BirGün Gündem
Zaman zaman “moda sözler” e değiniyorum bu köşede. “Moda” sözcüğünün anlamı, toplum yaşamına özentiyle giren ve yaygınlaşan “geçici yenilik” demektir. Ne var ki bu nitelikteki kimi sözlerin, modası geçmek şöyle dursun, gitgide kalıcılaştığını görüyoruz. Yeni moda sözcük ve deyimler, daha çok dizilerdeki diyaloglardan bulaşıyor dilimize. “Mutlu mesut” lar, “ne ara” lar; “noktasında” ile kurulan tümceler hiç eksik olmuyor bu konuşmalarda... Son dönemde en sık duyduğum “moda” sözlerden biri de “günün sonunda” deyişi... Öylesine yaygınlaşmış ki bu ifade, akademisyeninden gazetecisine, siyasetçisinden ekran yorumcusuna, muhabirinden sokaktaki insanına herkesin dilinde! Üstelik kullanım alanı da sınırlarımızı çoktan aşmış. Türkçe konuşulan her yerde duyabiliyoruz bu itici söz kalıbını. Bir süre kaldığım Kıbrıs’ta bile insanı rahatsız edecek ölçüde sık kullanıldığını gördüm ve basında çalışan birkaç arkadaşımı uyarmak zorunda kaldım... Eskiden bir sürecin sonunda varılan yargıyı anlatmak için sol terminolojide “son kertede” , “son tahlilde” , “son çözümlemede” gibi ifadeler kullanılırdı. Küreselleşme çağında solculuk gözden düşünce bu söylemin yerini liberal dünyada “günün sonunda” deyişi almış görünüyor! Oysa bu deyişle onların anlatmak istediği şeyin gerçekte hiçbir ilgisi yok. Çünkü “günün sonu” , gün bitimi, günbatımıdır. Yani “günün sonunda” güneş batar, akşam olur, sonra gece başlar! İnsan, “günün sonunda” çalışmaktan yorgun düşebilir; evde film izleyebilir. Ha, o saatte başınızda esin perisi dolaşıyorsa şiir de yazabilirsiniz elbet! Ahmet Haşim ’in, lise sıralarında bellediğimiz "Bir Günün Sonunda Arzu" şiirindeki dizeler, çoğumuzun belleğinden silinmemiştir hâlâ: “Akşam, yine akşam, yine akşam / Göllerde bu dem bir kamış olsam!” Eğer “ günün sonunda” belirteciyle başlayan bir tümce kuracaksanız bu büyük ozanın sesine kulak vereceksiniz! Ya da Victor Hugo ’nun ölümsüz yapıtı Sefiller ’in tiyatro uyarlamasında geçen “Günün sonunda bir gün daha yaşlanıyorsunuz / Günün sonunda yeni bir gün doğuyor...” söylemine... Görüldüğü gibi, bu sözün, söylemin imlediği anlam, sizin sandığınızdan çok başkadır. Belli ki İngilizce “ at the end of the day ” deyiminin Türkçe çevirisi olan “günün sonunda” kalıbı, yaygın biçimde “sonunda, sonuçta, sonuç olarak, son kertede” yerine kullanılıyor artık. Dilimizde bunca anlaşılır karşılığı varken, salt modaya uymak ve “entel” görünmek için İngilizceden uyarlama sözleri Türkçeye sokuşturmak neyin nesidir? Bu yanlış söylemi bilerek ya da bilmeyerek yaygınlaştıranlara bir çift sözüm olacak: İngilizce düşünerek Türkçeyi doğru kullanamazsınız! Türkçeyi doğru kullanmanın yolu, Türkçe düşünmekten geçer. “Altyazı Türkçesi” ile konuşmaya kalkanlar, “günün sonunda” baltayı böyle taşa vururlar işte! ∗∗∗ ADANA’DA “HOSPITAL HASTANESİ”! OKURDAN Dil sevgisi üstüne Saygıdeğer Aşut , Dil konusundaki özeninizi ve Türkçenin kullanılmasıyla ilgili bir güzel yazınızı daha bugün okudum. Çoktandır yazım ve dilbilgisi yanlışlıklarını gördüğüm zaman içimde bir yük, eziklik duyumsarım. Bugünkü yazınızı okuyunca, bu ezikliğin bilimselliğinin onayı beni rahatlattı. Öncelikle bir hekim olarak da bu konuya karşı duyarlıyım. Özellikle bir Arapça kelime olacak ama olsun (affedin!) "kendinden menkul" uzmanların televizyonda korkunç dil yanlışları daha da ürkütücüdür. İçimdeki bu eziklik nedendir bilemem ama dil sevgisinin bir öz anlatımıdır herhalde. Sağlıcakla kalınız! Güzel bir Türkçeyle başlayan bir günaydın yazısıyla uyanmanız dileğiyle! Dr. Galip KARAALİ
Go to News Site