soL Haber
Türkiye'de Kürt milliyetçi siyasetindeki Barzani etkisi giderek artıyor. AKP ve MHP ile birlikte sürdürülen çözüm süreci, sürecin siyasi içeriği ve doğrultusu bu etkiyi daha da güçlendirmeye yarıyor. Suriye'de yaşanan gelişmeler karşısında PKK merkezli Kürt milliyetçi gruplarının aldığı tavır, Rojava'da elde edildiği söylenen kazanımların büyük bölümünün HTŞ'ye devri de bu süreçte Barzani'nin etkisinin artmasına vesile olmuş gibi görünüyor. Ortaya çıkan siyasi boşlukların tamamına yerleşmeyi hedefleyen Barzani çizgisi, geçtiğimiz gün Diyarbakır'da kurulan Kürt Milli Platformu'nun da öncülerinden oldu. Selahaddin Eyyubi referansı ve İsrail ile kardeşlik mesajı Kürt Milli Platformu'nun öne çıkan gündemlerinden biri, ileride partileşme hedefi taşıması. Belli açılardan DEM Parti dışında kalan ve Kürt milliyetçisi çizgisinde yer alan küçük örgütlenmelerin bir araya getirilerek yeni bir kuvvet oluşturulması hedefleniyor. Kürt Milli Platformu toplantısında konuşan yazar Hamdin Kaçan bu kapsamda şu ifadeleri kullandı: "İşte kıymetli kardeşlerim, biz hepimiz kuracağımız partiyi bu minvalde göğsümüzü gere gere her yerde Kürdüm, Kürt milliyetçisiyim ve Kürdistaniyim diyeceğiz. Ortadoğu'da Kürt milletinin iradesi, devleti olmadan vallahi billahi adalet olmaz, İslam özgür olmaz. Hiçbir dil özgür olmaz. Emevilerden, peygamberimizden günümüze kadar adaletin, barışın, sevginin, kardeşliğin tek uygulandığı devlet Selahaddin Eyyubi'nin döneminde olmuştur. Bunu neden söylüyorum? Araplar bedevidir. Peygamber öldükten sonra ortaya çıkanlara bakın. Peygamber bile Arapları bedevilikten medeniyete getiremedi. Biz getiremeyiz. Ümmetçilikle bunu sağlayamayız. Ümmetçilik hiçbir zaman bu topraklarda olmadı. Biz sadece Arabın, Türkün, Farsın değil, herkesin kardeşiyiz. Çünkü Kuran bunu diyor. Ben ne kadar Arabın kardeşiysem o kadar da İsrail'in kardeşiyim. Şunu demek istiyorum, milli birlik kuracağız. Vatanı her şeyden, siyasi partilerden, kişilerden üstün göreceğiz. Halkımızın sevgisini her şeyden üstün göreceğiz. Aramızda Ezidi, Müslüman mı, Alevi mi, Sünni mi, sağcı mı, solcu mu bakmayacağız. Yeter ki Kürt olsun, hepsini kucaklayacağız. Böyle bir partiyi kurmamız gerekir. Biz yıllardır başka milletlerle diyalog kuramadık. Çok büyük hatamız var. Diğer milletler bunu yaptı, ulus devlet kurdu. Biz ise sağ, sol ideoloji arasında ya da dini mezhep yolu ile insanlarımızı uzaklaştırdık." Kürt Milli Platformu'nun sağcılık ve milliyetçilik bağlamındaki bu açık ifadeleri ve İsrail ile olan dostluk mesajları, içinden geçilen bu dönemde özel olarak dikkat çekiyor. Platformun logosu. 'Terörsüz Türkiye' ve yeni arayışlar Kürt Milli Platformu'nun sonuç deklarasyonunda, "terörsüz Türkiye" sürecinin başlangıçta toplumda umut yaratmasına rağmen, gelinen noktada hiçbir adım atılmamasının ve Suriye'deki gelişmelerde verilen tavizlerin Kürt halkında hayal kırıklığına yol açtığı ifade ediliyor. Buradan yola çıkarak, bu sürecin dışında kalan Kürtlerin bir araya gelerek siyaset yapma adımı attığı belirtilen belgede, bölgedeki gelişmelerin Kürtler için kritik olanaklar sunduğu ve bunlar iyi değerlendirilmezse fırsatların teğet geçeceği vurgulanıyor. Kürtlerin içinden geçtikleri bu süreçteki fırsatları değerlendirmesi ve daha milli, Kürdistani bir siyaset ile adım atılması gerektiğini savunan platform, özellikle hiçbir kuruma karşı siyaset yapmayacaklarını belirtiyor.
Go to News Site