidermekle uğraştım. 2019 yılı öncesinde şirkette lüks mobilyalar, araç gereçler, lüks makam araçları tahsis edilmiş olması ve dahası TRT yapımı dizilere yönelik sponsorluk sağlanmış olması dikkat çekiciydi. Yönetim benden önce büyük bir lüks içerisinde hareket ediyormuş. 21 aylık, kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israfı ve zararı gidermekle uğraştım. Aylarca iddianameyi beklediğini ve suç örgütü üyeliği iddialarına dair somut bir delil bulamadığını belirten Atayman, "İddia edildiği gibi bir örgütün mensubuysam bunun delilinin gösterilmesini bekliyorum. Eğer bir suç örgütü varsa ve ben örgüte üyeysem, bana verilen tüm emirleri yerine getiriyorsam neden genel müdürlük görevim 21 ay sürsün ve sonlansın" diyerek beraatini talep etti. 'Gözaltında onur kırıcı muameleye maruz kaldım' Atayman’ın ardından savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltına alındığı süreçte Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde ve sonrasında savcılık aşamasında yaşadıklarını aktardı. Emniyette uğradığı çıplak aramayı anlatan Türker, şu ifadeleri kullandı: Vatan Emniyet’teyken arşiv odası gibi bir yere aldılar beni. Eldiven giyen bir polis 'üstünü çıkar' dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. 'Cinsel organını aç' dedi, 'arkanı dön-eğil' dedi. Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum. 'Çocuklarımın velayeti üzerinden tehdit edildim' Tutuklanarak cezaevine gönderildikten sonra SEGBİS odasına çağrıldığını ve burada kendisini sorgulayan savcıyla karşılaştığını belirten Türker, aralarında geçen diyaloğu şu şekilde aktardı: "İfademi alan savcı, 'Ya' dedi, 'Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda' dedi, 'ben sana ne dedim' dedi. 'Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamlar sana kumpas kuracak demedim mi' dedi. 'Niye konuşmadın sen' dedi. 'Verecektin ifadeni gidecektin' dedi. 'Geleceksin' dedi, 'burada bana ifadeyi vereceksin, buradan çocuklarına gidersin.' Ben de dedim ki, 'Savcım ben yeniden ifade veririm vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım' dedim. 'Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin' dedi. 'Sen bekârsın, değil mi?' dedi. 'Evet'. 'Velayetleri de sende?' 'Evet.' Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?' dedi. 'Değil' dedim. 'Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler." Maddi ve manevi olarak büyük bir mağduriyet yaşadığını, 15 aydır tutuklu olduğunu belirten Türker, "Yargılayın ama Pınar'ı yargılayın da anne Pınar'ı ne olur tahliye edin. Ev hapsi verin, ben çocuklarımla zaten el ele oturmak istiyorum" diyerek savunmasını sonlandırdı. Duruşma, yaşanan beyanlar ve taleplerin ardından sonraki gün devam etmek üzere ertelendi.
Go to News Site