Diyarbakır Güncel Gazetesi
Mehmet Zeki Özer Köy yerleşiminin girişine konumlandırılması planlanan proje, hem çevresel etkileri hem de köyün sosyal ve ekonomik yapısına olası zararları nedeniyle bölge halkının tepkisini çekiyor. Proje yeniden başlatıldı iddiası İddialara göre söz konusu proje, 2024 Türkiye yerel seçimleri sonrasında göreve gelen belediye yönetimi döneminde halkın itirazları dikkate alınarak durduruldu. O dönemde belediyeyi yöneten eşbaşkanlar Devrim Demir ve Ahmet Türk, köy sakinlerinin görüşleri doğrultusunda projeyi askıya aldı. Ancak 4 Kasım 2024 tarihinde belediyeye kayyım atanmasının ardından, çalışmaların yeniden başlatıldığı öne sürülüyor. Köy çevresinde kazı faaliyetlerinin başladığına dair bilgiler, bölge halkının tepkisini yeniden yükseltti. “Tek geçiş yolu risk altında” Köy sakinleri, proje alanının yer seçiminin ciddi sorunlar barındırdığını ifade ediyor. Buna göre, planlanan alan köyün hayvancılıkla geçimini sağlayan yurttaşlarının kullandığı tek ulaşım güzergâhı üzerinde bulunuyor. Bu durumun, günlük yaşamı ve ekonomik faaliyetleri doğrudan sekteye uğratacağı belirtiliyor. Bölgede yaşayanlar, hayvanların meralara ulaşımı ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından bu yolun hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. Mülkiyet tartışması: “Köy arazisiydi” Projenin yapılacağı alanın geçmişte köy tüzel kişiliğine ait olduğu, ancak 6360 sayılı yasa kapsamında statüsünün değiştirilerek “hazine arazisi” olarak kaydedildiği belirtiliyor. Köy halkı, bu değişikliğin kendilerini mağdur ettiğini ve yerel kullanım haklarının göz ardı edildiğini savunuyor. Sağlık ve çevre kaygıları öne çıkıyor Projeye yönelik itirazların merkezinde çevresel ve sağlıkla ilgili riskler yer alıyor. Köylüler, özellikle taş ocağı faaliyetlerinin yaratacağı: yoğun toz, gürültü, hava kirliliği gibi etkilerin, başta çocuklar olmak üzere tüm yerleşim sakinlerinin sağlığını tehdit edebileceğini ifade ediyor. Ayrıca mezbahane ve hayvan pazarı faaliyetlerinin yaratabileceği atık ve koku sorunlarının da yaşam kalitesini düşüreceği, bölgedeki ekosisteme zarar verebileceği dile getiriliyor. Konu Meclis gündeminde Yaşanan gelişmeler üzerine DEM Parti Beritan Güneş, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Güneş, üç ayrı bakanlığa verdiği soru önergeleriyle projenin tüm yönleriyle incelenmesini talep etti. Önergeler şu bakanlıklara yöneltildi: Mustafa Çiftçi İbrahim Yumaklı Murat Kurum Bakanlıklara yöneltilen sorular İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen sorularda, projenin kayyım yönetimi tarafından yürütülüp yürütülmediği, karar süreçlerinde halkın katılımının sağlanıp sağlanmadığı ve yapılan itirazların değerlendirilip değerlendirilmediği soruldu. Tarım ve Orman Bakanlığı’na ise proje alanının tarım veya mera niteliği taşıyıp taşımadığı, hayvancılık faaliyetlerine olası etkileri ve üreticilerin uğrayabileceği ekonomik kayıplara ilişkin bir çalışma yapılıp yapılmadığı yöneltildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulan önergede ise ÇED süreci kapsamında gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı, hava, gürültü ve atık etkilerine ilişkin analizlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve projeye yönelik itirazların nasıl değerlendirildiği soruları yer aldı. “Halkın iradesi yok sayılıyor” eleştirisi Beritan Güneş, tüm itirazlara rağmen projenin sürdürülmek istenmesini eleştirerek, bunun yerel halkın karar alma süreçlerinin dışında bırakıldığını gösterdiğini ifade etti. Güneş, projenin yeniden değerlendirilmesi ya da tamamen durdurulması gerektiğini belirtti. Gözler verilecek yanıtlarda Midyat’taki bu tartışmalı proje, bir yandan kırsal yaşamın korunması ve çevresel etkiler açısından, diğer yandan yerel yönetimlerin karar alma süreçleri bakımından dikkatle izleniyor. Bakanlıklardan gelecek yanıtların, projenin geleceği açısından belirleyici olması bekleniyor. Bölge halkı ise projeye karşı tepkisini sürdürürken, sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Go to News Site