Collector
Abluka günlükleri 35 | 7 Nisan 2026 Salı | Collector
Abluka günlükleri 35 | 7 Nisan 2026 Salı
soL Haber

Abluka günlükleri 35 | 7 Nisan 2026 Salı

Küba’nın 'kökleri' sokakta: Kadınlar Vilma Espín’in izinde ablukaya karşı tek ses ​Küba halkı, devrimin sarsılmaz savunucusu ve kadın hakları mücadelesinin mimarı Vilma Espín'i 96. doğum yıldönümünde saygıyla anıyor. Sierra Maestra’nın gerillası, Küba Kadın Federasyonu’nun (FMC) kurucu başkanı ve milyonlarca kadının "Alicia"sı olan Vilma, bugün sadece bir isim değil; zorluklar karşısında eğilmeyen, şefkati direnişle birleştiren bir "kök" olarak tanımlanıyor. Onun mirası, bugün adayı kuşatan ağır ekonomik şartlarda bile çocuk yuvalarında, tarlalarda ve fabrikalarda üreten Kübalı kadınların kararlılığında yaşamaya devam ediyor. Kübalı kadınlar bugün Vilma Espin önderliğinde tüm ülkede sokaklara çıktı. ​Başkent Havana ’daki Mariana Grajales Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce kadın, ABD’nin enerji ve ekonomi ablukasına karşı sarsılmaz bir duruş sergiledi. Öğrencilerden hukukçulara, girişimcilerden feminist kolektiflere kadar toplumun her kesimini buluşturan bu yürüyüşte, ablukanın temel insan haklarına yönelik sistemli bir saldırı olduğu vurgulanarak "Hiçbir güç zafer azmimizi kıramaz" mesajı verildi. Villa Clara eyaletinin merkezi Santa Clara’daki Leoncio Vidal Parkı’nda toplanan binlerce kadın, ABD’nin "soykırım niteliğindeki" politikalarına karşı güçlü bir yanıt verdi. Federasyonun yerel liderleri, bu kitlesel katılımın halkı boğmaya yönelik dış baskılara karşı kadın birliğini ve devrimin kazanımlarını savunma kararlılığını simgelediğini belirtti. Genç nesillerin de yoğun ilgi gösterdiği bu buluşma, ablukaya karşı mücadelenin tarihsel sürekliliğini bir kez daha kanıtladı. ​Matanzas şehrindeki Libertad Parkı’nda kurulan "Anti-Emperyalist Kürsü", kadınların hassasiyetini devrimin kazanımlarını koruma azmiyle birleştirdi. Vilma Espín’in "adaletin pazarlık konusu yapılamayacağı" öğretisini hatırlatan Matanzaslı kadınlar, 60 yılı aşkın süredir devam eden ablukaya karşı seslerini yükseltirken, bu zorlu topraklarda umudu ekmeye ve devrimin geleceğine sadece Küba halkının karar vereceğini haykırmaya devam ettiler. ​Holguín şehrindeki etkinliklerde ise ablukadan doğrudan etkilenen sağlık ve eğitim sektöründeki kadınların mücadelesi ön plana çıktı. Hamile anneler ve özel eğitim öğretmenleri, ilaç ve materyal eksikliğine rağmen yerli bilimsel çözümler ve toplumsal dayanışma sayesinde engelleri nasıl aştıklarını anlatarak, Vilma Espín’in mirasını bilim ve eğitimle yaşattıklarını ilan ettiler. ​Cienfuegos ’taki Paseo del Prado’da düzenlenen yürüyüş, liman işçilerinden petrol rafinerisi uzmanlarına kadar üretim hattındaki kadınların gücünü yansıttı. Enerji kısıtlamalarına rağmen işyerlerinde yenilikçi çözümler üreten kadınlar, geleneksel Afrika dansları ve şiirler eşliğinde gerçekleştirdikleri bu buluşmada, 65 yıl önceki kadın milislerin mirasını devralarak barış ve dayanışma çağrısında bulundular. ​Guantánamo ’nun merkezindeki José Martí Parkı’nda kurulan "Açık Kürsü", ablukanın insani maliyetinin en sert şekilde dile getirildiği nokta oldu. Yenidoğan servisi doktorlarının kuvöz ve ilaç eksikliğine dair tanıklıkları ile özel eğitim öğretmenlerinin Braille alfabesi daktilolarına ulaşılamamasına dair vurguları, ablukanın çocuklar üzerindeki etkisini gözler önüne sererken; Guantánamolu kadınlar bu baskıya karşı onurla direneceklerini haykırdılar ​​Díaz-Canel’den Newsweek’e: 'Küba barış ülkesidir ama savaştan korkmaz' ​ Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Newsweek dergisine verdiği röportajda ABD ile ilişkiler, abluka ve ülkesinin savunma stratejisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Küba’nın dayanışma ve işbirliğini savunan bir barış ülkesi olduğunu vurgulayan Díaz-Canel, buna karşın egemenliklerini korumak için her türlü saldırıya cevap verebilecek hazırlıkta olduklarını belirtti. Başkan, ABD ile bilim, göç ve uyuşturucuyla mücadele gibi ortak alanlarda saygı ve eşitlik temelinde bir diyalog kurmaya her zaman açık olduklarını yineledi. Ancak bu sürecin önündeki en büyük engelin, 67 yıldır süren ve son dönemde enerji sektörünü de kapsayacak şekilde ağırlaştırılan ekonomik abluka olduğunu ifade etti. Díaz-Canel, ABD’deki bazı çevrelerin saldırgan tutumunun iki ülke halkı arasındaki potansiyel işbirliğine zarar verdiğini dile getirdi. Olası bir askeri müdahale tehdidine karşı Küba'nın "Topyekûn Halk Savaşı" doktriniyle hazırlandığını belirten Díaz-Canel, bu stratejinin saldırgan değil, tamamen savunma amaçlı olduğunu vurguladı. Kendi kişisel güvenliğinden endişe etmediğini, ülkenin kolektif bir liderlik ve halkın sarsılmaz birliğiyle korunduğunu söyledi. Olası bir çatışmanın her iki taraf için de yıkıcı sonuçlar doğuracağını hatırlatarak, "Halklarımız savaşı değil, barış içinde çalışmayı hak ediyor" dedi. Díaz-Canel, ablukaya rağmen Küba’nın sağlık ve eğitim alanında elde ettiği başarılardan da bahsetti. Özellikle Alzheimer tedavisinde geliştirilen yeni bir ilacın ABD’deki klinik deneylerde geleneksel ilaçlardan daha iyi sonuçlar verdiğini örnek gösterdi. Küba lideri, "Eğer bu abluka olmasaydı Küba’nın potansiyeli dünyaya neler katabilirdi?" sorusunu sorarak, gelecekte kısıtlamaların olmadığı bir işbirliği ortamına olan inancını paylaştı. Enerji sistemine yönelik sabotaja ağır yargı tedbiri ​ Küba Yüksek Halk Mahkemesi, ülkenin stratejik enerji altyapısına zarar veren, güneş panelleri ve jeneratörlerden parça veya yakıt çalan kişilere karşı yargı sürecinin en üst seviyeden işletileceğini duyurdu. Ulusal Elektrik Sistemi’ne yönelik bu tür saldırılar, yeni Ceza Kanunu kapsamında doğrudan "sabotaj" suçu olarak kabul ediliyor. Yasaya göre, enerji tesislerine zarar veren veya işleyişini engelleyen kişilere 7 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ancak sabotaj eylemi sırasında birinin yaralanması, ölmesi ya da patlayıcı/yanıcı madde kullanılması gibi ağırlaştırıcı durumlar varsa, ceza 30 yıla, müebbet hapse hatta idam cezasına kadar çıkabiliyor. Mahkeme, bu suçların sadece mal hırsızlığı değil, devletin güvenliğini ve halkın refahını hedef alan eylemler olduğunu vurguladı. 2025 yılından 2026’nın ilk çeyreğine kadar olan dönemde, eyalet mahkemelerinde yargılanan sanıkların tamamına yakınına 10 yılın üzerinde hapis cezası verildi. Ayrıca bu suçlardan mahkûm olanların şartlı tahliyeden yararlanabilmeleri için cezalarının en az üçte ikisini tamamlamış olmaları şartı getirildi. Yargı makamları, toplumsal zararı büyük olan bu davranışlar karşısında, anayasal güvenceler çerçevesinde tavizsiz bir tutum sergilemeye devam edeceklerini bildirdi. Antonio Guiteras Termik Santrali'nde onarım çalışmaları ilerliyor Küba’nın en önemli enerji üretim merkezi olan Antonio Guiteras Termik Santrali’nde pazartesi günü kazanda meydana gelen arıza sonrası başlatılan yoğun onarım çalışmaları devam ediyor. Matanzas’ta bulunan ve ülkenin en verimli ünitesi olarak bilinen santralde, 300’den fazla uzman personel, kazandaki üç ana arızayı gidermek ve sistemi yeniden ayağa kaldırmak için 400’den fazla teknik işlemi eşzamanlı olarak yürütüyor. Santral Genel Müdürü Román Pérez Castañeda, bu sürecin sadece mevcut sorunu çözmekle kalmayıp, yapılacak genel bakımlarla ünitenin üretim kapasitesini 220 MW’tan yaklaşık 280 MW’a çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Ulusal Elektrik Sistemi’ndeki açığı kapatmak adına kritik öneme sahip olan santral, yerli ham petrolü doğrudan boru hattıyla kullanabilme avantajıyla Küba’nın enerji stratejisinde merkezi bir rol oynuyor. Ekiplerin, çarşamba sabahının erken saatlerinden itibaren kazanın su duvarları ve yüksek sıcaklık ısıtıcıları üzerindeki son incelemeleri tamamlayarak santrali en kısa sürede sisteme geri kazandırması bekleniyor. ​Villa Clara’da eğitimcilerin görev yerlerinde değişiklik: Ulaşım engeline karşı yerel çözüm ​Küba'nın karşı karşıya olduğu ulaşım kısıtlılıkları karşısında eğitim sektöründe uygulanan "yeniden yerleştirme" stratejisi, Villa Clara eyaletindeki Francisco Javier Calvo Formoso Ortaokulu'nda olumlu sonuçlar verdi. Bu uygulama sayesinde okulun öğretmen kadrosu güçlenirken, eğitimin sürekliliği de güvence altına alındı. Enerji krizi ve ulaşım araçlarındaki yetersizlik nedeniyle uzak mesafelerdeki okullara gitmekte zorlanan eğitimciler, ikamet ettikleri bölgelere daha yakın kurumlara yönlendiriliyor. Bu stratejiyle, öğretmenlerin yolda geçirdikleri sürenin azaltılması ve ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Francisco Javier Calvo Formoso Ortaokulu, kendi bölgesinde yaşayan öğretmenlerin buraya atanmasıyla birlikte öğretmen açığını kapatarak derslerin aksamadan devam etmesini sağladı. La Esperanza yerleşim bölgesinde yer alan okulun yönetimi, bu yerleştirme modelinin hem öğretmenlerin yaşam kalitesini artırdığını hem de okulun akademik istikrarını güçlendirdiğini belirtti. Bölgedeki eğitim sistemi; kreşler, ilkokullar ve karma eğitim veren teknik okullarla bir bütün olarak koordine edilerek, ulaşım kaynaklı devamsızlıkların önüne geçiliyor. Küba Eğitim Bakanlığı, benzer yerel çözümlerle kriz dönemlerinde bile eğitim hakkının korunmasına öncelik veriyor. Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nin güncel durumu Küba Ulusal Elektrik Sistemi’nde kapasite yetersizliğine bağlı kesintiler son 24 saat boyunca aralıksız devam etti. Dün üretim açığının en yüksek seviyeye ulaştığı saat olan 20:50’de sistemdeki eksik güç 1871 MW olarak kaydedildi. Bu süreçte devreye alınan 54 yeni fotovoltaik güneş enerjisi santrali ise toplam 3518 MWh üretim gerçekleştirerek, saatlik ortalama yaklaşık 514 MW’lık azami güç katkısı sağladı.

Go to News Site