Collector
Aç kapını Amerika! | Collector
Aç kapını Amerika!
Milliyet Yazarlar

Aç kapını Amerika!

Oldukça akıllı, soğukkanlı, bilinçli ve olabildiğince disiplinli bir set oyunuyla Amerika’nın kapısını araladık. Orkun’un şutunda top çizgiyi geçerken, son dokunuşu yapan Kerem. O pozisyon ister istemez ofsayt tedirginliği yarattı. Neyse ki düdük Premier League hakemi Michael Oliver’in elinde. Gol geçerli. Buz gibi ter döküyoruz, 30 saniyede kuruyoruz. Maç bitmeden kalbimizde yükselen davul-zurna seslerini durduramıyoruz. Sahada kontrollu oyun var. Tribünlerde ve evlerde de Türkiye’nin kontrollu coşkusu yaşanıyor. 60 yıldır heyecan ve merakla izlediğim Milli Takımımız, havası, psikolojisi ve zorluğu bu kadar yüksek çok az maç oynadı. Matematik ve istatistik de şaşırdı dün gece. İlk yarıda topun sahibi biziz: 37/63. Kontrollu bir set oyunu oynuyoruz. Geçiş kovalayan rakibi de fazla oynatmıyoruz. Ne var ki beklediğimiz kadar “şutör” değiliz. Beş pozisyonumuz var. O pozisyonları gümbür gümbür şutlarla tamamlayamıyoruz. Sol kanatta Ferdi ve Kenan başarıyla ‘mekanik’ oynarken sağ kanatta Zeki’nin atakları sürekli top kayıplarıyla ziyan oluyordu. Golü atmasına rağmen Kerem’in bildiğimiz etkin kişiliğini de göremedik. Neyse hepsinin eline, ayağına, yüreğine ve aklına sağlık. Topa sahip olma oranında 65-67 bandında gidip geliyoruz. Dakikalar geçtikçe kurdukları baskıya rağmen, Kosovalıların motivasyon kaybına uğradığını görüyoruz. Bir ara pas sayımız da ezici hal alıyor: 434’e 214... Neyse 10 adet de şutumuz var. İlk Dünya Kupası katılımımız 1954. 48 yıl sonra ikincisi. 24 yıl sonra da 2026’da üçüncüsü. Dileyelim, bundan sonra daha sürekli katılımlarımız olsun. Dün akşam oynayan-oynamyan çocuklarımıza teşekkür ederiz. Montella’ya da “Grazie Sinyor” (Teşekkürler Hoca!” diyorum. Bekle bizi Amerika… Bu harika takımla dünyaya unutulmaz hikayeler ve goller yaşatacağız. Kim bilir? Belki de futbolla tüm dünyaya barış şarkıları söyletiriz hep birlikte… Trump dahil, yani!..

Go to News Site