COLLECTOR
Kâr rekorları kırılırken 1700 işçi işten çıkarılıyor: ASML ve Avrupa kapitalizminin gerçeği | Collector
Kâr rekorları kırılırken 1700 işçi işten çıkarılıyor: ASML ve Avrupa kapitalizminin gerçeği
soL Haber

Kâr rekorları kırılırken 1700 işçi işten çıkarılıyor: ASML ve Avrupa kapitalizminin gerçeği

Yapay zeka gibi kritik alanlarda kullanılan gelişmiş çipleri üretmek kolay değil. Bir insan saçından binlerce kat ince devreleri silikon plakalara işleyebilmek oldukça karmaşık bir imalat süreci gerektiriyor. Bu çiplerin üretiminde kullanılan litografi makineleri ise Hollanda'daki ASML isimli bir şirketin tekelinde. Silah sanayinden cep telefonlarına, otomotivden beyaz eşyaya dünyadaki teknoloji üretiminde kilit rol oynayan şirket bugünlerde işçi kıyımıyla gündemde. Ancak ASML’de yaşanan işten çıkarmalar yalnızca bir yeniden yapılanma değil, Avrupa kapitalizminin bugün nasıl işlediğini açık biçimde gösteren bir örnek. Şirket 2025 yılında yaklaşık 9,6 milyar avro net kâr açıkladı, siparişlerini artırdı. Buna rağmen yaklaşık 1700 çalışanı işten çıkarma kararı aldı. Bu tablo şunu gösteriyor: İşten çıkarmalar artık bir krizin sonucu değil, sistemin normal işleyişi. ASML’nin yükselişi: Piyasa değil, politika ASML’nin bugünkü konumu serbest piyasa ile açıklanamaz. Şirket, Philips bünyesindeki kârsız bir departmandan ayrılarak 1980’lerde kuruldu ve uzun süre zarar etti. Ayakta kalmasını sağlayan, Avrupa devletlerinin ve büyük teknoloji şirketlerinin sağladığı çok katmanlı destek oldu. Yarı iletken teknolojisinin askeri, ekonomik ve dijital önemi nedeniyle Avrupa, üretimi yapamasa da üretim araçlarını kontrol etmeyi tercih etti. ASML’nin litografi makinelerinde elde ettiği tekel konumu bu tercihin sonucudur. Şirketin gelişimi, kamu destekleri ve Ar-Ge teşvikleriyle beslenen sanayi politikaları çerçevesinde ilerledi. Intel, TSMC ve Samsung gibi şirketlerin doğrudan yatırımlarıyla uluslararası sermaye ittifakları tarafından finanse edildi ve uzun vadeli finansal sermaye akışlarıyla mümkün hale geldi. Bu sürecin en somut adımlarından biri, Avrupa Birliği’nin 2023’te yürürlüğe koyduğu European Chips Act’tir. Yarı iletkenler stratejik sektör ilan edildi, kamu kaynakları bu alana yönlendirildi. ASML artık sadece bir şirket değil, Avrupa’nın sanayi ve teknoloji stratejisinin merkezindeki aktörlerden biri oldu. Bu nedenle ASML’nin başarısı, kolektif olarak finanse edilen bir teknolojinin özel mülkiyete devredilmesidir. Kâr ederken işten çıkarma: Yeni normal 2025–2026 döneminde ASML rekor düzeyde kâr açıklarken yaklaşık 1700 çalışanı işten çıkarıyor. Şirket bunu “organizasyonel sadeleşme” ve “verimlilik” diye adlandırıyor. Gerçekte olansa basit: aynı üretimi daha az işçiyle yapmak. Özellikle “orta kademe yönetim” ve “destek fonksiyonları” hedef alındı. Bu, üretken emek sınırlarının şirket tarafından yeniden çizildiğini gösteriyor. “Katma değer üretmeyen” diye tanımlanan alanlar ya dijitalleştiriliyor ya da kalan işçilere yükleniyor. Bu durum ASML’ye özgü değil. Uluslararası ölçekte benzer bir eğilim var. Google 2023’te yaklaşık 12 bin, Microsoft aynı yıl 10 bin (sonrasında 15 bine varan), Amazon yaklaşık 16 bin, Meta ise 2022–2023 döneminde 21 binden fazla çalışanı işten çıkardı. Eğilim sektörde dünya geneline de yayılmış durumda. 2025’te teknoloji sektöründe 245 binden fazla, 2024’te yaklaşık 240 bin işten çıkarma gerçekleşti. Üstelik bu kesintiler, şirketlerin küçülmesiyle değil büyümesiyle birlikte geldi. Yani şirketler büyürken işçi çıkardı. İşten çıkarmalar bir kriz değil, sistemin normal işleyişi. Avrupa Birliği ve ABD’nin yarı iletkenler ve yapay zeka gibi alanları stratejik sektör ilan edip kamu kaynaklarını bu alanlara aktarması, şirketleri daha az yönetim katmanına sahip, daha hızlı ve daha teknik üretime odaklı yapılara itiyor. ASML’de olan da istisna değil, uluslararası kapitalizmin bugünkü işleyişi. Avrupa Birliği, emek ve parçalanmış iş gücü ASML, Avrupa Birliği içinde işçi hakları üzerinden değil “teknolojik egemenlik” başlığı altında tartışılıyor. Tartışmanın merkezinde rekabet gücü, jeopolitik konum ve tedarik zinciri güvenliği yer alırken, emek bu çerçevenin dışında bırakılıyor. Bu durum, şirket içindeki işgücü yapısında da açık biçimde görülüyor. ASML’de 140’tan fazla milliyetten çalışan bulunuyor. Ancak bu uluslararası yapı eşitlik üretmiyor; aksine farklı sözleşme türleri, farklı güvenceler ve farklı statüler aynı işyeri içinde hiyerarşik bir yapı oluşturuyor. Özellikle yabancı çalışanlar daha esnek ve geçici sözleşmelerle çalıştıkları için işten çıkarmalar karşısında daha kırılgan bir konumda bulunuyor. Bu parçalanmış yapı, sendikal örgütlenmenin sınırlarını da belirliyor. ASML’de Hollanda Sendikalar Federasyonu (FNV) ve Hristiyan Ulusal Sendikalar Konfederasyonu (CNV) gibi sendikalar varlığını sürdürse de uluslararası ve parçalı iş gücü, bireysel sözleşmeler ve farklı statüler kolektif hareketi zayıflatıyor. Sonuç olarak şirket, yeniden yapılanma ve işten çıkarma kararlarını daha düşük dirençle uygulayabiliyor. Buna rağmen işçi tepkisi tamamen ortadan kalkmış değil. 2026 Mart’ında yaklaşık 1000’den fazla çalışanın katıldığı iş bırakma eylemi, bu kararların yalnızca teknik değil, açık bir yönetim tercihi olduğunu görünür kıldı. Sendikalar işten çıkarmaların durdurulmasını, çalışanların yeniden yerleştirilmesini ve gönüllü çıkış modellerinin uygulanmasını talep etti. Ancak bu eylem aynı zamanda önemli bir sınırı da açığa çıkardı: Uluslararası ve parçalı işgücü ile sınırlı sendikal örgütlenme, bu tür tepkilerin sürekliliğini zorlaştırıyor. Teknolojik egemenlik kimin için? ASML örneği, kapitalizmin temel çelişkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Teknoloji kolektif emek ve kamusal kaynaklarla üretiliyor ancak kontrolü ve getirisi özel sermayede toplanıyor. Mesele yalnızca işten çıkarmalar değil, mesele üretimin ve teknolojinin kimin elinde olduğu. Bu çelişki kendiliğinden ortadan kalkmaz, çünkü bu durum bir sapma değil, sistemin normal işleyişidir. İşçilerin söz ve karar hakkı olmadan ve uluslararası ölçekte örgütlü bir mücadele kurulmadan, bu düzen değişmez. Sorun şirketlerin kararları değil, bu kararları mümkün kılan düzenin kendisidir.

Go to News Site