soL Haber
Haber Merkezi İfade özgürlüğüne yönelik baskıların son hedefi Abdal Haluk Tolga İlhan oldu. 19 Mart eylemleri ile ilgili paylaşımları nedeniyle yargılanan sanatçının ilk duruşması 9 Haziran'da. Sanatçı bu davayı muhaliflere yönelik sistematik bir gözdağı olarak nitelendirdi. soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın. Sanatçılar üzerinde iktidarın her geçen gün artan baskısı, zaman geçtikçe daha tuhaf örneklerle karşılaşmamıza neden oluyor. Siyasi iktidar temsilcileri her fırsatta kimsenin özel hayatına karışmadıklarını ve düşünce özgürlüğünü kısıtlamadıklarını iddia etse de uygulamadaki tutarsızlıklar tablonun tam tersi olduğunu gösteriyor. İfade ve düşünce özgürlüğünün engellendiği, sanatçıların hedef gösterildiği bu baskı ortamına her gün yeni bir örnek ekleniyor. Geçtiğimiz yıllarda müzisyenlerden tiyatroculara kadar pek çok sanatçı benzer baskılara maruz kaldı. Sahnede yaptıkları espriler bahane edilerek tutuklanan komedyenler, yalnızca Kürtçe şarkı söyledikleri veya muhalif kimlikleri nedeniyle konserleri valiliklerce iptal edilen sanatçılar bu baskıların en bilinen hedefleri oldu. Yıllardır konser yasaklarıyla boğuşan Grup Yorum üyeleri ve katıldıkları televizyon programlarında söyledikleri sözler nedeniyle haklarında soruşturma açılan Metin Akpınar ile Müjdat Gezen gibi usta isimler de iktidarın tahammülsüzlüğünden nasibini aldı. Tüm bu örnekler, iktidarın sözde özgürlükçü söylemlerinin aksine, sanat ve sanatçı üzerindeki denetim ve sansür mekanizmasının ne kadar sert işletildiğini gözler önüne seriyor. Bu tuhaf ve baskıcı örneklerden sonuncusu da sanatçı Abdal Haluk Tolga İlhan 'a yönelik açılan davayla yaşandı. 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından sosyal medya hesabından protesto paylaşımları yapan halk müziği sanatçısı hakkında dava açıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 22 Mart 2025 tarihli raporuna dayandırılan iddianamede, sanatçının X hesabından yaptığı paylaşımlar "suç işlemeye alenen tahrik" olarak değerlendirildi. Sanatçının suç unsuru sayılan X paylaşımlarından birinin de Selahattin Demirtaş ile ilgili olduğu öğrenildi. Hakkında hapis istemiyle dava açılan sanatçının ilk duruşması, 9 Haziran Salı günü saat 09.30'da İstanbul Anadolu Kartal Adliyesi 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. 'Tüm sanatçılara yönelik bir baskı örneği' Konuya dair soL'a konuşan Abdal Haluk Tolga İlhan, yaşadığı dava sürecini anlatırken bu tür örneklerin aslında tekil olmadığını, tüm sanatçılar üzerinde benzer uygulamaların hayata geçirildiği bir baskı ortamı bulunduğunu ifade etti. İlhan yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Son dönemde üzerimizde ciddi bir baskı var. Yurt dışında konser yapıyoruz, onun davası oluyor. Ümit Özdağ'ın ırkçı, kimlikçi ve mezhepçi söylemlerine karşı bir şeyler yazdım, yine benzer davalar açıldı. Halkı seçme ve seçilme hakkına sahip çıkması için Saraçhane'ye çağırdık, İmamoğlu'na yapılanlara karşı çıktık, benzer süreçler işledi. Bu yaşananları muhalif sanatçılara yönelik baskılar içerisinde değerlendirmek lazım çünkü tekil değil. Aslında benim üzerimden muhalif insanlara, susun, fazla ileri gitmeyin, tweet atmayın düşüncesiyle bir gözdağı verildiğini düşünüyorum." Sistematik bir baskı süreciyle karşı karşıya olduğunu belirten İlhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyal platformlardaki paylaşımlarım sebebiyle daha önce de ifadelerim alınmıştı ve bu durum belli periyotlarla son derece sistematik bir süreç olarak devam etti. Bu süreçte Kars konser salonumuz valiliğin keyfi kararı ile elimizden alındı. 2017 senesinde trafikte normal seyir halindeyken bir grup polis tarafından durdurulup hiçbir sebep yokken onlarca polisin toplu şiddetine maruz kaldım. Birçok televizyon programım ve konserim iptal edildi. Ülkemizde demokratik yaşam ilkelerini benimsemiş, hukuksuzluklar karşısında sesini yükseltmek konusunda geri adım atmayanlar için sistemli baskının bir parçası bu dava. Üst mahkeme kararlarına rağmen bir esir gibi alıkonulan Demirtaş için, siyaset arenasındaki gücünü zayıflatmak için tutsak alınan İmamoğlu için adalet istemenin neresi suç? Bu süreçte birbirimize sahip çıkmak her zamankinden daha kıymetli." Abdal Haluk Tolga İlhan Yarın görülecek duruşma öncesi tüm ilerici, sanatçı ve aydınları dayanışmaya davet eden Abdal Tolga İlhan, bu örneklerin normalleşmemesi gerektiğini belirtiyor. Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Go to News Site