Collector
İmamoğlu: Bir dava için duruşma salonu yaptırılır mı? 1,5 milyar lira bir duruşma salonu için harcanır mı? | Collector
İmamoğlu: Bir dava için duruşma salonu yaptırılır mı? 1,5 milyar lira bir duruşma salonu için harcanır mı?
soL Haber

İmamoğlu: Bir dava için duruşma salonu yaptırılır mı? 1,5 milyar lira bir duruşma salonu için harcanır mı?

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişiyle ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında Silivri'de hakim karşısına çıktı. Dava ifadelerin ardından 13 Temmuz'a ertelenirken, İmamoğlu'nun savunmasında öne çıkanlar şöyle oldu: "Sayın yargıç, açıkçası sayısını bile artık kestiremediğim, hatırlayamadığım, her saydığımda birkaç tanesini ıskaladığım bir mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım. Bu fırtına öyle enteresan ki artık istatistiklere sığmıyor; hesaplamalarla bile anlayamayacağınız bir durumla karşı karşıyayım. Bazen bazı mahkemeler niye açıldı diye düşünmeden edemiyorum. Tabii yeni devreye giren birtakım kanunlarla da açıldığı gibi kapananlar da oldu. Çirkin davası vs. gibi çok komik duruşmalar tezgahlanmaya çalışıldı. Bu mahkeme de başladığından beri yaşanan yargıç değişim süreçlerinden birine siz de muhatap oldunuz. Dolayısıyla bir ara yargıçla karşı karşıya gelinmişti, siz aslında 3. hâkim olarak burada bulunuyorsunuz. Ben de sizin huzurunuzdayım. Bu davanın konusu da bilirkişiyi ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmişim ben. Bu suçlamalarla yargılanıyorum. Ancak ortada izaha gerek bırakmayacak kadar açık bir gerçek var: Biz bir bilirkişiyi etkilemedik. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yoktu. Karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıktı. Söz konusu bilirkişi raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız, bu raporların içeriğini, sonuçlarını ve yarattığı etkileri kamuoyuna anlatmaktan ibarettir." "Bu sistemde işleyen kural artık herkesçe bilinmektedir. Eğer sizden beklenen kararı vermezseniz, önünüze konulan sipariş iddianameyi hatırlamazsanız, bir gece ansızın yayınlanan bir kararnameyle kendinizi bambaşka bir şehirde, bir nevi sürgünde bulursunuz. Bunu sizin yüzünüze karşı söylüyorum. Çünkü namuslu, onurlu, haysiyetli olarak bildiğimiz ve her birinin de öyle olmasını arzu ettiğimiz hakimler, yargıçlar; her şeye rağmen vicdanla, ahlakla ve adaletli kararlar vermek zorundadır. Sonucu ne olursa olsun. Bu kadar net. Bu ülke sırat köprüsündedir yani. Şu anda öyle bir köprüdedir. Bu süreçte en büyük sınavı veren ülkenin yargıçlarıdır. Bunun altını çizmek istiyorum. Sayın yargıç, bakın içinde birçok meslektaşınızın olduğu ve insanlara yapılan zalimlikleri hızlıca anlatacağım. Hiçbirini tanımam; hiçbirini böyle gelip sizin gibi karşımda gördüm, tanıdım, o kadar. Bir kısmını tanımadım bile. Helal diplomama karşı, Allah’ıma şükür yani… Benim gösteremeyecek bir tane üniversite arkadaşım yok vallahi; yüzlercesiyle stat doldururum hepsiyle ama bir başkası tavla bile oynayacak arkadaşını gösteremez ama benim var. Allah’ıma şükür sonuna kadar helaldir.” "Bir dava için duruşma salonu yaptırılır mı? Ne oldu işte, yargılanıyoruz yukarıda. 1,5 milyar lira, bir duruşma salonu için harcanır mı? Bunu ancak inşaatçılığa meraklı, gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir. Başka kimse akıl edemez yani. Ben o akla da akıl demem. Yargılama, davaya göre şekillendiriliyor. Artık mesele sadece bir kişi, bir dosya, bir dava değildir."

Go to News Site