Milliyet Yazarlar
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta Washington ve Tahran kağıt üstünde 8 Nisan’dan beri ateşkes halinde!.. Taraflar arasında olası bir kalıcı barış anlaşması imzalanmasına yönelik diplomatik girişimler sürüyor. ABD Başkanı Trump sürekli bu kez oldu, oluyor deyip zaman dahi koyuyor,” İran’dan çok kısa sürede ayrılacağız” gibisinden mesajlar veriyor. Yakın çevresine söyledikleri de “sıcak çatışmaya” dönme niyeti olmadığı şeklinde hep... Sadece “tek bir ABD askerinin bile ölmesi halinde”diye koyduğu bir kırmızı çizgi var. ABD Temsilciler Meclisi’nden de Trump’ın hareket alanını kısıtlayan, tek başına savaş açma yetkisini sınırlandıran bir karar çıktı zaten... Ama ABD bir yandan da kafasına göre istediği anda, istediği yeri kendince belirlediği bahanelerle vuruyor... Mesela daha yeni ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD güçlerinin “gelecekteki saldırılara karşı savunma amacıyla” İran’ın güneyindeki “kıyı gözetleme radar noktalarını vurduğunu” açıkladı... İsrail ordusu da 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor... Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda çoğu kadın ve çocuk 4 bine yakın sivilin yaşamını yitirdiğini, yaralı sayısının da 12 bine yaklaştığını duyurdu... İsrail, ateşkes ve kalıcı bir barış umuduyla süren yeni müzakere turlarına rağmen Gazze’ye düzenlediği saldırılarına da kesintisiz devam ediyor. Yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırları hedef alıyor, masum sivilleri katlediyor... ★★★ Herkes ateşkesten söz ediyor, bir kalıcı barış olasılığını konuşuyor, sorguluyor ama sahada ateşkes tanımına uyan bir görüntü,gerçeklik yok... Sanılıyorki;akan kan duracak, sessizlikte diplomasiyle bu iş çözülecek falan,öyle bir şey söz konusu değil. Küresel güç ABD ve yancısı İsrail, kafasına estiği zaman saldırıyor, bildiğini okuyor... Trump’ın söylemleri sahadaki gerçeklikle asla uyuşmuyor… Trump top çeviriyor sadece. Nitekim bir gazetecinin “İran ile ateşkesi nasıl tarif ettiği” sorusuna Trump’ın verdiği yanıt şuydu: “Burası dünyanın farklı bir bölgesi. Diyebilirim ki, o bölgede ateşkes, saldırmayı daha makul bir şekilde sürdürdüğünüz zamandır. Orada ateşkes, dünyanın başka bölgelerindeki ateşkesten çok farklıdır...” Yani; Trump, Orta Doğu’daki çatışmalara yönelik ateşkesi “ateş etmeye daha ölçülü şekilde devam etmek” olarak tanımlıyor. Bu tutumuyla bölgedeki mevcut ateşkese rağmen çatışmaların tamamen bitmediğini, ABD ve müttefiklerinin ölçülü ve hedef odaklı bir askeri strateji izlediğini ifade ediyor... Trump, böyle bakarsa, katil Netanyahu ve Siyo-Nazi kabinesi ateşkes falan takar mı? Zaten takmıyordu artık ateşkesi, hepten saldırmak için fırsata çevirmek hesabında... İsrail ordusunun kara unsurları karşılaşacakları direnç korkusuyla daha önce gidemedikleri, cesaret edemedikleri Gazze ve Lübnan’daki yerleri işgal girişiminde bulunuyorlar... Ateşkese uyan Hamas ve Hizbullah nasıl olsa bize bir şey yapamaz diye... Bu süreçte de İsrail ve katil ordusu havadan, karadan saldırılarıyla çoğunluğu kadın ve çocuk masum sivilleri katletmeye devam ediyor... İnsani yardımı engelliyor, pervasızca işgal planını geliştiriyor… Saldırılarına misilleme olunca, zora girince de karşı tarafı ateşkesi ihlal etmekle suçluyor. Şeytani yutturmaca taktikleriyle yaptıkları, yapacakları alçaklıklara meşruiyet kazandırma fırsatı yaratmaya çalışıyor... Savaşa dönmek için kışkırttıkları İran’ın son füze saldırılarına karşı da aynı oyunu devreye soktular şimdi... Bu kirli, aşağılık tezgâhın siyasal şekillendirmesini de her zamanki gibi ABD yapıyor... Aynı ABD arada bir de İsrail’in kontrolden çıktığı gibisinden sızdırmalarla engelleme havası takınıyor hiç utanmadan... ★★★ Bunların ateşkesleri bile kan ve gözyaşı... Çocukların, bebeklerin katledilmesi umurlarında bile değil. Yoksa Trump, yalandan ateşkes falan diyeceğine katile “dur” dese, diyebilse, bu katliam çoktan biter, İran krizi de çözülür; Netahyahu’nun da bileti kesilirdi bugüne kadar. Dolayısıyla söz konusu ABD ve İsrail olduğunda, hele de Trump’tan “ateşkesin sürdürülmesinde kararlıyız” gibisinden açıklamalar geldiğinde sorgulanması gereken mesele de şu aslında: Hangi ateşkes ya da nasıl bir ateşkes?.. Washington-Tel-Aviv hattında hak, hukuk, vicdan, değil; bildik ABD ve İsrail çıkarlarının öncelik olduğu açık zira... Uluslararası İnsancıl Hukuk, insanlık denildiğinde bile...
Go to News Site