Collector
Dijital çağda ebeveynliği yeniden öğrenmek: TAGEV ve çalışmaları | Collector
Dijital çağda ebeveynliği yeniden öğrenmek: TAGEV ve çalışmaları
Independent Turkish

Dijital çağda ebeveynliği yeniden öğrenmek: TAGEV ve çalışmaları

Türkiye’de eğitim tartışmaları büyük ölçüde okul merkezli kalmaya devam ediyor. Müfredat, sınav sistemi, öğretmen kalitesi… Ama bu tabloda ailenin nerede durduğu çoğu zaman muğlak kalıyor. Türkiye Aydın Gençler Vakfı (TAGEV), tam da bu boşluğu doldurmaya çalışan bir yapı. Vakıf bünyesinde hayata geçirilen Dijital Aile Akademisi ile ebeveynlere yönelik somut bir rehberlik modeli kurmayı hedefliyorlar. Vakıf Başkanı Mirkan Aydın ile projenin arka planını, sahada karşılaştıkları gerçeklikleri ve dijital araçların bu süreçteki rolünü konuştuk. TAGEV Başkanı Mirkan Aydın, Independent Türkçe için SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan‘ın sorularını yanıtladı TAGEV ve çalışmaları Eğitim denince akla hâlâ önce okul geliyor. Siz buna itiraz ediyorsunuz ama bu itiraz yeni değil, onlarca yıldır söyleniyor. Ne değişti ki şimdi farklı bir karşılık bulacak ? Haklısınız, söylem eski. Ama koşullar değişti. Pandemi sürecinde milyonlarca aile birdenbire “öğretmen” konumuna düştü ve büyük çoğunluğunun bunun için hiçbir donanımı yoktu. O dönemde çok net gördük ki aile, eğitim sürecinin dışında tutulmuş ama taşıyıcı olmaya zorlanmış bir aktör. Şimdi bu gerçekliği görmezden gelmek mümkün değil. Bir de şunu ekleyeyim: Dijital dünyanın getirdiği yük tamamen ailenin omzuna bindi. Çocuk ekran başında ne yapıyor, kiminle konuşuyor, hangi içerikleri izliyor… Okul bunun hiçbirini takip edemiyor, etmesi de mümkün değil. Ama aile de bu konuda yeterince hazırlanmış değil. Ortada büyük bir boşluk var ve o boşlukta çocuklar kendi başlarına kalıyor. Pandemi bu gerçeği görünür kıldı, biz de bu görünürlüğü bir başlangıç noktası olarak kullandık. Peki ailelerin bu sürece dahil edilmemesinin nedeni ne? Sistem mi ihmal etti, aileler mi ilgisiz kaldı? İkisi de biraz doğru, ama suçu sadece ailelere yüklemek haksızlık olur. Sistem yıllarca “sizi bilgilendiririz, siz de destekleyin” modeline alıştırdı aileleri. Gerçek anlamda bir ortaklık kurulmadı. Biz sahada gördük bunu; veliler okula çağrıldığında not ortalamasını dinleyip gidiyorlar, o kadar. Çocukla nasıl konuşulur, dikkat süresi nasıl yönetilir, ekran başında geçirilen zaman nasıl dengelenir… Bunları kimse öğretmedi. Bir de şunu söylemek gerekiyor: Aileler arasında ciddi bir eğitim seviyesi farkı var Türkiye’de. Büyük şehirlerde, belirli bir sosyoekonomik düzeyin üzerindeki aileler bu konulara kendiliğinden ilgi gösterebiliyor, kitap okuyorlar, podcast dinliyorlar. Ama Anadolu’nun pek çok ilçesinde durum çok farklı. Orada anne belki ilkokul mezunu, baba uzun saatler işte. Çocuğa iyi bir gelecek istediklerinde şüphe yok, ama nasıl destek olacaklarını gerçekten bilmiyorlar. Sistem bu iki aileye de aynı mesafede durdu, aynı kopukluğu yaşattı. Biz bu ikinci grubu özellikle önemsiyoruz. Dijital içeriklerin asıl demokratikleştirici gücü de orada ortaya çıkıyor; coğrafi ve ekonomik engeli aşıyorsunuz. TAGEV bu boşluğu nasıl dolduruyor? Sahada ne yapıyorsunuz somut olarak? Dijital Aile Akademisi ile kısa, uygulamaya dönük içerikler üretiyoruz. YouTube ve Instagram üzerinden yayıyoruz bunları. Sınav kaygısı yaşayan çocukla nasıl konuşulur, ergenlikte iletişim nasıl kurulur, dijital bağımlılığın erken belirtileri neler… Bunları beş-on dakikalık, somut adımlar içeren videolarla anlatıyoruz. Akademik dil değil, ebeveynin anlayacağı dil. Bunun yanı sıra periyodik olarak çevrimiçi oturumlar düzenliyoruz. Bunlar tek yönlü bir sunum değil; ebeveynlerin soru sorduğu, kendi deneyimlerini paylaştığı, bazen birbirinden öğrendiği platformlara dönüşüyor. Bir annenin anlattığı çözüm yöntemi, uzmanın anlattığından daha fazla karşılık buluyor o odada. Bunu gözlemlemek çok değerli. Ayrıca öğretmenlerle de bağlantı kuruyoruz. Çünkü şunu fark ettik: Öğretmen veliye bir şey söylüyor, veli evde farklı davranıyor, çocuk ortada kalıyor. Bu kopukluğu gidermek için okul-aile iletişimini destekleyen rehber materyaller üretiyoruz. Henüz istenilen ölçeğe ulaşmadık ama pilot çalışmalarımızın sonuçları umut verici. Kısa videolarla derinlikli bir dönüşüm sağlanır mı? Bu biraz iyimser bir beklenti değil mi? Bu eleştiriyi çok alıyoruz ve tamamen haksız da değil. Bir video izleyen ebeveyn dönüşmez, elbette. Ama şunu gözlemledik: Doğru içerik, doğru anda karşısına çıktığında bir kapı aralıyor. Annenin “bugün tam bunu yaşadım” dediği içerik, bir seminerde saatlerce anlatılandan daha çok iz bırakıyor. Biz bir başlangıç noktası sunuyoruz, sihirli çözüm değil. Şunu da ekleyeyim: Biz videoyu tek başına bir araç olarak görmüyoruz. Video bir farkındalık kapısı. O kapıdan giren ebeveyn, daha fazlasını istediğinde canlı oturuma katılıyor, oradan bir kaynağa yönlendiriliyor, gerekirse profesyonel destek alabileceği kanalları öğreniyor. Yani bir ekosistem kurmaya çalışıyoruz, tek bir format üzerine değil. Bir de şunu söylemeliyim: Türkiye’de ebeveynlik üzerine Türkçe, erişilebilir, bilimsel temelli içerik son derece kısıtlı. Bunun farkındayız. Dolayısıyla bizim yaptığımız bir anlamda bu alanı Türkçeye taşımak. Çok sayıda aile, çocuklarıyla ilgili doğru bilgiye ulaşmak istiyor ama nereye bakacağını bilmiyor ya da karşısına çıkan içeriklerin güvenilirliğinden emin olamıyor. Biz o güven açığını kapatmaya çalışıyoruz. Sahada en çok hangi sorunla karşılaşıyorsunuz? Çocuğa çok şey yatırım yapan ama o çocukla nasıl konuşacağını bilmeyen ebeveyn profili. Kurs, etüt, özel ders… Her şey var ama akşam yemek masasında “bugün ne öğrendin” sorusunun ardından gelen tek heceli cevaplara ne yapılacağı bilinmiyor. Bağ kurmak öğretilebilir bir şey; biz bunu öğretmeye çalışıyoruz. Bir de özellikle dikkatimi çeken şu: Babalar. Anneler bu tür içeriklere çok daha kolay ilgi gösteriyor, paylaşıyor, tartışıyor. Babalar genel olarak geri planda kalıyor. Ama çocuğun gelişiminde babanın rolü tartışmasız büyük. Biz son dönemde “babalar için” özelinde içerikler üretmeye başladık. “Ergenlik döneminde oğlunuzla nasıl konuşursunuz”, “kız çocuğunuzla güçlü bir bağ nasıl kurarsınız” gibi. Erkeklere hitap eden bir dil ve format bulmak ayrı bir emek istiyor ama gerekli. Bir diğer zorluk da şu: Bazı ebeveynler içeriği izliyor, “çok güzeldi” diyor, ama ertesi gün aynı kalıplara dönüyor. Bilmek ile yapmak arasındaki mesafe çok büyük. Bunu kısmen de olsa kapatmak için “bu hafta bir şeyi dene ve bize yaz” gibi küçük pratik görevler vermeye başladık. Küçük bir adım ama etkisini görüyoruz. TAGEV’in uzun vadeli hedefi ne? Vakıf olarak nereye ulaşmak istiyorsunuz? Sahadan topladığımız veriyi eğitim politikasına taşımak istiyoruz. Hangi bölgede hangi ebeveynlik sorunu yoğunlaşıyor, hangi yaş grubunda ne tür iletişim problemleri çıkıyor… Bunları sistematik biçimde izlersek, hem kendi programlarımızı geliştiririz hem de politika yapıcılara somut girdi sunarız. Uzun vadeli hedef bu. Ama önce güven inşa etmek gerekiyor; aileler bir sivil toplum kuruluşuna neden inansın sorusunun cevabını her gün yeniden vermek zorundayız. Dürüst olmak gerekirse, henüz çok erken bir aşamadayız. Büyük hedeflerden bahsetmek kolay, ama ölçek büyüdükçe işler de karmaşıklaşıyor. Biz şu an sağlam bir temel atmaya odaklandık. Güvenilir içerik, tutarlı iletişim, gerçek geri bildirim… Bunlar olmadan politika iddiasında bulunmak boş kalır. Bir şey daha söyleyeyim: Bu işi yaparken bizi en çok motive eden şey rakamlar değil, tek tek hikâyeler. Bir baba yazıyor, “oğlumla ilk kez gerçekten konuştum, teşekkür ederim” diyor. Ya da bir öğretmen mesaj atıyor, “velilerle paylaştım, sınıfta fark yarattı” diyor. Bunlar küçük görünüyor ama bize bu yolda devam etmemiz gerektiğini her seferinde yeniden hatırlatıyor. Sonuç Mirkan Aydın’la yaptığım bu röportaj , Türkiye’de aile eğitiminin ne denli yapısal bir sorun olduğunu bir kez daha gündeme taşıyor. TAGEV ve Dijital Aile Akademisi, büyük iddiaların değil küçük ve ölçülebilir adımların peşinde görünüyor. Dijital araçları bir çözüm olarak değil, erişim kapısı olarak konumlandırmaları bu açıdan dikkat çekici. Ebeveynliği bir beceri olarak ele alan bu yaklaşımın, Türkiye’nin eğitim tartışmalarında daha fazla yer bulması gerekiyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. DİJİTAL ÇAĞ ebeveyn Addams Ailesi TAGEV LEVENT ERASLAN Prof. Dr. Levent Eraslan Independent Türkçe için yazdı Prof. Dr. Levent Eraslan Cuma, Nisan 3, 2026 - 09:15 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Dijital çağda ebeveynliği yeniden öğrenmek: TAGEV ve çalışmaları copyright Independentturkish:

Go to News Site