Collector
Yoksulluk arttıkça okul öncesi eğitimden kopuş da artıyor | Collector
Yoksulluk arttıkça okul öncesi eğitimden kopuş da artıyor
BirGün Eğitim

Yoksulluk arttıkça okul öncesi eğitimden kopuş da artıyor

“Paran varsa 2 yaşından itibaren okul öncesi eğitimi satın alabilirsin” dediler. Eylül 2025’te özel öğretim kurumlarında okul öncesi eğitime başlama yaşı 36 aydan 24 aya indirildi. “Paran yoksa değil 2 yaşında, 5 yaşında da okul öncesi eğitim alamazsın” dediler. Her geçen gün daha da yoksullaşan milyonlar için devlet okullarında 2023 yılının Mayıs ayında okul öncesi eğitimin “katkı payı” adı altında ücretli olması düzenlendi. 2023-2024 yılı ile eğitimi parayla satın alamayan binlerce çocuk okul öncesi eğitimden koptu. ∗∗∗ 2024-2025’te ise kopuş daha da hızlandı. Örgün eğitim verileri üzerinden resmi anaokullarındaki öğrenci sayısı bir önceki yıla kıyasla %38,9, 3-6 yaş oyun odası kurs programındaki öğrenci sayısı %83,8, çocuk destek eğitimi kurs programındaki öğrenci sayısı %74,6, 657 Sayılı Kanun kapsamında açılan okul öncesi kurumlardaki öğrenci sayısı ise %75,8 azaldı. Son bir yıl içinde okul öncesi eğitimdeki öğrenci sayısı 212 bin 888 azaldı. Okul öncesi eğitimde tüm yaş gruplarında (3-5, 4-5 ve 5) okullaşma oranları son 3 yılın en düşük düzeyine inmiş durumda. İstanbul ve Ankara, 5 yaş okul öncesi okullaşma oranlarının en düşük olduğu iller arasında yer alıyor. Bu durum da mutlak sayı olarak çok daha fazla çocuğun okul öncesi eğitime erişemediği anlamına geliyor. Özel öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranının en yüksek olduğu kademe %18,8 ile okul öncesi eğitim. Ayrıca özel öğretim kurumlarının toplam okul sayısı içindeki payının en yüksek olduğu kademe de %41,2 ile yine okul öncesi eğitim. 3 yaş çağında iki çocuktan biri (%49) , 4-5 yaş aralığında on çocuktan altısı (% 60,8) okul öncesine ulaşamıyor. Çocukların okul öncesine erişemediği her durumda cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle kadınlar da istihdamdan uzaklaşıyor. TÜİK 2025 raporunda doğum sonrası yeniden iş gücüne dönen kadın oranı yalnızca %31,3. ∗∗∗ Okul öncesi, eğitim kademeler içinde en pahalı kalem. Temel bir kamusal hak, yurttaşlık hakkı olması gereken okul öncesi eğitim yalnızca çok para ödeyenin ulaşabildiği bir ayrıcalık. Okul öncesinde, özel öğretim kurumlarında artış ile eş zamanlı artış gösteren ise Diyanet tarafından yürütülen 4-6 yaş Kuran kursları. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğu olan okul öncesi eğitim bir yandan özele, bir yandan da Diyanet’e devrediliyor. Çocuklarını karma, bilimsel eğitimin verildiği en pahalı okullarda okutanlar yoksulluğun çaresizliğini yaşayanlara adres olarak 4-6 yaş Kuran kurslarını gösteriyorlar. Özellikle 2021 Milli Eğitim Şura’sı kararları sonrası her mahallede; okullarda, camilerde, hastanelerde, sığınma evlerinde, vakıf-dernek adıyla toplum temelli kurum denilerek tarikat yapılarının yerlerinde her yerde 4-6 yaş Kuran kursları açılıyor. Resmi Gazete’de son yapılan değişiklikle her köyde 4-6 yaş Kuran kurslarının açılabilmesi düzenlendi. Uzunca süredir sürdürülen zorunlu eğitim süresi tartışması ile birlikte okul öncesi eğitimin zorunlu kapsamına alınacağı yönünde yapılan açıklamalar yapılıyor. Şura sonrası siyasi iktidar sözcüleri veya Diyanet’ten isimler tarafından 4-6 yaş Kuran kurslarının zorunlu eğitim kapsamına alınması gerektiği minvalinde açıklamalar kamuoyuna yansımıştı. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) uzun süredir okul öncesi eğitimin MEB’in sorumluluğunda zorunlu, bilimsel ve parasız olması için çalışmalar yürütüyor. Bölgesel düzeyde 18 ilde düzenlediği okul öncesi eğitim anketi sonrası 28 Mart Cumartesi “Okul Öncesi Eğitim Çalıştayı” gerçekleştirdi. Ankette öne çıkan ana talebin aciliyeti Çalıştay ile bir kez daha gün yüzüne çıktı. Okul öncesi eğitim tüm çocuklara Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından parasız ve zorunlu olarak sağlanmalıdır. Okul öncesi eğitim hakkı kamusal bir haktır, yurttaşlık hakkıdır ve MEB’in sorumluluğudur. Öğrenci Veli Derneği’nin anket, Çalıştay, basın açıklamaları, eylemlerle kesintisiz bir şekilde sürdürdüğü parasız, zorunlu ve bilimsel okul öncesi eğitim mücadelesi yoksulluğun, eşitsizliğin artması, eğitimin piyasalaşmasının sonucu okul öncesi eğitime erişemeyen binlerce çocuğun gelecek umududur.

Go to News Site