Collector
Toplumsal baskı Sine-i Millete dönmekle olur! | Collector
Toplumsal baskı Sine-i Millete dönmekle olur!
BirGün Gazetesi

Toplumsal baskı Sine-i Millete dönmekle olur!

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP, Türkiye nüfusunun yüzde 64’nü yöneten ve ekonominin yüzde 82’ni üreten kentlerde birinci parti olmuştu... 31 Mart 2026 günü, CHP’nin büyük zaferi olan “Yerel Yönetimler iktidarının” halk tarafından kuruluşunun, 2. Yılıydı… Bu büyük zafer, 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarı hiç işine gelmedi… Çağdaş ve uygar Türkiye’nin kurucu ilkeleriyle kavgası olan siyasal İslamcılar, sadece yerel seçimleri kaybetmediler aynı zamanda büyük bir finans kaynağı ve kentlerin rant getiren önemli taşınmazlarını yağmalama imkanını da kaybettiler… Ülkenin altı üstü yağmalandı. Ormanlar yandı. Söndürecek hava ve kara araçları yok edildi… Yangın söndürme işi bile yandaşlara fahiş fiyatlarla verildi… Akarsular HES’lere feda edildi, Doğa katliama oluştu… Göller kurudu. Denizler kirlendi… Taşkınlarda yüzlerce yurttaşımız öldü… Tarihimizin en büyük doğal felaketlerine hazırlıksız yakalandık… Depremler ve emekçiler için toplanan işsizlik paraları ve benzeri “felaket fonları yandaşlara paylaştırıldı… Yer altı madenleri, altın, gümüş, bor vb. ile Nadir Toprak Elementleri emperyal yandaşlara peşkeş çekildi… ∗∗∗ Bütçeyi bir kişi yapıyor! Vergiyi istediği gibi toplayan da harcayan da o tek kişi… Onu frenleyen hiçbir güç yok… Devleti bir kişi yönetiyor… Onu denetleyen hiçbir kurum yok… Ahlak bozuldu. Uyuşturucu aldı başını gidiyor. Uyuşturucu baronlarının cirit attığı ülke olduk… Madde kullanım yaşının 10’na düştüğünü tüm yetkiler açıklıyor. Suç işleme ve ateşli silahlarla yol ortasında adam öldürme yaşı da 14/ 15’e düştü… Kadınlar çocuklar öldürülüyor. Cezası verilmiyor… Çünkü yargı taraflı ve adaleti getirmiyor… Her akşam onlarca TV kanalındaki mafya dizileri, adeta insanların nasıl ahlaksız ilişki yaşayacağına ve nasıl acımasızca öldürülecekleri anlatıyor… Zaten, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeleri ve kurumlarıyla birlikte çağdaş bir devlet olarak kurulması ve sömürge durumundaki mazlum ülkelere örnek olması hem emperyalistleri hem de Siyasal İslamcıları kızdırmıştı! Rövanş almak için 23 yıldır uğraşıyorlar… ∗∗∗ CHP’nin birinci parti olduğu 2. Yılında yani 31 Mart’ta 2026 sabahı, bu kez de Bursa BBŞ Mustafa Bozbey’i tutukladılar. Gerekçesi belli değil. Havuz Medyası bile tam kavrayamamış. Hepsi farklı şeyler anlatıyor… CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deyimiyle bu iş çığırından çıktı... Türkiye Hukuk Devleti olmaktan vazgeçti… Hukukun üstünlüğünü boş verir, Masumiyet Karinesine aldırış etmezseniz, kimsenin yaşama hakkı kalmaz… Artık yeter demeliyiz! 2022 ‘de defalarca yazdığım gibi Sine-i Millete dönmeliyiz… Sine-i Millet;” iddia edildiği gibi  ‘halka kurulan  bir tuzak, iktidara meydanı boş bırakmak ya da ‘siyasetten kaçmak’ değildir! Aksine; devletin kurumsal kimliğini yok eden, kurumlarını dağıtan, hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruiyetini yitiren, halkın yaşam hakkına sırtını dönmüş, demokrasiyi askıya almış, laik devlet niteliğini kaybetmiş, yurttaşlarının can ve malını korumaktan vazgeçmiş, ülke kaynaklarının, çevre ve doğanın yağmalanmasına göz yummuş, dahası, emperyalistlerin taleplerini, ülkemiz çıkarlarının üstünde tutmuş bir siyasal yapıyla, uygar ve demokratik kurallar içinde mücadele etmenin tek  yoludur… Sine-i Milleti; “Savaş ateşi yakan iki dengesiz liderin uyguladığı kanlı vahşete, soykırıma göz yuman ve sırf kendi küçük egemenliğini devam ettirmek için ses çıkamayan, bu davranışı nedeniyle övgü alan, verdiği ülke kaynaklarına karşılık meşruiyeti sağlanan bir anlayışa karşı direnmenin yoludur… ∗∗∗ Sine-i milleti; konforlu meclis koltuklarından vazgeçip millet egemenliğini gasp etmiş iktidarı sandıkta düşürerek, haksız uygulamalarıyla mağdur edilen halkın temsilcileri adına yapılanlardan tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap sorulabilmenin ve hukukun gereğini yapabilmenin gücü olarak görülmelidir… Kısaca; “Ekonomisi çöken, ülkenin bilinçli olarak tarumar edildiği, toplumun bölündüğü, bir avuç yandaşın korunduğu, geleneklerin, özellikle, ahlakın yok edildiği ülkede, emeklisini, gencini, kadınını açlığa mahkûm etmiş bir iktidarı, tümüyle reddedip milletin sinesine dönmek ve birlikte mücadele etmektir… Ve sadece, sokağa dönmek, halkı seçimlere hazırlamak için il, ilçe, mahalle dolaşıp, meydanları doldurmak, mitingler düzenlemek bugünkü koşullar içinde yeterli değildir! Demokrasi içinde “tarihi bir halk hareketine imza atarak,” emeğin, üretimin ve adil paylaşımın güvencesi olan laik demokratik sosyal hukuk devletini yeniden oluşturmak ve Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyada yeniden saygınlığını kazandırma başarısına ulaşmanın tek yoludur… Bilinmeli ki, “Erken Secim Sandığı” ancak toplum baskıyla milletin önüne konur…

Go to News Site