Collector
Giriş Yap
Son dakika! Özgür Özel'in peşinde olduğu parti! DSP Genel Başkanı Aksakal teklifi doğruladı | Collector
Son dakika! Özgür Özel'in peşinde olduğu parti! DSP Genel Başkanı Aksakal teklifi doğruladı

Son dakika! Özgür Özel'in peşinde olduğu parti! DSP Genel Başkanı Aksakal teklifi doğruladı

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal CNN Türk ekranlarında önemli açıklamalarda bulundu. DSP'nin CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile yaptığı görüşmede CHP'den gelecek milletvekillerinin parti yönetiminde yer almasına yönelik bir değerlendirme yapıldığı ifade edildi. Aksakal bu yaklaşımın kendileri tarafından "partiyi teslim alma girişimi" olarak yorumlandığını söyledi. Aksakal, söz konusu talebin kendilerine iletilmesinin ardından DSP yönetiminde değerlendirme yapıldığını ve teklife olumlu yaklaşılmadığını ifade etti. DSP yönetiminin ortak görüşünün böyle bir sürece dahil olmamak yönünde olduğunu belirten Aksakal, "Asla ve asla böyle bir işe giremeyeceğimiz yönünde karar oluştu" dedi. ÖZGÜR ÖZEL 'DSP'Yİ BİZE VERİN' DEDİ Mİ? CHP'de yaşananların ardından Özgür Özel ve ekibinin yeni parti kurmaya yönelik iddiaları gündeme geldi. CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, Demokratik Sol Parti ile görüştü.CNN Türk Muhabiri Murat Bekmezci, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'la görüşmenin detaylarını konuştu. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'ın açıklamaları şöyle; "Genel Başkan Yardımcısı arkadaşımıza ulaşmışlar. Kendilerinin bir ortak arkadaşları aracılığıyla Sayın Murat Emir telefon açarak randevu rica etmiş. Arkadaşımız da kendi ofisinde bu randevuyu vermiş. Orada Türkiye meselelerini, siyasetin içinde bulunduğu sorunları ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşadığı gündemi değerlendirmişler ve orada Sayın Emir, küllüm olarak bütün milletvekilleriyle birlikte Demokratik Sol Parti'ye geçtiklerinde DSP'nin kurultayının ne zaman yapılacağını sormuş. Arkadaşımız da sonbahar aylarında genellikle yaptığımızı belirtmiş. Ekim aylarında ya da kasım aylarında diye. Kurultayda yönetimin kendi arkadaşlarına verilmesi noktasında nasıl düşünülür diye bir görüş sormuş. O da tabii bu konuda karar veremeyeceğini belirtmiş. "Genel başkanımıza iletiriz bu talebinizi ya da görüşünüzü." demiş. Bize cuma günü geldi, anlattı Genel Başkan Yardımcısı arkadaşımız. Tabii ben buna şiddetle karşı çıktım. Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarımızla başkanlık kurulunda değerlendirdik. Herkes benim gibi görüş bildirdi. Asla ve asla böyle bir işe giremeyeceğimiz yönünde bir görüş ortaya çıktı. Zira anılan arkadaşlarımız Cumhuriyet Halk Partisi içerisinden kendilerince ayrışmışlar. Özellikle mutlak butlan davası sonucunda görevden ayrılmak zorunda kalmışlar. Ve kendi partileri içerisinde bağlı oldukları yapı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve onun sorgulandığı olayların içerisinde adı geçen isimler, çoğunluğu yönetim kademesinde olanlar. İşte rüşvettir, irtikaptır, ihaleye fesat karıştırmadır ya da ne bileyim belediye başkanlığı adaylığı belirleme sürecinde ortaya dökülen akçeli ilişkiler... "ŞIK BİR TEKLİF DEĞİL" Siz bir partinin büyük kurultayının hangi tarihte yapılacağını merak ediyorsanız, o kurultayda bize katılan, yani partiye katılan milletvekillerinin yönetimi almasına yönelik bir öneri ve görüş ortaya koyuyorsanız, bunun belki diğer ifadeyle karşılığı "Partiyi bize teslim edin." demektir. Bu, bir kere öncelikle şık bir teklif değil. Bunu gerçi kendisi hadiseyi yalanlarken de bir tanım koydu. "Bu çok şık bir olay olmazdı, kabalık olurdu. DSP bizi yanlış anladı." dedi. Niye yanlış anlayalım? Yani olaylar bunlar. Olayın olduğu konusunda ya da görüşmenin olduğu konusunda bir inkâr da yok. Bu görüşmeyi yapan arkadaşımız bunun gerçekleştiği noktasında da ifadesini ortaya koyuyor. Bizden istifa etti kendisi, görevinden istifa etti. O istifa dilekçesinde de, bu basına da yansıdığı için söylüyorum, Demokratik Sol Parti'nin hak etmediği ve gerçek olmayan birtakım tanımlamalar da kullandığı için parti tüzüğümüz gereğince kendisini ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu'na da sevk ettik. Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan bu savrulmuşluktan rahatsız olan milletvekillerimiz için DSP'nin de kapısı sonuna kadar açık. Cumhuriyet Halk Partililer de kendi içinde zaten fiilen dün itibarıyla ayrışmış durumdalar. Bunun sadece son hamlesi kaldı. Muhtemelen Cumhuriyet Halk Partisi'nin bugünkü resmî yönetimi, Sayın Kılıçdaroğlu ve kurulları, bazı milletvekilleri hakkında partiden ihraç işlemiyle ilgili süreci başlatacaklar. Diğer arkadaşlar da anladığım kadarıyla yeni bir parti kuracaklar ya da mevcut bir partiyle anlaşabildikleri bir parti varsa bunu bilemem, sizlerden izlediğimiz kadarıyla Genç Parti'ye, Demokrat Parti'ye falan da gitmişler. Hepsinden de olumsuz yanıtlar almışlar. Muhtemelen kendileri bir parti kuracaklar ve süreç içerisinde de geçmişten bildiğimiz kadarıyla, tarihi eğer doğru değerlendirirsek, siyaseten yok olup gideceklerdir. Ecevit'in yaşadıklarıyla birebir olmasa da içerik itibarıyla benzer durumları yaşıyoruz. Bülent Ecevit zaten bu savrulmuşlukları gördüğü için Cumhuriyet Halk Partisi'ne 12 Eylül'den sonra tekrar geri dönmedi. Ve Demokratik Sol Parti'yi kurarken de Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bu tip unsurları ve hastalıklı birimlerde yer alanları partiye de kabul etmedi. Şimdi bakmayın siz, Cumhuriyet Halk Partisi dara düştükçe, sıkıştıkça "Bülent Ecevit bizim genel başkanımız idi." derler ama bu 12 Eylül'den önceki bir süreçti. 12 Eylül'ün üzerinden neredeyse yarım asır geçti. Cumhuriyet Halk Partisi artık bu kavramı da kullanmaktan vazgeçmeli çünkü Demokratik Sol Parti'nin kurucusu, Demokratik Sol Politikalar'ın kuramcısı Bülent Ecevit, hayata Demokratik Sol Parti üyesi olarak gözlerini yumdu. Artık bunu bir demagoji kavramı olarak, bir egzajere edecek tanımlama olarak da kullanmaktan vazgeçsinler. Herkes kendi özgün yapısını topluma izah etmeye çalışsın."

Go to News Site