soL Haber
Türkiye, son yıllarda milyonlarca göçmenin ülkeye gelişine tanık oldu. Bu hareketliliği, AKP iktidarının Türkiye'yi de parçası yaptığı Suriye gibi, Afganistan gibi, Libya gibi ülkelere yönelik emperyalist müdahale savaşlar tetikledi. Milyonlarca göçmen, yabancı kimlik numarası verilerek kayda geçirildi. Yüzbinlercesi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına kabul edildi. Patronlar bu ucuz emek girişinden büyük kârlar elde etti, siyasiler yaratılan karşıtlıkları söylemlerine alet etti... Ama bu arada, bir de, cihatçı örgütlerin mensupları, Türkiye'nin de ortak edildiği savaşlarda faydalanılmak için buyur edildi. Selefi çeteler Türkiye'ye yerleştirildi, yıllar içinde yayılmalarına, örgütlenmelerine ve tabanlarını genişletmelerine zemin hazırlandı. Devletin resmi kayıtları, bu tabloyu ortaya koyuyor. Resmi Gazete’de yayımlanan verilere göre son 5 yılda IŞİD ve El-Kaide gibi "terör örgütü" listesinde yer alan yapılanmaların finansmanında yer aldıkları gerekçesiyle malvarlığı dondurulan yüzlerce kişi içinde 98'ine devlet eliyle Türkiye vatandaşlığı veya kalıcı ikamet izni verildi. Son yıllarda İstanbul Taksim, Santa Maria Kilisesi saldırıları gibi terör eylemlerine katılanlar arasında yabancı uyruklu cihatçılar rol aldı. Taksim saldırısını Suriye uyruklu Ahlam Albashır düzenledi. Santa Maria Kilisesi’ne saldırıyla ilgili aralarında Amirjon Kholikov ile David Tanduev'in de yer aldığı 34 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında vatandaşlık alan Uygur kökenli kişiler de vardı. Son dönemde selefi terör örgütlerine yönelik baskınlarda yakalananlar arasında da yabancı uyrukluların sayısı dikkat çekiyor. 29 Aralık 2025’te Yalova’da IŞİD'in hücre evinde yaşanan çatışma sonrası İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan ilk açıklamada kolluk kuvvetlerinin ölümüne neden olan örgüt üyelerinin "Türk vatandaşı" olduğu özellikle vurgulandı. Ülkeye yıllar boyunca cihatçı girişi olduğunu, bunların bazılarının Suriye veya Libya'da savaşsalar dahi Türkiye'ye kalıcı olarak yerleştiği ve örgütlenip kök saldığı, devlet dahil herkesçe biliniyor. "Saldırganlar Türk vatandaşıydı" vurgusu, bu nedenle yapılıyor, herkesin bildiği suçun üstü örtülmek isteniyor. Fakat bizzat devletin kayıtları, yaratılan tablonun boyutlarını ortaya koyuyor. Malvarlığına el konulan yabancı uyrukluların 78'i ikamet sahibi, 20'si vatandaş Türkiye’de kişilerin "terör finansmanından" malvarlığının dondurulması, 6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun “….. Türkiye’ de bulunan malvarlığı hakkında yapılacak işlem” başlıklı 7. maddesi kapsamında malvarlığının dondurulmasına yönelik Hazine ve Maliye Bakanı ile İçişleri Bakanı tarafından alınan kararlarla gerçekleşiyor. Alınan kararlar Resmi Gazete’de yayımlanıyor. 2021-2025 yıllarında Resmi Gazete’nin sayılarına göre yüzlerce kişinin malvarlığı IŞİD ve El Kaide örgütlerine finansman sağlamaktan dolayı donduruldu. Bunlardan 78’i Türkiye’de kayıtlı ikamet sahibi, 20’si ise sonradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almış. Son 5 yılda malvarlığı IŞİD ve El Kaide'ye finansman sağlamaktan dolayı dondurulanlara ilişkin Resmi Gazete’de yer alan veriler şu şekilde: 7 Nisan 2021: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan imzalı malvarlığının dondurulması kararında IŞİD iltisaklı 21 yabancı kişi yer aldı. Bunların 1’i Çin, 1’i Somali 1’i Rusya kökenliyken, 18 isim yabancı kimlik numarası (YKN) sahibi . 5 Kasım 2021: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan imzalı malvarlığının dondurulması kararında 1’i El Kaide, 1’i El Nusra, 1’i IŞİD üyesi 3 isim yer alıyor. Bu 3 ismin 2’si TC vatandaşlığı alırken 1’i YKN’ye sahip . 9 Mart 2022: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati imzalı kararda IŞİD ve El Kaide iltisaklı olmaktan mal varlığına dondurulanların 4’ü sonradan vatandaşlığa alınmış, 4 isim de YKN sahibi . 23 Haziran 2022: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati imzalı kararda 29 kişinin mal varlığı IŞİD ve El Kaide iltisaklı olmaktan donduruldu. 29 kişinin 17’si YKN sahibi, 2’si sonradan vatandaşlık sahibi olmuş. 1 Aralık 2022: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati imzalı malvarlığının dondurulması kararında 17 kişinin malvarlığı IŞİD ve El Kaide iltisaklı olmaktan donduruldu. 16’sı Suriye kökenli 17 kişinin 4’ünün vatandaşlığı, 10’unun henüz vatandaşlığı olmayan ama ikamet tezkeresi sahibi olduğu görüldü. 5 Ocak 2023: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati imzalı malvarlığının dondurulması kararında Iraklı 5 kişinin malvarlığı IŞİD ve El Kaide iltisaklı olmaktan donduruldu. 5 kişinin 4’ünün vatandaşlığı olmayan ama ikamet tezkeresi sahibi olduğu görüldü. 4 Nisan 2023: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati imzalı malvarlığının dondurulması kararında 6 kişinin malvarlığı IŞİD ve El Kaide iltisaklı olmaktan donduruldu. Bu 6 kişinin 2’sinin vatandaşlığı varken 3’ü henüz vatandaşlığı olmayan ama ikamet tezkeresi sahibi, 1 kişinin de Vergi Kimlik Numarası kaydı çıktı. 2 Mayıs 2023: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati imzalı malvarlığının dondurulması kararında YKN sahibi bir kişinin mal varlığı donduruldu. 14 Şubat 2024: İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek imzalı malvarlığının dondurulması kararında IŞİD iltisaklı 6 kişi yer aldı. 6 kişinin 5’i Suriye kökenli. Bu 5 kişinin 3’ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 2’si ise vatandaşlığı olmayan ama ikamet tezkeresi sahibi . 14 Haziran 2024: İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek imzalı malvarlığının dondurulması kararında YKN sahibi 2 Özbek 1 Rus yer aldı. 7 Ocak 2025: İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek imzalı malvarlığının dondurulması kararında IŞİD-El Kaide bağlantılı 14 YKN sahibi ile 2’si sonradan vatandaşlığa alınmış 16 yabancı isim yer aldı. 26 Aralık 2025: İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek imzalı malvarlığının dondurulması kararında IŞİD bağlantılı 3 isim yer aldı. Bunların biri YKN sahibi, biri sonradan vatandaşlığa alınmış . 'Selefilik Türkiye’de yerelleşmeye başladı' Yurtdışından gelen IŞİD ve El Kaide mensuplarının Türkiye'ye yerleşmesini değerlendiren gazeteci Fatih Ergin, Suriye savaşında uygulanan açık kapı politikasına dikkat çekti. Türkiye'de yabancı uyruklu cihatçı teröristlerin varlık göstermesinin temelinde Suriye iç savaşında iktidarın çok yanlış politikalar izlemesi bulunuyor. 'Ümmet' odaklı izlenen açık kapı politikası, sınırlarımızı geçiş garantili hale getirdi. Türkiye'ye yönelen göç hareketi, milyonlarca sığınmacının arasına karışan IŞİD ve El Kaide mensubu cihatçıların da ülkemize akmasına neden oldu. Suriye'de yıllarca süren savaş nedeniyle yaratılan fiili durumun bu örgütlerin Türkiye’de hücre yapılanmalarına imkan yarattığını vurgulayan Ergin, bu yapılanmada cihatçıların sığınmacı ve mülteci kimliğini kolayca elde edebilmelerinin de önemli bir etken olduğu görüşünde. Bu sayede rahat hareket etme alanı buldular. Yapılan operasyonlarda yakalananlardan biliyoruz ki Türkiye'ye geçen cihatçı teröristler içerisinde oturum izni, çalışma izni hatta vatandaşlık alanlar bile var. Bu dinamikler çok daha tehlikeli bir şeyi tetikledi ve selefilik Türkiye'de taban kazanmaya, yerelleşmeye başladı. İzmir ve Yalova'daki hadiseler yerelleşen selefiliğin sonucudur. Gazeteci Fatih Ergin IŞİD, El Kaide gibi yapıların dijital mecralar üzerinden yapılan propagandalar ile farklı ülkelerden insan devşiren ve onları belirli güzergâhlardan yönlendiren ağlar kurduklarını vurgulayan Ergin, Türkiye'nin de coğrafi konumu nedeniyle bu ağların rotasında yer aldığını vurguluyor. Söz konusu ağlar, sürekli hareket halinde. Cihatçıların bir kısmı Türkiye'ye yerleşti, ikamet ve vatandaşlık elde etti. Bir kısmı Suriye gibi coğrafyalarda aktif olarak silahlı eylem içinde. Bunlar, siyasi tablo değiştikçe yer değiştiriyor. Türkiye, hâlâ rotanın güzergâhında, çekici bir durak olmayı sürdürüyor.
Go to News Site