Collector
soL’un gündeme getirdiği konu, dünyada tartışmayı tetikledi: AKP’yle Müslüman Kardeşler ilişkisi | Collector
soL’un gündeme getirdiği konu, dünyada tartışmayı tetikledi: AKP’yle Müslüman Kardeşler ilişkisi
soL Haber

soL’un gündeme getirdiği konu, dünyada tartışmayı tetikledi: AKP’yle Müslüman Kardeşler ilişkisi

Dünyanın en yaygın islamcı örgütlenmesi olan Müslüman Kardeşler’in tasfiyesi için uluslararası alanda atılan adımlar hızlandı. AKP iktidarı, geçmişte hamisi olduğu bu yapılanmayla mesafesini yaklaşık altı yıldır açıyor. Buna rağmen Türkiye-Müslüman Kardeşler ilişkisi, özellikle İsrail çizgisindeki çevreler tarafından Türkiye’yi sıkıştırmak üzere araç olarak kullanılıyor. 1 Nisan Çarşamba günü soL, herkesin gözü İran Savaşı’na kilitlendiği günlerde sessiz sedasız gelişmekte olan bu konuyu manşetine taşımış, “AKP’nin Amerikancılık politikasında ince ayar zamanı: Müslüman Kardeşler’in tasfiyesi” başlıklı bir analiz yayımlamıştı. AKP’nin Müslüman Kardeşler’le ilişkisinin tarihinin aktarıldığı ve Türkiye’deki iktidarın önündeki seçeneklerin tartışıldığı, Yiğit Günay imzalı yazıda şu tespite yer verilmişti: [Batı basınında yer alan kimi yazılar] radikal islamcılığı ve “terörist arayışları” tümüyle Müslüman Kardeşler’in üzerine yıkıyor. (...) Bu çabalar, dar anlamda, İsrail yanlısı çevrelerin Filistin’deki direnişi ve Hamas’ı hedef tahtasına oturtma kampanyasının parçası elbette. Ama, daha geniş anlamda, Körfez ülkelerinin yeniden İbrahim Anlaşmaları’na döndüğü ve El Kaideci yapıları da Suriye’de olduğu gibi yola soktuğu bir ortamda, Sünni nüfus arasında yeni bir direncin ortaya çıkması ihtimaline karşı ön alma arayışının da yansıması. İsrail’den son dönemde Türkiye’ye karşı verilen saldırgan mesajların alt metninde, tam da Türkiye’nin “Şii ekseninin çökmesini fırsat bulup, radikal bir Sünni ekseninin liderliğine soyunması” ihtimaline işaret edilmesi, işte bu bağlamda okunmalı. soL’da bu analizin yayımlandığı gün, Washington merkezli, İsrail yanlısı düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) da aynı konuda bir rapor yayımladı. Türkiye'ye yaptırım talepleri Sinan Ciddi ve William Doran imzalı rapor, “İslamcı Türkiye: Müslüman Kardeşler cihatçılığı için bir üs” başlığı taşıyor. Türkiye’nin, yaygın bilinen adıyla İhvan şebekesinin hamiliğini üstlendiği savunulan yazıda, çeşitli Türk yetkililere yaptırım uygulanması, ABD'nin Kasım 2025'te Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü ilan eden kararnamesinin genişletilerek, Hamas'a destek veren Türkiye'deki kişi, kurum ve devlet yetkililerine uygulanması, Türk finans sektörünün uluslararası düzeyde "kara para aklama endişesi taşıyan bölge" olarak sınıflandırılması ve Türkiye'nin G7 ile koordineli biçimde Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) "gri listesine" geri alınması önerileri dile getirildi. Ardından rapor, Fox News tarafından, “Türkiye’nin NATO’daki rolü sorgulanıyor” eklemesiyle haberleştirildi. Rapor ve haber, aynı gün soL’daki analizde işaret edilen olasılığı kanıtladı. Devlet konuyu ciddiye aldı, AA karşı haber yaptı Konunun Türkiye kamuoyunda dikkat çekmesi, ilk olarak, Clash Report isimli X hesabının paylaşımıyla oldu. Yaklaşık 6 yıldır aktif olan ve çok sayıda dilde sosyal medya üzerinden haber yayıncılığı yapan Clash Report , sitesinde verilen bilgiye göre Albayrak Medya Grubu’yla ilişkili. Sık sık Türkiye silah şirketlerinin reklamı niteliğinde paylaşımlar yapan hesabın, ilk yayına başladığı andan itibaren MİT’in yurtdışında yürüttüğü operasyonların hiçbir yerde yayımlanmamış video görüntülerini paylaşması nedeniyle MİT’le bağlantılı olduğu yorumları da sıkça yapıldı. Bir gün sonra, 2 Nisan’da, Anadolu Ajansı da raporu “İsrail'in ABD'deki örgütlenmelerinden FDD, Türkiye karşıtı çalışmalarını hızlandırdı” başlığıyla haberleştirdi. Haberde raporun içeriğinden ziyade, bunun Türkiye’ye karşı İsrail kaynaklı bir saldırı olduğu argümanı üzerinde duruldu ve çeşitli isimlerin, Türkiye’nin NATO için önemini vurguladıkları tepkilerine yer verildi. Sosyal medya tartışması İsrail ve NATO'ya odaklandı Bu sırada konu, X platformunda da geniş bir tartışmayı tetikledi. Türkiye’den birçok isim, çeşitli şekillerde tartışmaya dahil oldu. Afrika politikaları araştırmacısı Umut Çağrı Sarı , TRT World editörü Yusuf Erim , eski AKP milletvekili Adnan Boynukara , akademisyen İbrahim Karataş gibi isimler, FDD’nin İsrail’le ilişkisi ve Sinan Ciddi’nin Fethullahçı olduğu iddiası gibi hususlara işaret ederek, konuyu siyonistlerin Türkiye’ye yönelik saldırısı olarak ele aldı. Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Kamil Ekim Alptekin ’in Obama’yı eleştirip Trump’ı övmesi dikkat çekti: “FDD'nin tek varoluş amacı Türkiye'yi karalamaktır ve bu sözde ‘bağlantılar’, Obama'nın kendi İran anlaşmasını kurtarmak için feda ettiği ancak Trump’ın onarmayı başardığı on yıllara dayanan ittifakı baltalamak amacıyla kasıtlı olarak abartılmaktadır.” Yusuf Erim ’in “Türkiye’nin Hamas’la ilişkisinde yalnızca siyasi kanatla temas kurduğu” iddiası, soL’un analizinde işaret edilen “Hamas üzerindeki etkisini artırmaya çalışan Ankara için Gazze’deki silahlı kanadın etkisini kırma ve Halid Meşal etrafında oluşan işbirlikçi ekip içinde ağırlık kazanma fırsatı için de kullanılabilir” tespiti açısından dikkat çekti. Kimi isimlerse, konuyu Türkiye’nin NATO üyeliği bağlamında ele aldı. AKP Milletvekili Ali Şahin , “NATO’nun Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin NATO’ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır. Türkiyesiz bir NATO anlamsız hale gelir” yorumu yaptı. Diplomasi muhabiri Barçın Yinanç ve araştırmacı Seren Selvin Yılmaz da nesnel olarak NATO’nun Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu tespitini paylaştı. Yerinde hatırlatma: Hepiniz oradaydınız Sıradışı bir paylaşım, Soğuk Savaş dönemi çalışmalarıyla tanınan tarihçi Behlül Özkan ’dan geldi. Gazete kupürleri ve ABD diplomatik belgelerinin görüntülerini paylaşan Özkan, Müslüman Kardeşler’i desteklemek konusunda ABD’nin de Türkiye’yle aynı çizgiyi paylaştığını hatırlattı: "Eğer ABD'nin Arap milliyetçiliğine karşı, Müslüman Kardeşler dahil olmak üzere İslamcı grupları nasıl destekleyip fonladığını bilmiyorsanız, sadece Türkiye'ye karşı propaganda yapıyorsunuz demektir. Ben ve diğerleri, Arap ayaklanmaları dönemi de dahil olmak üzere, Amerika'nın siyasal İslam'a verdiği desteği kapsamlı bir biçimde belgeledik."

Go to News Site