Collector
Yapay zekâ nasıl rayına oturur? | Collector
Yapay zekâ nasıl rayına oturur?
BirGün Kültür-Sanat

Yapay zekâ nasıl rayına oturur?

Müzik sektörü, alanındaki her teknolojik gelişmede küçük de olsa bir uyum süreci yaşar. 45’liklerden 33 lüklere, plaktan kasete, kasetten CD’ye, CD’den dijital platformlara kadar bu hep böyle olmuştur. Şimdi de yapay zekanın artıları eksileri konuşuluyor ve yapay zekanın hem yorumcuları hem eser sahiplerini hem de yapımcıları nasıl etkileyeceği konusunda tüm sektör paydaşları ortak bir akılla bu işi yasal bir zemine oturtmaya çalışıyor. İnternetin hayatımıza girdiği 2000’li yılların başlarını hatırlarsak Napster, Limewire, Kazaa ve hatta Myspace gibi yabancı kaynaklı siteler hiç telif ücreti ödemeden şarkılarımızı izinsiz bir şekilde paylaşıp bundan haksız kazanç elde etmişti. Zamanla bu ve benzeri siteler ya kapatıldı ya da yasal bir zemine oturtuldu. Ne yazık ki bununla ilgili hukuksal önlemler ve kanunlar bu teknolojik gelişmelerden sonra hayata geçtiği için sanatçıların mağduriyeti de hep gecikmeli olarak giderildi. Yapay zekanın etkileri konusunda geniş kapsamlı bir anketi geçtiğimiz günlerde MÜYORBİR ( Müzik Yorumcuları Meslek Birliği) olarak gerçekleştirdik. 600 icracı üyemizin katıldığı bu anketin önemli satır başlarını paylaşmak işitiyorum sizlerle. “Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması” ile yapay zeka teknolojilerinin müzik sektörü üzerindeki etkisini, yorumcu sanatçıların karşılaştığı riskleri ve telif haklarını korumalarına yönelik beklentileri masaya yatırdık. Araştırma sonuçları, müzik sektöründe yapay zekaya karşı bir dirençten ziyade hak temelli, şeffaf ve adil bir dönüşüm beklentisinin öne çıktığının gösteriyor. Yorumcu sanatçılar teknolojinin gelişimine karşı değil, emeğin korunmadığı, hakların belirsizleştiği bir yapıya karşı duruyor. Araştırmaya katılan üyelerin yüzde 32.7’si yapay zeka araçlarını aktif olarak kullandığını belirtirken katılımcıların yüzde 54.7’si henüz bu teknolojilerle doğrudan temas kurmuş değil. Araştırmaya katılan müzik yorumcularının yüzde 65.2’si yapay zeka uygulamalarına yönelik sıkı bir yasal düzenleme talep ediyor. Bu tablo, sektörün yapay zekaya karşı olmadığını ancak hakları koruyan, denetimli ve adil bir çerçeve içerisinde gelişmesini istediğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 54.7’si yapay zeka kullanımında MÜYORBİR aracılığıyla yürütülecek bir toplu lisans modelini destekliyor. Bu sonuç yorumcuların bireysel mücadele yerine kolektif hak yönetimini daha güçlü ve sürdürülebilir bir çözüm olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Devam edelim. Yine katılımcıların yüzde 71’i ses klonlamanın izne tabi olması gerektiğini, yüzde 60’ı ise yapay zeka ile üretilen içeriklerin açık şekilde etiketlenmesini savunuyor. Katılımcıların yüzde 53.4’ü adil bir gelir paylaşım sistemi kurulmasını talep ederken yüzde 41.3’ü yaptırım ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anket sonuçlarına kısaca baktığımız zaman şu değerlendirmeyi yapmak olası: Yapay zeka teknolojileri müzik üretiminde yeni kapılar açarken, yorumcu sanatçıların emeğini ve kimliğini doğrudan etkileyen ciddi riskleri de taşıyor. Özellikle izinsiz kullanım, ses klonlama ve gelir paylaşımı gibi alanlarda yaşanan belirsizlikler sanatçıların haklarının korunmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Hepimizin beklentisi; yapay zeka uygulamalarının sanatçıların haklarını gözeten, şeffaf ve adil bir çerçevede düzenlenmesi, ses ve performans kullanımının açık rızaya tabi olması ve bu alanda güçlü bir lisanslama modeli oluşturulması. Bakalım neler olacak, bu sistem nasıl rayına oturacak? Kalın sağlıcakla.

Go to News Site