soL Haber
Kısa bir değini, bu yazı. Bugün Yeni Şafak’ta İhsan Aktaş, dikkat çekici bir yazı kaleme aldı . Aktaş’ın yazısının başlığı, mutlak olarak haklı bir tespiti dile getiriyor: “Batı medeniyeti yoktur, Batı emperyalizmi vardır” Vardığı sonuçta da isabetliliğini sürdürüyor Aktaş: Bu bölgede kim kime düşman olursa olsun, kim kiminle rekabet ederse etsin, insanlığın ortak düşmanı emperyalizmdir. İster mezhepçi olun, ister Türk, Kürt, Arap ya da Acem olun; hangi milletten olursanız olun, iç düşmanlık sadece emperyalizmin gücüne güç katar ve sömürüyü derinleştirir. Dün akşam soLTV’de yayınlanan “ Komünist Bakış ” programında Kemal Okuyan da dikkat çekti. Dünya öyle bir noktaya geldi ki, ülkemizde on yıllar sonra ilk kez NATO ciddiyetle tartışılır hale geldi, ki, Okuyan’ın da dediği gibi, İslamcı çevrelerde de NATO tartışması tetiklendi. Bu çok hayırlıdır. Aktaş’ın “insanlığın ortak düşmanı emperyalizmdir” demesi de çok hayırlıdır. Fakat, ortada bir büyük eksik de vardır, ona işaret etmek de bizim sorumluluğumuzdadır. Bu tartışmalarda, emperyalizm bir türlü tanımlanmamaktadır. İktidarın müphemliği nedeniyle özellikle başvurduğu “küresel güçler” gibi sınırları belirsiz belagat sözcükleri zaten işlevsizdir, ama emperyalizm denilecekse, ne anlama geldiği de idrak edilmelidir. İhsan Aktaş doğru sonuca varmakla birlikte, yazının başlığında itiraz ettiği tuzağa bizzat kendisi düşüyor, emperyalizmi bir kültürel fark-medeniyet ayrımı gibi ele alıp çözümlüyor. Antik Yunan’dan, Roma’dan, sömürgeci Batı’dan bahsedip, ezelden gelen ve ebediyete giden bir ayrım çizgisi varmış izlenimi yaratıyor: Müslümanlar, iman alameti olarak emperyalizmi bilmek ve tanımak zorundadır. Emperyalizmi anlamayan Müslüman, bir yüz yıl daha sömürülmeye devam eder. Eski Yunan’dan Roma’ya, kolonyalist dönemden bugüne Batı’da hiçbir şey değişmedi; değişen tek şey, Siyonistlerin yeni iki kavramını öğrenmiş olmamızdır: Goyim ve Amalek. Oysa emperyalizm, kapitalizm çağında ortaya çıkmış, yakın tarihe ait bir sistemdir. Esası da ne kültür ne medeniyettir, siyonizm ve savaşlar da değildir, esası ekonomidir. Kapitalizm yoksa, emperyalizm de yoktur. Demek ki, kapitalizme itiraz etmeden, emperyalizme karşı çıkmak da abesle iştigaldir. Velev ki tüm savaşlar bitsin, emperyalist Batı kendini dizginlesin, oturduğu yerde oturup sağa sola saldırmayan uslu çocuklar oluversin… Sistem, aynen devam eder. Türkiye ekonomisinin içindedir emperyalizm, bizzat sermayenin kendisi, ilişkileri, çıkar birlikteliğidir. NATO’dur emperyalizm, savaş olsun olmasın, Türkiye’de yalnız askeriye değil, devletin ve siyasetin her yanına sızmış haldedir. İhsan Aktaş çok haklı: Tüm insanlığın, hepimizin düşmanıdır emperyalizm. Ama “hepimiz” derken bir sınır çizgisi çekilecekse, ne dine, ne kültüre, ne doğuyla batı arasındaki tarih boyunca değişen hudut hattına denk düşer o çizgi. Emperyalizmin esası ekonomidir. Sınır çizgisi de orada kendisini gösterir.
Go to News Site