BirGün Gündem
BirGün/Ankara 31 Mart yerel seçimlerinin ardından geçen iki yılda, yerel yönetimlere yönelik müdahalelerin kapsamı genişledi. Belediye başkanlarının görevden alınması, kayyum atamaları, siyasi transferler ve mali kısıtlamalar, seçimle oluşan yerel iradenin sistematik biçimde aşındırıldığı bir tabloyu ortaya koyuyor. TÜM BEL-SEN, yerel seçimlerden bugüne yaşanan gelişmelere ilişkin yayımladığı kapsamlı raporda, yerel yönetimlere yönelik müdahalelerin “emek ve demokrasi karşıtı bir rejime” dönüştüğünü belirtti. Sendika, kayyum atamaları, görevden almalar, yargı operasyonları ve mali kısıtlamalarla birlikte Türkiye’de yerel demokrasinin fiilen askıya alındığını vurguladı. Rapora göre seçimlerden bu yana 85 belediyede yönetim değiştirildi, milyonlarca seçmenin tercihi etkisiz hale getirildi. Rapora göre İmamoğlu ile birlikte Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlarının tutuklanmasının “demokratik sisteme yönelik bir operasyon” olduğu belirtildi. Bugün itibarıyla 19 belediye başkanının tutuklu olduğu kaydedildi. Raporda ekonomik müdahalelerin de arttığı vurgulandı. Belediyelerin bütçeleri merkezi sisteme bağlandı SGK borçları gerekçe gösterilerek gelirlerden kesintiler yapıldı Yatırım yetkileri merkezi idareye devredildi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “belediyeleri silkeleyin” sözleri hatırlatılarak, bu politikaların bilinçli bir mali baskı mekanizması olduğu ifade edildi. TÜM BEL-SEN’e göre süreçten en çok etkilenen kesimlerden biri de belediye emekçileri oldu. Bu süreçte bin 342 kamu emekçisi ihraç edildi, 837 kişi hâlâ görevine dönemedi, 3 bin 200 emekçi toplu sözleşme iptalleri nedeniyle gelir kaybı yaşadı. Yerel yönetimlerin demokratik katılımın temel alanları olduğunu vurgulayan sendika taleplerini şöyle sıraladı: Kayyum uygulamalarına son verilmesi Görevden alınan belediye başkanlarının iadesi Yargı süreçlerinin bağımsız ve şeffaf yürütülmesi Belediyelerin mali ve idari özerkliğinin güçlendirilmesi Emekçilerin iş güvencesi ve sendikal haklarının korunması Sendika çözümün yerel yönetimlerin merkezi vesayetten kurtarıldığı, halkın doğrudan söz ve karar sahibi olduğu demokratik bir modelin inşa edilmesinden geçtiğini vurguladı.
Go to News Site