Collector
Zikzaklarla 16 yıl | Collector
Zikzaklarla 16 yıl
BirGün Gazetesi

Zikzaklarla 16 yıl

Özgür Can SUNATA* Nereden nereye geldik… Kimler geldi, kimler geçti hayatımızdan bu yıllarda: eğitimciler, bakıcılar, doktorlar, siyasetçiler, bürokratlar… Hepsi bu zikzaklı yolculuğun bir parçası oldu. Çünkü hayat doğrusal değil; biz 16 yıldır zikzaklarla ilerliyoruz. Bu yıl, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nü özne olarak idrak edişimizin 16. yılındayız. 16 yıllık deneyim bize şunu öğretti: Farkındalık, yılda bir gün hatırlamak değildir. Farkındalık; 365 gün, insan onuruna yakışır bir hayatı savunmaktır. Artık otizmin rengi mavi değil. Hayatlarımıza dair ihtiyaçlar yazıldı, yasalar çıkarıldı, eylem planları hazırlandı. Biz artık “fark et” demiyoruz; “uygula” diyoruz. Bu yüzden rengimiz kırmızı. Peki farkındalık neydi? Sevgi neydi? Hak mücadelesini verirken sadece taleplerimiz mi vardı? Duygularımızın hiç izi yok muydu? Vardı. Bazen öfke, bazen çaresizlik… ∗∗∗ Ama aynı zamanda kararlılık, umut ve dayanışma da. İşte farkındalık tam da burada başlıyor: Bilginin, duygunun ve eylemin birbirine dönüştüğü yerde. Hak talebi yalnızca resmi bir süreç değil; sevginin, adaletin ve toplumsal vicdanın hayata geçmiş hâlidir. Bu yolculukta şunu da öğrendik: Farkındalık bireysel bir bilinç değil, toplumsal bir sorumluluktur. Sağlamcılık karşısında bir arada yaşamı savunmaktır. Okulların, işyerlerinin, sağlık ve sosyal hizmet mekanizmalarının bu sorumluluğu yerine getirmesi gerekir. Çünkü ancak o zaman toplum daha adil, daha kapsayıcı ve gerçekten “sağlam” olur. Zikzaklı bu yolda en çok hissettiğimiz şey ise şuydu: Sığamamak. Dahil olamamak. Nitelikli eğitim, sağlık ve bakım hizmetlerine erişememek. Anlasanız… Bizden sonra siz varsınız. Bu bakımın, bu sorumluluğun bir parçası sizsiniz. Buna hazırlanmak için bakım süreçlerini desteklemeniz, gerekli koordinasyonları kurmanız şart. Anlasanız… Bu yamuk sistemin içinden, o çok istediğiniz “mucize otizmli çocuk”u çıkaramayız. Anlasanız… Birbirimizin çaresiyiz. ∗∗∗ Yıllarca “fark edin” dedik. Bugün herkes farkında. Ama artık sormamız gereken soru şu: Bundan sonra ne yapacağız? 2 Nisan’da yazılan metinler, paylaşılan görseller, asılan posterler yetmez. Haydi… artık bunun pratikte karşılığı olsun. Yol uzun. Ve 2 Nisan; başarı hikâyelerinin, romantik anlatıların günü değil. Bize sevgiden, sabırdan, “cennetlik” olmaktan bahsetmeyin. Gelin, bu sınava birlikte girelim. Bu yolu birlikte yürüyelim. Çünkü bu yol kolay değil. Bu yolda fırtınalar kopuyor. Devlet olmadan, toplum olmadan, kurumlar olmadan… “Sizi fark ettik” demeniz yetmiyor. Biz ilerleyemiyorsak, siz de ilerleyemezsiniz. Çünkü aynı gökyüzü altında, aynı medeniyeti birlikte kuruyoruz. Otizmli bireyler yalnızca bir gün değil, her gün görünür olmalı. Eğitim ve sağlık hakları, toplumsal kapsayıcılığın en somut ölçüsüdür. Zikzaklarla ilerleyen bu yolda sizden beklenen nettir: Sorumluluk almak ve uygulamada karşılık üretmek. Çünkü farkındalık, yalnızca bilmek değil; harekete geçmektir. *Gökyüzü Çocukları Derneği Başkanı

Go to News Site