Collector
ABD müdahaleleri ve kadın hakları | Collector
ABD müdahaleleri ve kadın hakları
BirGün Gazetesi

ABD müdahaleleri ve kadın hakları

BirGün Kadın Kolektifi ABD öncülüğünde gerçekleştirilen askeri müdahaleler, çoğu zaman “demokrasi” ve “kadın hakları” söylemleriyle meşrulaştırıldı. Ancak Afganistan, Irak ve Japonya örnekleri, dış müdahale ile kadınların özgürleşmesi arasında kurulan bu ilişkinin son derece tartışmalı olduğunu gösteriyor. Çoğu zaman savaş ve istikrarsızlık ortamı kadınların yaşamını daha da güvencesiz hale getirdi. Bugün Afganistan’da kadınların tüm haklarının gasbedilmesi bunun en güncel örneği. Feminist hareket içinde de bu deneyimler, “kadınları kurtarma” söyleminin eleştirildiği güçlü bir tartışma başlığına dönüştü. Pek çok feminist akademisyen ve aktivist, kadın haklarının askeri müdahalelerin gerekçesi haline getirilmesine karşı çıkarak gerçek ve kalıcı dönüşümün ancak yerel, tabandan ve süreklilik taşıyan mücadelelerle mümkün olabileceğini vurguluyor. ∗∗∗ AFGANİSTAN: KADINLAR KARANLIĞA BOĞULDU ABD’nin 2001’deki Afganistan müdahalesi, uzun süre “Afgan kadınlarını kurtarma” söylemiyle meşrulaştırıldı. İşgal süresince kız çocuklarının eğitime erişimi ve kadınların kamusal görünürlüğü kısmen arttı. Ancak bu kazanımlar büyük ölçüde kırılgan kaldı ve yapısal bir dönüşüme dönüşmedi. 2021’de Taliban’ın yeniden iktidara gelmesiyle kadınların temel hakları hızla geri alındı. Feminist akademisyenler ve aktivistler, bu süreci “hakların dış müdahaleyle değil, yerel ve sürdürülebilir mücadeleyle kazanılabileceğinin acı bir örneği” olarak değerlendirdi. ABD ve NATO’nun kadın haklarını askeri stratejinin parçası haline getirmesi ise “feminizmin araçsallaştırılması” olarak eleştirildi. ∗∗∗ IRAK: İŞGAL, GÜVENLİĞİ VE TOPLUMSAL YAPIYI ÇÖKERTTİ 2003 ABD’nin Irak işgali sonrası ülke, uzun süreli bir istikrarsızlık ve şiddet sarmalına girdi. Kadınlar açısından bu süreç, kamusal alandan çekilme, artan şiddet ve güvenlik riskleri anlamına geldi. Iraklı feministler, işgalin ardından kadınların hareket alanının daraldığını, milisleşme ve mezhepsel çatışmaların kadınları daha kırılgan hale getirdiğini vurguladı. Pek çok feminist örgüt, “demokrasi” ve “kadın hakları” söylemiyle yürütülen müdahalenin sahada tam tersi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. ∗∗∗ JAPONYA: İŞGAL REFORMLARI VE ÇELİŞKİLİ MİRAS II. Dünya Savaşı sonrası ABD işgali altında hazırlanan anayasa ile Japonya’da kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı ve hukuki eşitlik yönünde önemli adımlar atıldı. Ancak bu reformlar yukarıdan aşağıya ve dış müdahaleyle gerçekleştiği için toplumsal dönüşüm sınırlı kaldı. Kadınlar senelerdir zaten seçme ve seçilme hakları için mücadele ettiklerini ABD’nin ise mücadelelerini silikleştirdiğini vurguladı Japon feministler, bu süreci “hakların verilmesi” ile “hakların içselleştirilmesi” arasındaki fark üzerinden tartıştı. Yasal eşitliğe rağmen iş gücü, siyaset ve toplumsal yaşamda cinsiyet eşitsizliği hâlâ devam ediyor.

Go to News Site