soL Haber
Tutuklu DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, 29 Ekim 2025'te Gebze’de çöken binanın bilirkişi raporuna ulaştı. Resmi bilirkişi raporuna göre dört kişinin öldüğü bina “metro nedeniyle” çöktü. Raporda metroyu yapan şirket ile Ulaştırma Bakanlığı ve Gebze Belediyesi sorumlu gösterildi. Bina sağlam, zemin boşaltılmış Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve mimardan oluşan sekiz kişilik bilirkişi heyeti, 20 Aralık 2025 tarihinde dosyaya giren raporunda binanın neden yıkıldığını ayrıntılarıyla açıkladı. Raporda yer alan teknik verilere göre, 2012 yılında inşa edilen ve 2013 yılında ruhsat alan yedi katlı binanın enkazından alınan numuneler, yapının malzeme kalitesinin proje değerlerinin üzerinde olduğunu kanıtladı. Binanın devrilerek göçmesinde projelendirme veya yapım aşamalarının hiçbir etkisinin olmadığı vurgulanırken, facianın oluş şekli şu ifadelerle anlatıldı: "Ani zemin çökmesi yani binanın radye temeli altında oluşan derin boşluğa doğru dalarak yekpare düşmesidir." Tespitlere göre bina, altında oluşan boşluk nedeniyle 6-7 metre öne doğru zemine gömüldü ve 45 dereceye yakın bir açıyla döndü. Ön cephedeki kolon ve kirişlerin bu ani gömülme nedeniyle kırıldığı, arka cephenin ise zeminden 1,5 metre havaya kalktığı belirtildi. Sebep metro tüneli Bilirkişiler, binanın göçmesine neden olan boşluğun doğrudan bölgedeki metro inşaatının etkisiyle oluştuğunu raporladı. Binanın tam altından Darıca-Gebze metro hattının geçtiği bilgisine yer verilen raporda, tünel konumu şu şekilde tarif edildi: "Göçen binanın altında, metro taşıtına biniş ve inişin yapılacağı Akse Sapağı metro istasyonu peronları vardır ve bu göçen bina üç geniş istasyon tünellinden (P1+P7+P1) P7 orta tünelinin tam üstüne denk gelmektedir." Enkaz çevresinde yapılan sondaj çalışmalarında, yüzeyin 14 metre altında metro tüneline ait dolgu betonuna rastlandığı, bu betonun hemen üzerindeki 3 metrelik bölümde ise aşırı gevşeme ve boşluklar oluştuğu saptandı. Ayrıca Kocaeli Üniversitesi'nin çökmeden aylar önce, Temmuz 2025'te hazırladığı raporda bölgeyi "yüksek risk" kategorisinde sınıflandırdığı ortaya çıktı. Vatandaşlar uyarmış Rapor, tünel kazı takvimi ile binadaki hasar şikayetlerinin örtüştüğünü de belgeledi. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, binanın altındaki P7 tüneli kazısına 22 Mart 2025'te başlanmış ve çalışma Haziran sonunda tamamlanmıştı. Kazı çalışmalarıyla birlikte binadaki sarsıntı ve deformasyonların arttığı, vatandaşların CİMER üzerinden şikayetlerde bulunduğu anlaşıldı. Bilirkişiler bu süreci şöyle aktardı: P7 Peron tüneli kazısı ile paralel, göçen binadaki yatay ve düşey deplasmanlar arttı. Göçmeye neden olan zemin boşluğunun ve devamındaki zemin boşluk ve gevşemelerinin, metro tünel kazıları nedeniyle örselenen ve doğal yapısı bozulan zeminde ve özellikle diğer tünellerden daha geniş ve yüksek olan P7 tipindeki peron orta tünelinin tepe noktasının üstünde gerçekleşmesi nedeni ile 3008 ada 1 parseldeki binanın devrilerek göçmesine neden boşluk oluşumunda Akse Sapağı peron ve bağlantı tünelleri kazı ve inşasının etkisi olabileceği tespit edilmiştir. Tahliye edilmesi gerekiyordu Teknik incelemeler, 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla yapının en az "Orta-Yüksek Hasar" düzeyinde olduğunu ve acilen boşaltılması gerektiğini gösterdi. Ancak gerekli müdahaleler yapılmadığı için binanın stabilitesini tamamen yitirerek 29 Ekim tarihinde çöktüğü belirtildi. Sonuç bölümünde, tünel üstü ile bina arasında kalan zeminde oluşan hacim kaybının bina temelinin zeminle temasını kestiği ve yapının aşağı doğru dalarak devrildiği kanaati vurgulandı. Sorumlular: Şirket, Bakanlık ve Belediye Bilirkişi heyeti, yaşanan can kayıpları ve yıkımdan sorumlu olanları derecelerine göre sınıflandırdı. Metro inşaatının yüklenici ana sorumlusu olan proje müdürü ve teknik personel "birinci derecede etkili" sorumlu olarak nitelendi. Metro inşaatını yürüten Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki müşavir firma, riskli yapı için önlem almadığı gerekçesiyle "ikinci derecede etkili" sorumlu bulundu. Hasar şikayetlerini değerlendirmeyen ve binayı tahliye ettirmeyen Gebze Belediyesi personeli de raporda kusurlu bulundu. soL metro inşaatındaki ihmallere işaret etmişti soL'dan Aslı İnanmışık, Arslan Apartmanı faciasına ilişkin hazırladığı haberlerde Darıca-Gebze metro inşaatına yönelik ağır ihmal ve denetimsizlik iddialarına dikkat çekmişti. Bina sakinlerinin CİMER üzerinden yaptığı çatlak uyarılarına ve uzmanların zemin etüdü ile teknik ölçüm eksikliğine dair eleştirilerine rağmen yetkililerin önleyici adım atmadığı vurgulanmıştı. Ulaştırma Bakanlığı'nın çelişkili açıklamalarına işaret edilmiş, sorumluluğun hem projeyi yürüten şirkette hem de bakanlık ve belediyede olduğunun altı çizilmişti.
Go to News Site