Collector
Kemal Okuyan: NATO en tehlikeli sürecine giriyor, NATO'dan çıkılmalı | Collector
Kemal Okuyan: NATO en tehlikeli sürecine giriyor, NATO'dan çıkılmalı
soL Haber

Kemal Okuyan: NATO en tehlikeli sürecine giriyor, NATO'dan çıkılmalı

soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış'ta bu hafta Türk dış politikası masaya yatırıldı. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Nevzat Evrim Önal'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Program bugün yaşamını yitiren Türkiye'nin değerli aydını Yalçın Küçük'ün anılması ile başladı. Kemal Okuyan, Yalçın Küçük için "Bugün yetişmeyen bir aydın türüydü, çok özel biriydi. Ülkenin en üretken aydınlarındandı" dedi. Küçük'ün "farklı denemeleri"ne, katılmadığı yanları olduğuna da dikkat çeken Okuyan bunun bir devrimci arayışın parçası olduğunu söyledi. "Birlikte çıkardığımız 'Sosyalist İktidar' Yalçın Küçük izi taşıyordu. Bu adı üzerinde tez, çok değerliydi. Küçük'ün en önemli tezi budur. Türkiye devrimini aradı Yalçın Küçük" ifadelerini kullandı. NATO'nun kuruluş yıldönümü nedeniyle 4 Nisan'da TKP'nin Ankara'da yaptığı eylem üzerinden değerlendirme yapan Okuyan, İran'a saldırıların da etkisiyle NATO'nun yeniden tartışılmaya başlandığı söyledi. Kemal Okuyan şöyle devam etti: "İran'a NATO kapsamında bir müdahale olmadı. Hatta ABD, NATO'yu destek olmamakla eleştiriyor. Buna rağmen NATO Türkiye'de ilk kez bu kadar tartışılıyor. Burada Türkiye'deki devrimcilerin ve TKP'nin de ilgisi var. NATO, Türkiye'de tıpkı Fethullahçılık gibi bir örgüte daraltılamaz. Başı sonu belli değil. Çünkü 'O üs NATO'nun değil, o proje NATO projesi değil' denilmeye başlandı. NATO bir şebekedir. Ama toplum savaşla NATO arasında bir bağ kuruyor. Bu arada Türkiye'de bir NATO zirvesi toplanacak ve bu NATO tarihinin en önemli zirvesi olacak. Karadeniz NATO'nun büyük balığı. NATO'da kolordu düzeyinde bir organizasyona dönme eğilimi var. Bunun anlamı güçlü ve büyük kara orduları. Çünkü yüksek teknolojileri rekabet edebiliyorsun ama insan gücünde NATO'nun önemli kara gücü Türkiye. Bir başka her açıdan hazır kuvvetiyse Polonya ama yetmez." Karadeniz neden önemli? 'Bölge yavaş yavaş bir savaş alanına dönüşüyor' Türkiye'nin şimdiye kadar NATO'nun tanımlanmış hamleleri üzerinden adım attığını söyleyen Okuyan, bunun sebebini iç politikada gerilimleri azaltmak, Rusya ile sürtüşmelerin önüne geçmek olarak nitelendirdi. "Karadeniz'i soğuk savaş döneminde Türkiye, Sovyetlerle gerilim yaşamamak için sakin tuttu. Sovyetler de buna dikkat etti" diyen TKP Genel Sekreteri, Karadeniz'in neden ön plana çıktığını anlattı. Montrö'yü hatırlatan Kemal Okuyan, bu başlıkta emperyalizmin zorlandığını belirtti. "NATO'yu Karadeniz'e sokacak olan Türkiye'ydi, Türkiye ise bunu tercih etmedi. 91 karşıdevriminden sonra adım adım NATO genişledi, ABD yeni müttefikler buldu ancak Türkiye frene bastı. Öyle olunca Romanya ve Bulgaristan'a hava üsleri kurmaya başladılar" ifadelerini kullandı. Okuyan, Romanya ve Bulgaristan yüzünden Türkiye'nin Karadeniz'deki tekelinin sona ermesinin AKP'yi telaşlandırdığına işaret etti. Karadeniz'de son dönemde gündeme gelen, Ukrayna'yı desteklemek üzere kurulan ve AKP'nin de üye olduğu birliğin NATO'yla bağının altını çizen Okuyan, "Karadeniz yavaş yavaş bir savaş alanına dönüşüyor ve bu çok tehlikeli. Demek ki Karadeniz’de bir hazırlık yapılıyor. Bu hazırlığın Rusya tarafından yanıtlanmaması imkansız" dedi. Karadeniz’in Rusya açısından çok hassas olduğunu belirten Okuyan, bölgenin bir çatışma alanına dönmesinin sonu gelmeyecek savaşlara kapı aralayabileceğini vurguladı. "Buraya doğru gidiyoruz, iktidar hangi mantıkla gidiyor belli değil" diyen Kemal Okuyan, ABD'nin Yunanistan'daki pek çok üssü, ülkeyi, Türkiye'yle korkutarak aldığını söyledi. ABD'nin kendi müttefiklerini birbiriyle yarıştırdığına dikkat çekti. Karadeniz’de de benzer bir durum olduğunu söyleyen Okuyan, Türkiye'nin panikle konum elde etme çabasına giriştiğini ifade etti. Şöyle devam etti: "Küresel güç tehdidi altında olduğumuzu söyleyip, her tarafımızı herkese açıyorlar. Sonra biri haber yapıyor, casuslukla suçlanıyor. Savaş ağır ve ciddi bir mesele. Öte yandan iktidar sorularımıza yanıt vermiyor. Soruyoruz, Karadeniz’de ne yapmak istiyorsunuz?" Şara-Zelenskiy görüşmesinde Hakan Fidan ne arıyordu? 'Soru işaretli bir hamle, kesin olan şeyse NATO genişliyor' HTŞ lideri Şara ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy arasındaki görüşmeler ve bu görüşmelerde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bulunması da programda gündeme geldi. Türkiye'de iktidarın sürekli aktörler arası "arabuluculuk" yaptığı iddiasını hatırlatan Okuyan, "Şara ile Zelenskiy arasındaysa bir gerilim yok. Militarist cephenin tayin ettiği bu iki oyuncu arasında Hakan Fidan'ın 'arabulucuğu' diye bir şey olamaz. Zaten HTŞ'nin iktidarı alması sırasında Ukrayna istihbaratı 'devreye girdik' diye övündü. Kimileri Ukrayna'yı hafife alıyor, ben o görüşte değilim. Deney biriktirdiler, silahlandılar, kadro yetiştirdiler. Savaş tecrübe biriktirir" dedi. Bu NATO üyesi olmayan iki ülkenin de NATO'nun vurucu kuvveti ve ikisinin de İsrailci olduğunu vurgulayan Kemal Okuyan, şunları söyledi: "Hakan Fidan'ın katıldığı, Türk bayrağı olamayan bu toplantı bir ittifak kuvvetlendirme görüşmesi aslında. Her tarafı soru işaretli bir hamle. Kesin olan şeyse NATO genişliyor. NATO sınırı belli olmayan bir yapıdır. NATO zayıflamadı, en tehlikeli sürecine girdi. NATO'yu kullanarak herkes kendi ittifak sistemini yerleştiriyor. NATO başı sonu belirsiz bir canavar gibi hareket ediyor ve Türkiye burada rol üstleniyor. Örtülü anlaşmalar, bazılarının esnetilmesi adımları çok önemli. 5. madde çok tartışılıyor olsa da, orada tüm ülkelerin onayı gerekli. Şimdi bu kurallar çeşitli ittifaklarla belirsizleştiriliyor." 'Türkiye Ukrayna meselesinde çok açık taraf' TKP Genel Sekreteri, Türkiye'nin İran'a saldırıları bitirmeye çalıştığını iddia ederken saldıranlarla giderek daha fazla yakınlaşmasını da yorumladı. "Türkiye, İran'ın zayıflamasını istiyor ama düşmesini istemiyor" diyen Kemal Okuyan, şunları söyledi: "Zayıflamış İran, karşısındaki ittifakın güçlendiği ama savaşın bittiği bir İran'dır. Türkiye böyle olunca komşuluk ilişkilerini sürdürür. İran'ın da NATO içerisinde olan, ABD'yle müttefik bir ülkeye gerektiğinde arabuluculuk da yapabilmesi açısından ihtiyacı. Giderek Türkiye bu açıdan arafı oynamak meselesinden tarafı oynamaya geçiyor. Hele hele Ukrayna meselesinde Türkiye artık çok açık taraf." 'Türkiye'nin NATO'dan çıkması NATO'yu bitirir' Türkiye'de hâlâ güçlü bir NATO karşıtlığını olmadığını söyleyen Okuyan, "Yavaş yavaş bu cephede delikler açılıyor" dedi. Şu ifadeleri kullandı: "NATO meselesi tartışılıyor ama bu tartışmanın güçlendirilmesi lazım. Buraya dönük bir toplumsal yığınak yapılması lazım. Bu da sloganla değil, ideolojik mücadeleyle olur. NATO'yla mücadeleyi geleceğe havale edemeyiz. NATO'nun en çok tahrip ettiği ülkeler, NATO'ya sığınan üikelerdir. Türkiye ve Yunanistan NATO'ya sığındı. Dış tehdit yoktu, kendi halklarını tehlike olarak gördüler. Bir devrimci, yurtsever için 'NATO dağıtılsın' yanlışa götüren bir talep, slogandır. Bu talebini öznesi yok. Biz NATO'dan çıkmalıyız. Bu dağıtacak, etkisizleştirecek olandır. Türkiye'nin NATO'dan çıkması NATO'yu bitirir. Türkiye'nin NATO'dan çıkması ise bir mücadele konusudur. Çıkmak için sistem değişikliği gerekir mi, bu başka bir tartışma. Zaten Türkiye'yi NATO'dan çıkartacak bir toplumsal enerji Türkiye'de her şeyi değiştirir. Talep NATO'nun Türkiye'den çıkmasıdır. NATO burada, bu ülkede darbeler yaptı, cinayetler işledi, cinayetlere zemin hazırladı, örgüt kurdu. Tahmin ettiğimiz  ya da resmen doğrulanmayan protokol ve anlaşmalar da var. Bunların hepsi ülkemize zararlı. NATO'nun faydalı olduğunu söyleyen herkesle tartışmaya hazırız. Ülkeyi savunmadan değiştirme iradesi gösteremeyiz. Değiştirebileceğimiz için de seviyoruz. Yurdu savunmadan devrimcilik olmaz."

Go to News Site