Collector
İzmir’de kadınlar voleybol turnuvasında buluştu: Kazanan dayanışma, kaybeden karanlık | Collector
İzmir’de kadınlar voleybol turnuvasında buluştu: Kazanan dayanışma, kaybeden karanlık
soL Haber

İzmir’de kadınlar voleybol turnuvasında buluştu: Kazanan dayanışma, kaybeden karanlık

Kadın Dayanışma Komiteleri’nin (KDK) “Karanlığa Karşı Smaç” sloganıyla düzenlediği voleybol turnuvasının ikincisi, İstanbul’un ardından geçtiğimiz hafta sonu İzmir’de düzenlendi. İzmir’in pek çok mahallesinden gelen, tekstilden metale pek çok sektörde çalışan yediden yetmişe onlarca kadın, iki gün boyunca rekabet duygusunun çok ötesinde, kadınları, ülkemizi, dünyayı saran gerici ve emperyalist karanlığa karşı dayanışmak için karşılaştı. Bunu da açtıkları ikinci pankartla gösterdiler. “Küba’ya abluka uygulayan, çocuklara bomba yağdıran, kadınları katleden bu düzene karşı filede dayanışma sahada mücadele: Kaybedeceksiniz!” yazıyordu pankartta. ‘Turnuvanın kazananı dayanışma, kaybedeni emperyalizm’ Maç arasında söyleştiğimiz TKP İzmir İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik de, “Bu sahada dayanışma ve kardeşlik var” diye ifade ediyor bunu. Gedik, sözlerine şöyle devam ediyor: Bu turnuvayı planlarken de temel motivasyonumuz bunca karanlığa karşı dayanışmayı, mücadeleyi, takım ruhunu hissetmek ve hissettirebilmekti. Çünkü bizim asıl düşmanlarımız emperyalist çeteler, NATO ve onların ülkemizdeki temsilcileri, holdingler, tarikatlar ve elbetteki AKP iktidarı.” İki gün boyunca kadınların, ABD’nin başını çektiği emperyalizmin soykırıma dönüşen ablukasına karşı hayatı yeniden üreten yaratıcılıklarıyla direnen Küba halkıyla dayanışmak için, katil ABD ve İsrail’in İran’da katlettiği kız çocukları için de ter döktüğünü ifade eden Gedik, aslında turnuvanın sonucunun daha karşılaşmalar başlamadan belli olduğunu şu sözleriyle ilan ediyor: “Bu turnuvanın kazananı dayanışma, kaybedeni emperyalizm.” Atamay işçileri Tommy’nin ardından filede de sömürüye smaç vurdu Karşılaşmalar çekişmeli geçiyor. Özellikle Karşıyaka ve Atamay işçilerinin oynadığı Şirinyer Kızıl Yıldız takımları favori. Sıralarının gelmesini beklerken yan tarafta ısınan Atamay işçileri sahaya çıkınca tribün, “Atamay işçisi kazanacak!” sloganlarıyla adeta yıkılıyor. Geçtiğimiz yıl Buca BEGOS’ta faaliyet gösteren Atamay Tekstil’de çalışan işçiler, ücret ve tazminat hakları için Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı (PE) ile birlikte mücadele kararı almış; İzmir, İstanbul ve Ankara’daki Tommy Hilfiger mağazalarının önünde gerçekleştirecekleri eş zamanlı eylemlere saat kala Tommy’nin bağlı olduğu PVH Grup’tan taleplerinin karşılanması için Sosyal Güvenlik Kurumu ile görüşüldüğüne dair bir yanıt alarak zaten skor tablolarına bir sayı eklemişti. Turnuvada ise Şirinyer Kızıl Yıldız takımına sayı kazandırıyorlar. Karşılaşmaları sona erer ermez sıcağı sıcağına Atamay işçileri Songül ve Gülçin’in yanına gidiyorum. Songül heyecandan yerinde duramıyor. Zaten, “Hayatımda hiç voleybol oynamadım, hayatımda ilk kez bu heyecanı yaşıyorum” diye söze giriveriyor hemen. Ama amatörlüğü ve heyecanıyla tezat oluşturan bir profesyonellikle de, “Heyecan var ama bir sonraki maçı alabilecek miyiz bakacağız, iddialıyız” diyor. Sohbet ederken ilkokul da okumadığını öğreniyorum Songül’ün. “Ama okumadığım hâlde mücadeleye ve kadın dayanışmasına her zaman varım” diyor aynı profesyonel rahatlıkla. Gülçin’le bir ağızdan Tommy’ye karşı verdikleri mücadelenin ve karşılığını almanın zaten kendilerine büyük bir özgüven verdiğini söylüyorlar. Turnuvadaki özgüvenlerini de Tommy’ye vurdukları smaca borçlular… Songül’ün servislerinden mesaj var: ‘Yaşamdan vazgeçmeyeceğiz’ Turnuva sürerken kullandığı servisle tribünü ayağa kaldıran bir diğer kadının yanına gidiyorum. Onun adı da Songül ama o, Şirinyer Kızılçullu takımında forma giyiyor. 63 yaşındaki Songül’ün tribünde ve sahada yarattığı heyecanın yaşına oranla sergilediği başarılı performansının ötesinde bir sebebi var: Songül tekerlekli sandalye kullanıyor. Eski basketbolcu olan Songül, yaşadığı bir kaza sonucu tekerlekli sandalye kullanmaya başlamış. Kullandığı servisler kadar kendi kuşağını oluşturan emekliler ve engelliler için verdiği mesajın da yerini bulmasını diliyor: “Emekliler ve engellileri yaşama bağlayan her şeyden koparan bir düzen var. Bence böyle aktivitelere daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Bizi evlere hapsetmek istiyorlar, istemiyoruz. Yaşamaktan vazgeçmeyeceğiz.” Yeniden kurdukları hayatın mücadelesi bu kez filedeydi Geçtiğimiz yılın kasım ayında bu sayfalar için verdiği röportajda, “ Çocuklarımla özgürce yaşayabileyim istiyorum ” diyen Irmak da turnuvaya katılanlar arasındaydı. Sporcu olan kızı ile aynı takımda mücadele ettiler, tıpkı iki kızıyla birlikte özgürce yaşamak amacıyla hayatlarını canla başla yeniden kurmak için mücadele ettikleri gibi… “Kadınlar ne olursa olsun hiçbir zaman yaşamdan vazgeçmemeli” diyor Irmak. Bunun aracı olan bir sporun turnuvasında forma giyen biri olarak bunu söylediği için gururlu. “Bütün kadınlara çağrım, spora devam etmeleri. Kadınlar her yerde olsun. Hiçbir zaman kendilerini ezmelerine izin vermesinler, birbirlerini yalnızlaştırmasınlar. Biz birbirimize ne kadar sahip çıkarsak o kadar zarar görmeyiz” diye ifade ediyor hislerini. Şirinyer Kızıl Yıldız’da yarışan 36 yaşındaki Hilal’in sözleri hem benim hem de bu satırları okuyanların muhtemelen hissettiklerini dile getiriyor: “İşyerlerinde, evlerinde sömürüyle, şiddetle mücadele eden kadınlarla burada bu turnuvada rekabet etmek için değil, dayanışmak için maç yapmak çok büyük bir onur.” Turnuvanın sonuna doğru… Galibiyet hangi takımın? Turnuvanın ikinci gününde tablo hâlâ galibiyete dair ipucu verecek şekilde netleşmiyor çünkü iki favori takımın karşılaşması salonu resmen ayağa kaldırıyor: Karşıyaka ve Sosyal Voleybol… Sosyal Voleybol, profesyonel voleybolculardan oluşuyor, Karşıyaka’da da deneyimli isimler var ve iddialarını sahaya taşımayı biliyorlar. Sosyal Voleybol takımından Candan Budak, profesyonel bir ekip olmalarına rağmen hayatında voleybol oynamamış kadınlarla maç yapmış olmalarının rekabet duygusundan ziyade birlik duygusu yarattığını vurguluyor. “Ortak bir amaçla bir arada bulunmak, birbirini sahiplenmek ve birbirini desteklemek turnuvanın en güçlü yönüydü” diyor. Oyuncu eksiği olan takımlarda açığı kapatmak için oynaması, bunun en güzel örneklerden biri oluyor. Profesyonel voleybol oyuncusu biri olarak sporun kadınların mücadelesinde tuttuğu yeri şu sözlerle özetliyor: Kadınların bir arada olması ve örgütlü hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak bu şekilde gerçek bir mücadele verilebilir. Sporun kadınlar için çok önemli bir alan olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada bir araya gelerek birbirimizi daha iyi anlıyor, hayatın içinde karşılaştığımız zorluklara birlikte çözüm üretebiliyoruz. Bu yönüyle spor, verilen mücadelenin bir yansıması hâline geliyor.” İki takımın maçı boyunca topu yerde görmek mümkün olmuyor, skor başa baş gidiyor, birbirine ezici üstünlük kurabilen olmuyor… Karşılaşma Karşıyaka’nın galibiyetiyle sona eriyor ama turnuvanın kazananı puan durumuna göre belirleneceği için heyecan hâlâ dorukta. Nihayet son maçın bitimiyle turnuvanın birincisi Sosyal Voleybol oluyor. Yamanlar Direnç ikinci olurken, üçüncü sırayı da Şirinyer Kızıl Yıldız alıyor. İlk üçe giren kadınlar kupalarını aldıktan sonra kol kola, sloganlar atarak turnuvanın esas galibini kutluyor: Kadın dayanışması.

Go to News Site