Milliyet
Sokakta, inşaat alanında ya da kamusal alanlarda, alınmayan basit önlemler nedeniyle yaşanan can kayıpları her seferinde “kaza” olarak nitelendirilse de, aslında büyük bölümü önlenebilir ve ihmal kaynaklı. İstanbul Zeytinburnu’nda geçtiğimiz gün meydana gelen ve 6 yaşındaki Tesnim Urfalı’nın yaşamını yitirdiği olay, bu tablonun en son örneği oldu. Yıkımı süren bir binadan kopan beton parçasının küçük çocuğun başına isabet etmesiyle yaşanan ölüm, ucuz ölümlere bir yenisini daha ekledi. ‘Önlem alınmalıydı’ Urfalı ailesinin avukatı Yunus Şenol da, olayın tek bir hatayla açıklanamayacağını belirterek yaşananların bir ihmaller zinciri olduğunu söyledi. Şenol, “Bu bir kaza değil, açık bir ihmaldir. Aynı sokakta birden fazla inşaat bulunuyor ve kentsel dönüşüm sürecinde gerekli özen gösterilmiyor. Burası sıradan bir inşaat süreci değil. Kentsel dönüşüm alanlarında çok daha fazla önlem alınması gerekir. Ancak görüyoruz ki ortada ciddi bir güvenlik eksikliği var” dedi. KAZA DEĞİL CİNAYET İsmail, Gazele,Ahmet, Barış... Son aylarda Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan ölümler, alınmayan basit önlemlerin nasıl ağır sonuçlara yol açtığını ortaya koyuyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 5 yaşındaki İsmail Sert ile 6 yaşındaki ağabeyi Ömer Sert, suyla dolu temel çukuruna düşen toplarını almak isterken boğularak hayatını kaybetti. Aynı kentte Hassa ilçesinde 10 yaşındaki Cüneyt Abdullah, yağmur sularıyla dolan derin bir su birikintisine düşerek yaşamını yitirdi. Şanlıurfa’da bir inşaat alanında oyun oynayan 11 yaşındaki Gazale Şeriy ile 2 yaşındaki kardeşi Ahmet Şeriy’in üzerine demir profil düştü, iki kardeş olay yerinde hayatını kaybetti. Yine aynı kentte 9 yaşındaki Ahmet Özlen, su dolu bir çukura düşerek yaşamını yitirdi. Diyarbakır’da ise üzerine çıktıkları kayanın yuvarlanması sonucu altında kalan iki kuzenden 11 yaşındaki Barış Yaman yaşamını yitirdi. ‘İhmaller zincirinin sonucu’ Avukat Turgut Hökenek de, Türkiye’de son yıllarda art arda yaşanan ve büyük bölümü önlenebilir olan ölümlerle ilgili, “Depremlerden iş kazalarına, trafikten kamusal alanlara kadar geniş bir alanda yaşanan can kayıplarının kader ya da talihsizlik olarak değerlendirilemez. Bunlar açık bir ihmaller zincirinin sonucudur. Yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal ediliyor. Bu nedenle bu ölümler bir kaza değil, çoğu zaman ihmal sonucu meydana gelen ve sorumluları olan olaylardır. Bir de sorunun temelinde yalnızca ihmal değil, aynı zamanda yerleşmiş bir “cezasızlık algısı” bulunuyor. Bu algı kırılmadıkça benzer ölümlerin devam edecek” dedi.
Go to News Site