Collector
ÖĞDER Genel Başkanı Gökmen: Eğitim sisteminde ahlak ve maneviyat merkezli köklü reformlar yapılmalı | Collector
ÖĞDER Genel Başkanı Gökmen: Eğitim sisteminde ahlak ve maneviyat merkezli köklü reformlar yapılmalı
Diyarbakır Güncel Gazetesi

ÖĞDER Genel Başkanı Gökmen: Eğitim sisteminde ahlak ve maneviyat merkezli köklü reformlar yapılmalı

Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Numan Gökmen, haziran ayı şube başkanları toplantısında yaptığı açıklamada, eğitim sisteminin çok boyutlu bir krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının yalnızca güvenlik tedbirleriyle önlenemeyeceğini söyleyen Gökmen, 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimin kaldırılması, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve eğitim sisteminin ahlak-maneviyat eksenli yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu. "Okullardaki şiddet polisiye tedbirlerle önlenemez" Gökmen, "Geçtiğimiz Nisan ayında okullarımıza yapılan saldırılar neticesinde öğretmen ve öğrencilerimizin hayatlarını kaybetmesi bütün Türkiye’yi yasa boğmuştu. Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak her türlü şiddetin önlenmesi, eğitim öğretim sorunlarının çözümü noktasında tekliflerimizi yetkililerle paylaşmıştık. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının sadece polisiye tedbirlerle önlenemeyeceğini kamuoyuyla paylaşmıştık." dedi. "Okullar hapishaneye dönüştürülerek şiddet engellenemez" Açıklamasının devamında Gökmen, şunları aktardı: "Ancak görmekteyizki, uyarılarımız malesef Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerince dikkate alınmamış. Okullara polis görevlendirme, turnike ve x-Ray cihazı koymak meseleyi çözmekten uzaktır. Okullar demir parmaklıklı hapishanelere dönüştürülerek şiddet engellenemez. Sorunların köküne inilmeden uygulanan pansuman tedbirler, yapısal krizi daha da derinleştirmekten öteye gitmeyecektir. Bugün eğitim sistemimiz ve toplumsal yapımız sadece okul içi şiddetle değil, birbirini tetikleyen çok boyutlu bir buhranla karşı karşıyadır. Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Millî Eğitim yetkililerine şu tedbirleri almalarını tavsiye ediyoruz: 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim, okumaya isteği ve akademik başarısı olmayan gençleri zorla dört duvar arasında tutarak şiddetin zeminini beslemektedir. Okumaya istidadı olmayan öğrencinin gözünde öğretmeni adeta bir gardiyan, okulu ise bir hapishane olarak gösteren kesintisiz zorunlu eğitim bir an evvel kaldırılmalı, mesleki eğitimin önü açılmalıdır. Ortaokuldan itibaren gençlerimiz mesleğe yönlendirilmelidir." Dijital platformların gençler üzerindeki ahlaki ve sosyal etkileri Kontrolsüz dijital platformların zararlarına değinen Gökmen, "Kontrolsüz dijital platformlar, televizyon dizileri ve sosyal medya içerikleri şiddeti normalleştirmekte, gençlerimizi infaz kültürüne özendirmektedir.  Sanal ortamda oynanan, bilhassa gençlerimizi ve onların ailelerini büyük sıkıntıya sokan 7/24 kumar siteleri tamamen kapatılmalı, şiddeti ve ahlaksızlığı meşrulaştıran dizi ve filmlere artık dur denilmelidir. Mevcut eğitim müfredatı sadece bilgi yüklemeye odaklıdır; kalbe dokunmayan, ahlak ve karakter inşa etmeyen batı merkezli seküler anlayış nesillerimizi öğütmektedir. Her zaman dile getirdiğimiz gibi, gençlerimizdeki ahlak ve maneviyat yoksunluğu şiddetin belki de en önemli sebebidir." şeklinde belirtti. Öğretmenlik mesleğinin itibarı ve eğitim sistemindeki yapısal sorunları "Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir." diyen Gökmen, "Ancak son yıllarda öğretmenler ve öğretmenlik mesleği itibar kaybına uğramıştır. Öğretmenlerimiz idari baskılar, veli şiddeti ve ekonomik sıkıntılar altında ezilmekte, sınıftaki otoritesini ve eğitici rolünü kaybetmektedir. Öğretmenlerimizin saygınlığının korunması noktasında gerekli çalışmalar yapılmalı, öğretmenlerimiz toplum nazarında hak ettiği yere oturtulmalıdır. Yeni nesil öğretmen yetiştirme iddiasıyla kurulan Öğretmen Akademileri’nde, yıllarca bu sisteme yön vermiş, tecrübeli eski yöneticilerin adeta sıfırdan eğitime tabi tutulur gibi kurslara alınması tam bir garabettir. Adeta tecrübeyi yok sayarcasına yapılan bu bürokratik zorlamalar, eğitim hafızamızı yok etmekte ve kurum içi çalışma barışını baltalamaktadır. Eğitimin kalbini oluşturan öğretmenlerimizin maruz kaldığı ekonomik ve psikolojik şiddet ise bir diğer büyük yapısal krizdir. Yüz binlerce evladımız 'atanamayan öğretmen' prangasıyla geleceksizliğe mahkûm edilirken, okullardaki öğretmen açığının asgari ücretin bile altında, hiçbir güvencesi olmayan "ücretli öğretmenlik" formülüyle kapatılmaya çalışılması modern bir kölelik düzenidir. Emeği sömürülen, yarını belirsiz olan ve sınıfa moralsiz giren bir öğretmenden, şiddetten arınmış ve geleceğe güvenle bakan bir nesil yetiştirmesi beklenemez." dedi. "Eğitim insani değerleri büyüten bir yuva olmaktan çıkıp, sınav endüstrisine dönüşmüştür" Gökmen, "Eğitim, insani değerleri büyüten bir yuva olmaktan çıkıp, çocukları birbiriyle yarıştıran acımasız bir sınav endüstrisine dönüşmüştür. Artık günü kurtarma gayretleri ve göstermelik tedbirler bir kenara bırakılmalıdır. Turnikelerle, kameralarla evlatlarımızı koruyamayız. Ruhunu beslemediğimiz gencin elinden bıçağı, silahı alamazsınız. Ülkemiz toplumsal bazda ciddi bir ahlak kriziyle karşı karşıyadır. Çarşıdaki esnaftan tutun adliyedeki hâkime, hastanedeki doktordan tutun binaları inşa eden mühendise kadar çok büyük bir ahlaki yozlaşma söz konusudur. İstanbul’da sahnelenen Kanye West konser rezaleti, sıradan bir müzik organizasyonu olarak kabul edilemez. 118 bin genç, para vererek inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösterinin parçası hâline getirilmiştir. 'Ben Tanrıyım' sözlerinin on binlerce kişi tarafından coşkuyla tekrar edilmesi, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur. Üstelik karanlık sembollerle anılan Michèle Lamy’nin de bu organizasyonun etrafında yer alması, meselenin yalnızca müzik ve eğlence olmadığını göstermektedir. Daha da vahim olanı, muhafazakâr, dindar kesimin de bu rezaletin bir parçası hâline gelmiş olmasıdır. Biz bu türden rezaletlere ön ayak olan, bu konserlerin düzenlenmesini sağlayan Kültür Bakanını ve Bakanlık yetkililerini kendi kültürümüzü korumaya davet ediyoruz." şeklinde belirtti. "Eğitimin gayesi diploma değil; ahlaklı ve şuurlu nesiller yetiştirmek olmalıdır" Açıklamasının devamında Gökmen, "Bilindiği üzere, en son hakem heyetinin kararıyla memur maaşlarına yapılan zam oranı 2026 yılı için yüzde 11+7 ve 2027 yılı için yüzde 5+4 olarak belirlenmişti. Temmuz ayında yapılacak zam memuru ikinci bir iş yapma zorunluluğundan korumayacaktır. Memurlarımıza toplu sözleşmeyle belirlenen tutarın dışında ayrı bir refah zammı yapılmalı, enflasyon karşısında ezilmesine izin verilmemelidir. Tüm okullar 26 Haziran günü tatile girecekken, 7 Haziran itibariyle okullarda görevli yardımcı hizmetli personelin görevlerinin sona erecek olması ayrı bir garabettir. Okullara gönderilen bu personelin eğitim öğretim süresince okullarda çalışması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Cumhurbaşkanlığına, Millî Eğitim Bakanlığımıza ve tüm yetkililere açık çağrımızdır: Başta eğitim sistemi olmak üzere, tüm toplum nezdinde "Önce Ahlak ve Maneviyat" merkezli, köklü yapısal reformlar bir an evvel başlatılmalıdır. Eğitimin gayesi diploma sahibi insanlar yetiştirmek değil; adil, ahlaklı ve şuurlu nesiller yetiştirmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi.

Go to News Site