Collector
Citizen Eco-Drive 50 yaşında | Collector
Citizen Eco-Drive 50 yaşında
Milliyet Yazarlar

Citizen Eco-Drive 50 yaşında

1976’da dünyanın ışıkla çalışan ilk kol saati üretildi. Citizen mühendisleri kadranın altına yerleştirdikleri minik fotovoltaik hücrelerle güneş enerjisini elektriğe dönüştürdüler. Pile gerek olmadığı için bir anda pek çok sorun çözülmüş oldu: Işık varsa, zaman akıyordu. Zaman akıp geçti ve Citizen, geçtiğimiz ay Eco-Drive teknolojisinin 50. yılını kutlamak için kâğıt kadranlı yeni bir model duyurdu. Daha önce “Kâğıdın kıvrıldığı yer” başlıklı yazımda anlattığım gibi Citizen, son birkaç yıldır hafif ve incecik özel bir kâğıt türünü saat kadranlarında kullanmaya başladı. Bu sefer kadranda yine Japon kâğıdı var ama rengi önceki modellerden farklı. “Ebedi yeşil” veya “bin yıl yeşili” anlamına gelen “çitose midori” denilen rengi elde etmek için Citizen’in saat üretim mühendisi Daisuke Yamakage ve kumaş boya ustası Kenta Watanabe birlikte çalışmış. Watanabe, 120 yıllık tarihe sahip bir atölyenin 7. kuşak temsilcisi ve aizome (indigo boyama) konusunda uzman bir isim. İkili, işe Japonya’nın bin yılı aşkın boyama kültürünü tarayarak başlamış. İndigo ile birlikte kullanılacak en iyi sarı bitkisel boyayı seçmek hiç kolay olmamış. Kadife çiçeğinden limona kadar çeşitli bitkilerle denemeler yapıldıktan sonra Japon gümüş otunda karar kılınmış. Japonya’da kariyasu olarak bilinen bu ot, Nara döneminden beri yani en az 1200 yıldır giysileri ve kimonoları boyamak için kullanılıyor. Gümüş otunun da farklı çeşitleri var ancak bunlardan sadece bir tanesi, Ibuki Dağı civarında yetişen gümüş otu istenen rengi vermiş. 10. yüzyıldan kalma ünlü Japon hukuk derlemesinde (Engişiki) adı geçen, sıcak ve yumuşak sarı rengiyle ünlü bu boyanın güzelliği Japonya’nın muhteşem dağlık manzarasından gelen kökenini de yansıtıyor. Usta Watanabe, önce kâğıdın liflerine boyanın iyice tutunması için sıkılmış soya suyu ile kâğıdı kaplıyor. Kuruduktan sonra kaynatılarak elde edilen Ibuki gümüş otu boyasını büyük bir fırçayla kâğıda sürüyor. Bu işlemi, renk yoğunluğunu kontrol ederek birkaç kez tekrarlıyor. Her katmanın kurumasını bekliyor. Ardından rengi derinleştiren ve sabitleyen bir metal tuzu olan bakır mordan ekleniyor. Sonra kâğıdı yıkıyor, tekrar kurutuyor. Kuruduktan sonra bu kez kâğıdı güçlendirmek için bir tür Japon yerelmasından elde edilen doğal tutkal sürüyor. Ve en sonunda, hazırlanan bu sarı zemin üzerine kâğıdı mavi renkli indigo boyası dolu tanka birkaç kez daldırıyor. Bitkisel boyalar arasında ışığa en dayanıklı olan indigo katmanları aynı zamanda rengin kalıcılığını da sağlıyor. Doğru renk arayışı, iki ustanın ortak çalışmasıyla bir yıldan fazla sürmüş. Tüm bu zahmetin sonucunda ortaya çıkan yeşil, standart bir yeşil değil. Işık altında derinleşen, açıya göre koyulaşıp açılan ve hem ibuki gümüş otunun sarısını hem de geleneksel aizome indigosunun mavi rengini aynı anda gösteren bir renk. Ne yazık ki hiçbir fotoğraf bu renkleri insan gözünün gördüğü gibi gösteremiyor. Kâğıdın ve boyanın altında ise Citizen’in bugüne kadar yaptığı en üstün mekanizmalardan biri var: Kalibre A060. Yıllık ±5 saniye sapma payıyla dünyanın en doğru quartz mekanizmalarından biri. Bu hassasiyet, mekanizmanın sıcaklık değişimlerini günde 1440 kez 0,1 °C hassasiyetle ölçüp anında telafi etmesi ile sağlanıyor. Sıcaklık her 5 °C değiştiğinde normal bir quartz saat günde 0,1 saniye kaybederken bu mekanizma anında düzeltme yaparak yılda sadece 5 saniyelik sapmayı garanti ediyor. Daimî takvim de 2100 yılına kadar ayar gerektirmeksizin tarihi doğru gösteriyor. Bu saatin değerini dolmakalem sahibi olanlar daha iyi anlayacaktır. Kusurlu bir cihazda kusursuz bir felsefe: Işık, kâğıt, mürekkep ve zaman.

Go to News Site