BirGün Gazetesi
2010 yılında bir FETÖ kaset kumpası ile CHP Genel Başkanlığından uzaklaştırılan Deniz Baykal’ın makamına Kemal Kılıçdaroğlu geldi. CHP Genel Başkanlığına Kılıçdaroğlu’nu taşıyan süreçte, özellikle yolsuzluklar üzerine Şaban Dişli ve Melih Gökçek tartışmalarının çok etkisi olmuştu. Ayrıca Deniz Baykal yönetimindeki CHP’nin %25 oy oranını aşamayan çizgisiyle Kılıçdaroğlu, popüler “Gandi Kemal” tanımlamasıyla ve merkez medyanın pompalaması ile sol ve sosyal demokratların umudu hâline gelmişti. Biz akademisyenler de yaklaşan 12 Eylül 2010 tarihli anayasa değişikliği referandumu öncesi ‘’Akademisyenlerin hiç sesi çıkmıyor, biz akademisyenlerin sesi olacağız.’’ Diyen yeni umut Kılıçdroğlun’a dönük akademisyenlerin sesi olmak ve destek vermek en büyük amacımızdı. Ayrıca CHP de süreklilik gösteren %25’lik oy çıtasını yükseltmeye dönük İstanbullu akademisyenler ve birçok serbest meslek sahibi kişiyi CHP’ye üye yaparak yeni genel başkan Kılıçdroğlu’nun yelkenine rüzgârla doldurmak için çok ciddi geniş ve geniş kapsamlı bir organizasyonu başlattık. 1.5-2 ay içinde 174 Profesör ve Doçent ile 270 mühendis, mimar, avukat, hekim vb. mesleklerden 450 kişinin CHP’ye üyelik kaydını gerçekleştirdik. Bununla ilintili olarak 4 Aralık 2010 tarihinde Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımı ile bir tören düzenledik. O sıra CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’ti. Katılım töreni açılış konuşması yapan İl Başkanı şimşek söze ‘’Biz daha önce de böyle altı farklı katılım töreni düzenledik bu da yedincisi’’ diyerek 450 kişilik alanlarında uzman akademisyenleri (Hekim ve sağlık çalışanı, Depremci, iktisatçı, ekonomist, siyasal bilimci gibi.) ve her biri alanlarında kıymetli meslek mensuplarının katılımını adeta küçümsemiştir. Halbuki bu kadar sayıda Nitelikli akademisyen ve serbest sahibinin üye yapılması ile gerçekleşen CHP ye katılım töreninine dönük küçümseyici ve sıradanlaştıran ifadeleri kullanan kişinin bugün kayyım olan Kılıçdaroğlu ile birlikte yol yürümesi hiç tesadüf değildir. Söz konusu Katılım etkinliği sonrası organizasyon komitesi olarak il Başkanı Şimşek’e dönük ‘’Biz akademisyenlerden tedirgin olmayın, bizler size katkı sunmak için buradayız’’ diye ekledik. Çok görkemli bir şekilde gerçekleşen CHP’ye katılım törenine dönük uğraş veren katılım organizasyon komitesinin 3 üyesinden, aşağıda isimleri olan 2 öğretim üyesi olarak o süreçte tek isteğimiz Kılıçdaroğlu’na güçlü bir destek vermekti. (5 Aralık 2010 tarihli Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Yalçın Bayer’in bu hususla ilgili yazısı okunabilir.) Ve CHP’nin yıllardır süregelen %22-25 arasına sıkışan oy oranını yukarılara çıkarmaya katkı sunmaktı. Çok büyük özveri ve mücadele ile farklı birçok alanda uzmanlaşmış çok sayıda akademisyeni ve serbest meslek sahibi kişiyi CHP’ye katmamıza karşın, bu kişilerin yıllardır CHP’nin faaliyetlerinde yeterince değerlendirilmedikleri hâlde Kılıçdaroğlu ve ekibini (İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek ve partinin o dönem en güçlü karakteri Gürsel Tekin’di) desteklemeye devam ettik. Ancak 2023 yılına kadar tüm gücümüzle verdiğimiz bu desteklere karşın Kılıçdaroğlu yönetimi %25 oy çıtasını aşamamıştır ve 13 seçim kaybetmiştir. 2023 yılında ise en önemli, kaybedilmemesi gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerini kaybederek bugün tek adam rejiminin kökleşmesine neden olmuştur. Buna karşın makamını korumakta ısrarla davranarak kronik bir kaybeden olarak halk kitlelerinin umudunu yerle bir etmiştir. Akabinde hemen ertesi günü İmamoğlu liderliğinde İstanbullu CHP’li bir grup ilk değişim adımını atarak CHP’deki ölü toprağının kalkması için “CHP değişirse Türkiye değişir” sloganı ile ilk devrimci adımı atmışlardır. Ve bu adım, 38. Kurultayda Özgür Özel’in genel başkanlığıyla sonuçlanmıştır. Değişimle başlayan bu devrimci adım, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük başarı getirmiş ve CHP %38 oy ile Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. Bu tarihten sonra siyasal iktidarın giderek artan ekonomik ve yargısal baskısı, özellikle İmamoğlu ve diğer birçok belediye başkanı ve bürokratların Silivri’de tutuklanmalarına evrilmiş ve takibinde bugünlerde mutlak butlan yargı kararı ile CHP yönetimi Kılıçdaroğlu’na devredilmiştir. 2010 yılında büyük umutlarla akademisyenler ve serbest meslek sahibi bireyler olarak destek verdiğimiz Gandi Kemal, bugün Butlan Kemal konumuna evrilmiştir. Makam ve koltuk uğruna kayyım rolünü kabul etmiş ve CHP’nin başına taban desteği olmadan gelmiştir. Şimdi 2010 yılında kendisi için büyük katılım organizasyonu sağladığımız Dersimli Kılıçdaroğlu, bugün Beştepeli Kılıçdaroğlu olmuştur. Türkiye’nin tüm emekçilerini, aydınlarını, bilim insanlarını, kadınlarını ve çocuklarını (Kemal dedeleri idi) çok ciddi ve derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır. 80’li yaşlarına giderken bir insanın hayatta duymak istemediği “Hain Kemal” sloganlarının maalesef muhatabı olmuştur. Biz de 2010 yılında genel başkanlığının ilk günlerinde var gücümüzle desteklediğimiz Kılıçdaroğlu için bugün en çok üzüldüğümüz noktanın sadece kandırılmışlık olduğunu düşünüyoruz. Yoğun akademik ve sağlık hizmetine ayırdığımız zamandan feragat ederek akıttığımız alın teri ise işin başka bir boyutudur. Kılıçdaroğlu ile ilgili yaşadığımız bu depremvari 2010-2026 yıllarındaki değişimin bizde yarattığı travmayı nasıl aşacağız ve çözeceğiz? Bunun yöntemini, analiz ve sentez yapma eksenini iyi kurgulayan bilim insanları olarak tabii ki bulduk. Bu yöntemi bize öğreten de laik Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk’ün o güzel ifadesidir : “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Prof. Dr. Kadir BAL (Gastroenterolog) Prof. Dr. Bekir S. KOCAZEYBEK (Klinik Mikrobiyolog)
Go to News Site