soL Haber
İsrail'le birlikte İran'a saldırı başlatan ABD, Ortadoğu'da umduğunu bulamadı. Neredeyse 40 gündür devam eden saldırılarda istediğini elde edemeyen ABD Başkanı Donald Trump'ın şu ana kadar birçok tehdidi ve iddiası havada kaldı. ABD donanması fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı'nı açamadı, bölgedeki gemilere sigorta sağlanamadı, müttefikler ikna edilemedi, İran masaya oturtulamadı... Tüm bu "olumsuz" gelişmelerin üzerine Trump'tan daha radikal bir tehdit geldi. Hürmüz Boğazı'nın açılmaması durumunda İran'ın enerji santrallerinin ve altyapılarının vurulacağı duyuruldu. Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran'a 48 saat tanındı. Bu süre önce 5 gün, sonra 10 gün, ardından 24 saat uzatıldı... Trump’ın üç defa ertelediği saldırı için tanıdığı sürenin bitmesine saatler kaldı. Süre, Türkiye saatiyle 8 Nisan 03.00’te sona eriyor. ABD tehditlerini, İran uyarılarını sürdürüyor... Trump'ın tehditleri havada kaldı, müttefikleri yalnız bıraktı ABD, İsrail'le birlikte 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırı öncesinde bölgeye son yılların en büyük donanma gücünü sevk etti. Ancak yaşananlar savaşın -en azından deniz ayağında- ABD'nin istediği şekilde gitmediğini kısa sürede gösterdi. Bunun da en büyük kanıtlarından biri ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapatılmasının ardından hayata geçiremediği iddialar oldu. ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından İran, deniz yoluyla petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin önemli rotalarından olan Hürmüz Boğazı'nı 2 Mart'ta fiili olarak kapattı. ABD donanmasının Boğaz'dan geçecek gemilere eşlik etme ve "çok makul fiyatlara" risk sigortası sağlama vaatleri havada kalan Trump, çeşitli ülkelerin bölgeye savaş gemisi göndermesini talep etti ve müttefiklerinin yardım etmemesi durumunda NATO'nun "çok kötü bir gelecekle" karşı karşıya kalacağını söyledi. Trump her ne kadar "destek" çağrısında bulunup, tehditler savursa da müttefik devletler ABD donanmasını bölgede yalnız bıraktı. Trump'tan enerji santrallerine yönelik tehdit: 48 saatlik süre verdi Müttefiklerinden destek gelmeyeceğini anlayan Trump, 22 Mart'ta bir açıklama yaptı. Hürmüz Boğazı'nın tehdit olmaksızın tamamen açılmaması halinde İran'ın çeşitli enerji santrallerine saldırılar düzenleneceğini öne süren Trump, Tahran yönetimine 48 saatlik "mühlet verdi". Trump'ın bu tehdidine karşın İran'ın ilk yanıtı, İsrail ve Körfez ülkelerindeki halka "48 saat içinde su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin" çağrısı yapmak oldu. ABD tehdidine karşı bir diğer rest ise İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı'ndan geldi. Karargah tarafından yapılan açıklamada ABD’nin İran tesislerine yönelik tehditlerini gerçekleştirmesi durumunda verilecek karşılıklar şöyle sıralandı: Hasar gören tesisler yeniden inşa edilene kadar Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapatılması. İsrail’e ait tüm elektrik santrallerinin, enerji altyapısının, bilgi ve iletişim teknolojisi tesislerinin geniş çapta hedef alınması. Bölgede ABD'nin hisse sahibi olduğu benzer şirketlerin tamamen imha edilmesi. Bölgede ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelerdeki elektrik santrallerinin meşru hedef olarak değerlendirilmesi. 12 saat kala atılan geri adım: Beş gün sonraya ertelendi Ancak Trump, İran'ın yaptığı uyarıların ardından verdiği sürenin bitmesine yaklaşık 12 saat kala geri adım attı. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Trump, "ABD ve İran'ın, Orta Doğu'daki düşmanlıklarımızın tam ve kesin bir şekilde çözümü konusunda son iki günde çok iyi ve verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini bildirmekten memnuniyet duyuyorum" iddiasında bulundu ve saldırıları beş gün erteleme kararı aldığını şöyle duyurdu: "Bu derinlemesine, detaylı ve yapıcı görüşmelerin tonuna ve havasına dayanarak, devam eden toplantı ve görüşmelerin başarısına bağlı olarak, Savaş Bakanlığına İran enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı beş günlük bir süre için erteleme talimatı verdim." Trump'ın 'müzakere' bahanesine İran'dan yalanlama Trump'ın İran ile "Orta Doğu'daki düşmanlıkları çözmek için çok verimli görüşmeler" yaptıklarına dair iddiasına kısa sürede yalanlama geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını, söz konusu iddianın ABD ve İsrail'in içine düştüğü bataklıktan kaçmak için tasarladığı bir manipülasyon olduğunu belirtti. Ve Kalibaf ekledi: “Halkımız, saldırganların tam ve aşağılayıcı bir şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Tüm yetkililer, bu hedefe ulaşılıncaya kadar Liderin ve halkın arkasında sağlam bir şekilde duracaklar." İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin "dost ülkeler" aracılığıyla savaşı sona erdirmek için müzakere talebinde bulunduğunu fakat bu taleplerin kabul edilemez içerikleri dolayısıyla reddedildiğini duyurdu; İran Devrim Muhafızları Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de "Yenilginizi, anlaşma olarak adlandırmayın" açıklaması geldi. Tüm yalanlamalara rağmen Trump iddialarını sürdürdü Saldırıları erteleme kararının ardından bir açıklama daha yapan Trump, İran'ın tüm yalanlamalarına karşın Washington'ın Tahran ile “güçlü görüşmeler” yaptığını savundu ve tarafların "önemli noktalarda anlaşmaya vardığını" ileri sürdü. Hürmüz Boğazı yeniden açılmadığı takdirde İran’ın enerji altyapısına saldıracakları tehdidi sonrası İran’ın kendileriyle temasa geçtiğini iddia eden Trump, "Onlar aradı, ben aramadım. Bir anlaşma yapmak istiyorlar ve biz de bir anlaşma yapmaya çok istekliyiz" diye konuştu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın "çok yakında açılacağını" söyledi ve hızını alamayarak Boğaz'ın “Ayetullah” ile kendisi tarafından kontrol edebileceğini öne sürdü. Tüm iddiaların ardından İsrail ve ABD basınında, Trump'ın İran'a saldırıları sonlandırmak için 15 maddelik bir plan önerisinde bulunduğu ve planın müzakereleri için bir aylık geçici ateşkes teklif ettiğine dair haberler yayılmaya başladı. "15 maddelik talep listesi" iddialarına da İran'dan kısa süre içinde yalanlama geldi. İran Hükümet Bilgilendirme Konseyi Başkanı İlyas Hazreti, "Düşmanlar, saldırarak elde edemeyecekleri isteklerini kendi kendilerine listelemişler. Bunlar medya spekülasyonları ve Sayın Trump'ın yalanları, bunlara fazla önem vermeyin" ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi de ateşkesin savaşı tekrarlayan bir kısır döngü olduğunu belirterek, “Bazı ülkelerin dışişleri bakanları ve liderleri telefonla ateşkes için öneride bulundular, tavrımızı bu görüşmelerde de ilettik. Biz ateşkes istemiyoruz savaşın sona ermesini istiyoruz” diye konuştu. Trump'tan ikinci erteleme: Bahane yine aynı Karşılıklı açıklamalar ve yalanlamalarla devam eden sürecin devamında Trump'tan bir erteleme açıklaması daha geldi. İddia yine "İran'la çok iyi giden müzakerelerdi": "İran yönetiminin talebi doğrultusunda, İran'ın enerji santrallerini vurma sürecini 10 gün ertelediğimi ve yeni tarihi 6 Nisan 2026 Pazartesi günü saat 20.00 (ABD Doğu Saati) olarak belirlediğimi bildiririm." Trump saldırıyı erteleme kararı sonrasında müzakerelerin sürdüğüne dair iddiasını yineledi ve tehditlerini sürdürdü. Ülkesinin, İran'daki askeri saldırılarını sona erdirmek için "yeni ve daha makul bir rejimle" ciddi görüşmeler yürüttüğünü iddia eden Trump, bu aşamada "büyük ilerleme" kaydedildiğini söyledi. Trump, "anlaşmaya varılmaması halinde" neler yaşanabileceğine yönelik tehditlerde bulunduğu açıklamasında şunları kaydetti: "Ancak herhangi bir nedenle kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa, ki muhtemelen varılacak, ve Hürmüz Boğazı hemen 'hizmete açılmazsa' tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve Hark Adası'nı (ve muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesislerini) havaya uçurarak ve tamamen yok ederek, İran'daki güzel 'bulunuşumuzu' sonlandıracağız." İran'dan bir yalanlama daha Ancak Trump'ın bu saldırı tehditlerine de İran'dan "Ateşkes yok" yanıtı geldi. Hem orduda görevli isimler hem de siyasi yetkililer saldırılara karşı koyacaklarını, geri adım atmayacaklarını vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, savaş-ateşkes-müzakere döngüsüne müsamaha göstermeyeceklerini ve bunu kırmak için ABD-İsrail'in ülkeye açtığı savaşta şiddetle karşılık vermeye devam edeceklerini söyledi. İran Devrim Muhafızları'na bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de, "Daha ezici, daha geniş ve daha yıkıcı eylemlerimizi bekleyin" dedi. Önce tehdit etti sonra yine erteledi Trump, İran'a tanıdığı 10 günlük sürenin sekizinci günü dolduğunda, "Zaman daralıyor; cehennem azabı üzerlerine çökmeden önce sadece 48 saat kaldı. Tanrı’ya şükürler olsun!" tehdidinde bulundu. Ancak Trump sözünü verdiği "cehennem azabına" saatler kala saldırıyı yine erteledi ve üçüncü kez süreyi uzattı... Süreyi 24 saat uzatan Trump, "İran’da Elektrik Santrali Günü ve Köprü Günü olacak, hepsi bir arada. Buna benzer bir şey olmayacak!!!" paylaşımında bulundu. Sinirlerine hakim olamayan ve savaşın başından beri tehditleri de iddiaları da havada kalan Trump, iyice çirkinleşerek şu hakaretlerde bulundu: "Şu lanet boğazı açın sizi manyak herifler, yoksa cehennemde yaşayacaksınız - BEKLEYİN GÖRÜN! Allah’a hamdolsun!" Trump verdiği sürenin 7 Nisan Salı günü ABD Doğu Saatiyle 20.00'de sona ereceğini duyurdu. İran el yükseltti İran'ın bu tehdide yanıtı ise bölgedeki bir diğer stratejik boğazın kapatılabileceğine yönelik uyarı oldu. İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Danışmanı Ali Ekber Velayeti şu ifadeleri kullandı: "Direniş Cephesi'nin komuta merkezi, Babu'l Mendeb'i Hürmüz Boğazı gibi görüyor. Beyaz Saray aptalca hatalarını tekrarlamayı planlıyorsa, enerji akışının ve küresel ticaretin tek bir hareketle sekteye uğratılabileceğini yakında anlayacaktır." ABD'nin ateşkes teklifi reddedildi, Trump'tan süreyi işaret ettiği açıklama geldi İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ateşkes teklifinin reddedildiğini duyurdu. Geçmiş müzakere tecrübelerinden ders alarak tamamen ülkenin savunmasına odaklandıklarını ve müzakerelerin tehdit veya ültimatom ile bağdaşmadığını dile getiren Bekayi, ateşkesin askeri olarak toparlanma manasına geldiğini ve bu nedenle ateşkes değil, saldırıların tekrarlanmayacağı kalıcı bir anlaşma istediklerini duyurdu. Bu açıklamanın üzerine Trump, ABD'nin İran’ı “yok etmekte olduğunu", İran'ınsa "pes demek istemediğini" ileri sürdü. Trump, “Pes etmek istemiyorlar ama edecekler, eğer etmezlerse köprüleri, enerji santralleri, hiçbir şeyleri kalmayacak” diyerek tehditlerini yineledi. İran'ın bir gecede "saf dışı bırakılabileceğini" öne süren Trump, o gecenin de Tahran yönetimine verdiği sürenin biteceği gece olabileceğini öne sürdü. Sürenin bitmesine saatler kaldı: Trump tehdidi, İran uyarıyı sürdürüyor Trump’ın üç defa ertelediği saldırı için tanıdığı sürenin bitmesine saatler kaldı. Süre Türkiye saatiyle 8 Nisan 03.00’te sona eriyor. Trump tehditlerini sürdürüyor. Trump, "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak" dedi ve şöyle devam etti: "Bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihindeki en önemli anlardan birini yaşayacağız. 47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek." İran Devrim Muhafızları ise şimdiye kadar misillemelerini "kısıtlamalar" çerçevesinde yaptığını ve ABD'nin sivil tesislere saldırması durumunda misilleme yapmaktan çekinmeyeceklerini duyurdu. "Eğer Amerikan terörist ordusu kırmızı çizgileri aşarsa, yanıtımız bölgenin ötesine uzanacaktır" denilen açıklamada, ABD ve müttefiklerinin bölgenin petrol ve doğalgazından yıllarca mahrum kalmasının sağlanacağı bildirildi. Ayrıca İran halkı da elektrik santrallerinin çevresinde insan zinciri oluşturma kararı aldı. İran Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Alireza Rahimi, "İranlı gençlerin aydınlık yarın için insan zinciri" adlı eyleme çeşitli gençlik oluşumlarının, üniversiteli gençlerin, sanatçıların ve sporcuların katılacağını duyurdu. soL Haber savaşın başından bu yana gerçekleri yazmaya devam ediyor. soL'un bu haberciliğini daha da güçlendirmek için tüm okurlarımızın abonelik desteğini bekliyoruz. ABONE OL Neden önemli? Gelinen son noktada, ABD, savaşın başından bu yana teslim alamadığı İran'ı, bu kez "yok etme" kartıyla boyun eğdirme niyetinde. Ancak şu ana kadar İran cephesi "boyun eğmeyeceğini" göstermiş durumda. İran, ABD'nin haydutça eylemlerini bir kez daha tekrarlamayacağı şekilde durdurmasını istiyor, ABD'nin ve soykırımcı İsrail'in yanaşmadığı teklif bu. Haydut ABD'nin bir ülke kendine boyun eğmiyor diye tüm altyapısını ve enerji tesislerini hedef alıp almayacağı şimdilik bilinmiyor ancak ABD'nin bu yöntemi devreye soksa dahi halkları teslim alamayacağını tarih bizlere defalarca göstermiş durumda. Ve belli ki çok ağır bedeller ödenecek olsa da tarih bir kez daha ve çok sert şekilde bunu yeniden göstermek üzere...
Go to News Site