Collector
ABD yenilebilir mi? | Collector
ABD yenilebilir mi?
BirGün Gazetesi

ABD yenilebilir mi?

Epeydir bir tamirat tadilat işinde Zülküf Abi , Kenan , Sait ve Rıfat ’layız. Aynı yerde yatıp kalkıyor, aynı sofrayı paylaşıyor, paydoslarda uzun sohbetler yapıyoruz. Ara sıra bize katılan bir de İngiliz emekli öğretmen var. Kısacık futbol araları olsa da, sohbetlerin iki değişmez konusu hayat pahalılığı ve ABD ile İsrail’in İran’a saldırısı. Hayat pahalılığı konusunda kimsede sürpriz bir görüş yok. Özeti Kenan ’ın “İşe başlarken mazotu 60 liradan aldık, bitirip giderken 100 liradan alacağız!” cümlesi. Farklı kentlerden, farklı sosyo-kültürel yapılardan, farklı eğitim düzeyinde ve inançlarda insanlarız. Bizim masanın ortak ABD-İsrail duygusu çok daha geniş bir coğrafyada çok daha büyük bir sosyo-kültürel ve ideolojik-politik çeşitlilikte paylaşılıyor. Ortak duygudan kastım, ne zaman İran’dan başarılı, İsrail ve ABD ’nin canını yakan bir hamle gelse keyiflenme, tersi olduğunda da üzüntü ve öfke hali. Bu duygunun yaygınlığına en güçlü kanıtım da, Katar ’da galiba, bir Arap tarafından çekilen ABD üssünün vurulma anına ait video. Kendi ülkesine ve kendinden az öteye düşen füzeyi hedefi vurduğu için coşkuyla karşılayan sesleri duyuyorsunuz videoda. Hollywood ’uyla, medyasıyla, küresel imaj cilalama aygıtlarıyla kendisini dünyanın “ iyilik gücü ”, özgürlük ve demokrasi savunucusu olarak pazarlamayı becermiş ABD ’nin ahlaki imajı ve meşruiyeti hiç olmadığı kadar diplerde. Tüm imparatorluklar gibi bir sarmalın içinde; sadece zorla var olamaz, belli ölçüde inşa ettiği rızayı yitirdikçe daha çok şiddete sarılıyor, bunu yaptıkça da meşruiyetlerini daha çok yitiriyor, ahlaken daha fazla düşüyor. Bir elde İncil diğerinde kutsadıkları ölüm araçlarıyla Trump ve Savaş Bakanı Hegseth gibilerin dümene geçtiği ABD artı bir “ amok koşucusu ”. Kendi sonuna koşuyor ama o yok olurken asıl acıyı biz çekeceğiz. İran’da okul sıralarında üzerlerine bombalar düşen kız çocukları gibi! Bu “ amok koşucusu ”nun bombalarından ve füzelerinden daha etkili silahı medyası. Kontrol ettiği iletişim düzeni. Koşusunu asıl o uzatıyor! “ ABD yenilebilir mi? ” bizim “ inşaat sofrası ”nın, füzelerin nereyi nasıl vurduğuyla dalgalanan ruh hali içinde sık dilendirilen sorusu. Zülküf Abi “ Yenilir! ” diye kestirip atıyor ama gözler ona destek umuduyla bana dönüyor. Ben de okuduklarımdan ortaya karışık bir şeyler söylüyorum: 2000 yıllık İran devletiyle 200 yıllık ABD ’nin, satranç oynayan mollalarla poker oynayan kovboyların mücadelesini izliyoruz. ABD imparatorluğu için sonun başlangıcı ama sizin arzuladığınız türden bir son olmaz. ABD burada yenilse de bir başka yerde onu örtecek zafer arar. Belki Küba ’da! İmparatorluğu yitiren Büyük Britanya önemli Avrupa devletlerinden biri oldu. Dünyadan elini ayağını çekse de, ABD de önemli bir Kuzey Amerika devleti olarak kalır. Ancak, bunun için İran füzeleri yetmez. Medya ve iletişim alanlarını kontrol edenler hala en büyük tehdidin İran, Rusya , Çin olduğu, kurtuluşu da ABD ’nin sağlayacağı hikayesini anlatıyorlar. Savaşı barış, saldırganlığı savunma diye satıyorlar ve bununla bazı ülkeleri peşlerine takıyorlar. Daha önce anlatılan özgür ve kamusal internet yok. Algoritmaları ve filtreleme yöntemleriyle neyi istiyorlarsa onu gözümüze sokuyorlar. Yetmezse “ dezenformasyon yasaları ” var. Farkı sesler duymak zor. ABD yenilebilir. Ancak bunun için dünyanın her yerinde İsmail Arı gibi onların iletişim sistemine çomak sokan gazeteciler olmalı. Başta ABD ve İsrail olmak üzere dünyanın sokaklarını, hafta sonunda olduğu gibi, barış, uluslararası hukuk, çok taraflılık isteyen vatandaşlar doldurmalı. ABD ’nin yıkmakta olduğu BM düzeninden yana ülkeler bir araya gelmeli. Bir de, başta Körfez ’dekiler olmak üzere, ABD üsleri ve CIA istasyonları bulunduran “ dostları ” H. Kissenger ’ı dinlemeli: “ Amerika’nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir, ama dostu olmak ölümcüldür! ”

Go to News Site