soL Haber
Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı'nda holdinglerin çıkarları uğruna köylülerin arazilerine ve yaşam alanlarına zorla el konulması süreci devam ederken, yaşananlara yönelik tepkiler de büyüyor. Bir yandan acele kamulaştırma kararları diğer yandan ev sahiplerine, muhtara ya da dava sürecindeki muhatap avukatlara haber vermeden yapılan keşifler gündem oldu. Geçtiğimiz gün habersiz yapılan "keşfe" itiraz eden Akbelen Ormanları'nın savunulmasında öne çıkan isimlerden Esra Işık'ın tutuklanması da bu tartışmaları büyüttü. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada yaşananlara tepki gösterirken, bir yandan da iktidarın yıllardır söylediği yalanlara dikkat çekti. Kemal Okuyan açıklamasında, yıllarca halkı "komünistler evinizi, arabanızı elinizden alacak" yalanıyla korkutmaya çalışanların, bugün sermayenin talepleri doğrultusunda emekçilerin evlerine nasıl göz diktiklerini gözler önüne serdi. Komünistlerin her zaman barınma hakkının en temel hak olduğunu savunduğunu belirten Okuyan, asıl yurttaşların evine göz dikenlerin insanları evsizliğe mahkum eden mevcut sistem olduğunu ifade etti. Kemal Okuyan, komünistlerin devletleştirme programının yalnızca büyük işletmeleri, sanayiyi, madenleri ve bankacılık sektörünü kapsadığını hatırlatarak, bu programın tüm toplumun temel ihtiyaçlarını sağlamaya dönük eşitlikçi bir yapı olduğunu dile getirdi. Akbelen'de yaşananları "holdingler için yapılan kamulaştırmalar" olarak nitelendirdi. İnsanların yaşam alanlarına zorla el konulup özel şirketlere tahsis edildiğini ve karşı çıkanların tutuklandığını belirtti. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın açıklaması şöyle: Yıllarca komünistler için 'evinizi, arabanızı elinizden alacaklar' yalanını attılar. Oysa komünistler barınma hakkının en temel hak olduğunu savundu yıllarca. Komünistlerin devletleştirme programı, büyük işletmeleri, sanayiyi, madenleri, bankacılık sektörünü vb. kapsar. Ve hiçbir yerde bunu gizlemezler. 'Üretim araçlarında özel mülkiyeti' esas alan bir toplumsal sistemin yıkılacağını ilan ederler. Peki yurttaşların evine göz dikenler kimdir? Her şeyden önce insanları evsizliğe mahkum edenlerdir. Bugün milyonlarca kişinin evi zaten yok! Bir de emlağı bir yatırım aracı olarak görenler, onar onar, yüzer yüzen konut ve arsa alanlar var. Onlar şiştikçe daha fazla insan evsizleşiyor. Komünistlerin devletleştirme programı, tüm toplumun beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, spor, dinlenme gibi temel ihtiyaçlarını sağlamaya dönük eşitlikçi ve refah üreten bir programdır. Bir de holdingler için 'kamulaştıranlar' var. Akbelen’de olduğu gibi. Köylere, insanların yaşam alanlarına zorla el koy, sonra özel şirketlere tahsis et, karşı çıkanları tutukla! Sıkışınca da 'komünistler evinizi elinizden alacak' diye yalan at! Yıllarca komünistler için “evinizi, arabanızı elinizden alacaklar” yalanını attılar. Oysa komünistler barınma hakkının en temel hak olduğunu savundu yıllarca. ⁰⁰Komünistlerin devletleştirme programı, büyük işletmeleri, sanayiyi, madenleri, bankacılık sektörünü vb. kapsar. Ve… — Kemal Okuyan (@OkuyanKemal) April 3, 2026
Go to News Site