Milliyet Yazarlar
Türkiye’de 5G dönemi bugün resmen başladı. Hayırlı olsun... 5G’ye geçen ilk ülkelerden biri değiliz. Hatta bir miktar geciktiğimizi bile söyleyebiliriz. ABD, Güney Kore, Çin ve Avrupa’nın önemli bir bölümü bu dönüşümü 5-6 yıl önce başlattı. Ancak ilk olmak kadar “doğru zamanda, doğru şekilde geçmek” de en az onun kadar önemli. Mesele ne zaman başladığımız değil, bu teknolojiyi ne kadar hızlı ve akıllı kullandığımız. Elbette “5G’ye geçiyorum” demekle geçilmiyor. Bu sürecin bir de gereklilikleri var. Altyapı hazır mı? 5G’yi etkin kullanabilmek için altyapısı hazır olmalı. Fiber optik ve yoğun fiber destekli küçük hücre baz istasyonu altyapısı oluşturulmalı. Eğer bu sağlanamazsa 5G çoğu yerde büyük bir ihtimalle 4.5G’ye yakın hissedilecektir. Bu yatırımların henüz tamamlandığını sanmıyorum. O nedenle 5G’ye geçilse bile tam verimli bir 5G için birkaç yıl daha beklemek gerekebilir. Tabi bir de tüketicilerin elinde 5G’ye uyumlu cihazlar olmalı ve bunun için de o telefonları alacak alım gücü... Peki koşullar sağlanır ve 5G keyfi yaşanmaya başlanırsa hayatımızda neler gerçekten değişecek? Sadece ‘hızlı internet’ mi? İlk bakışta 5G denince akla gelen ilk şey de doğal olarak hız oluyor. Evet, internet hızları en az 10 kat artacak. Ama 5G’yi sadece “daha hızlı internet” olarak görmek büyük resmi kaçırmak olur. Asıl devrim hızdan çok gecikmenin ortadan kalkması ve aynı anda çok daha fazla cihazın bağlanabilmesi. Bu ne demek? Ben de bilmiyordum, uzmanlarından öğrendim. Bugün internette yaptığımız her işlemde milisaniyelik de olsa bir gecikme var. 5G ile bu gecikme neredeyse sıfıra iniyor. “Bu kadar küçük farkın sözü mü olur?” demeyin. Oluyormuş. Bu fark meğer büyük dönüşümlerin kapısını açıyormuş. Hanehalkı için köklü değişim Hanehalkı dijital hayatı sevmişti. Şimdi 5G iledaha akıcı bir dijital hayat olacak. Donmadan izlenen videolar, kesintisiz görüntülü görüşmeler, gecikmesiz oyunların tadını çıkaracaklar. Ama asıl değişim daha derinde olacak. Akıllı ev sistemleri daha da akıllanacak. Evdeki cihazlar birbiriyle iletişim halinde olacak. Güvenlik kameralarından enerji yönetimine kadar her şey anlık veriyle çalışacak. Eğitim tarafında çocuklar artık sadece ekran karşısında ders dinlemeyecek; üç boyutlu simülasyonlarla öğrenme deneyimi yaşayacak. Şirketler için verimlilik Fabrikalarda makineler birbirleriyle konuşacak. Üretim hatları milisaniyelik senkronizasyonla çalışacak. Bu, hem hataları azaltacak hem de üretim hızını artıracak.Lojistikte ise her şey izlenebilir hale gelecek. Tarımda sensörler, dronlar ve otonom makineler sayesinde “veriye dayalı üretim” dönemi başlayacak. Toprağın neye ihtiyacı olduğu anında ölçülecek ve müdahale edilecek. Daha akıllı sistemler 5G ile kamu hizmetleri kabuk değiştirecek. Yeni bir sayfa açılabilecek. Trafik sistemleri anlık veriyle yönetilecek. Sağlıkta ise uzun zamandır konuşulan ama sınırlı kalan uzaktan müdahale ve robotik cerrahi uygulamaları yaygınlaşacak. Bir doktorun başka bir şehirdeki hatta başka bir ülkedeki hastaya müdahale edebilmesi artık teorik değil, pratik bir seçenek olacak. Enerji, su ve şehir altyapıları daha verimli yönetilecek, kaynak israfı azalacak. Ama gerçekçi olalım… Tüm bu tablo heyecan verici. Ancak 5G’nin etkisi bir anda hayatımıza sihirli bir değnek gibi dokunmayacak. Bunun için yukarıda da bahsettiğim gibi kritik 3 şart var. Altyapı yaygınlaşmalı, 5G uyumlu cihazlar erişilebilir hale gelmeli veservisler bu teknolojiye uyum sağlamalı. İşte bundan dolayıdır ki; asıl dönüşüm önümüzdeki birkaç yıl içinde adım adım gerçekleşecek. Evet, dünyaya göre biraz geç kaldık. Ama hala oyunun içindeyiz. Teknoloji başlangıçta bugünkü kadar verimli değildi, biz daha olgunlaşmış bir teknolojiyle başlıyoruz. Önemli olan 5G’yi sadece kullanan, diğer bir deyişle sadece tüketen değil, onun üzerine değer üreten bir ülke olup olamayacağımızdır.
Go to News Site