Collector
‘Seçim isteyen vatan hainleri!’ | Collector
‘Seçim isteyen vatan hainleri!’
BirGün Gündem

‘Seçim isteyen vatan hainleri!’

Sevgili İlkay Akkaya’ nın içinde bulunduğumuz döneme damgasını vuran şarkısı “Kurtuluş yok tek başına” çıkış yolu konusunda net bir tespit yapıyor: -Ya hep beraber ya hiç birimiz! Şarkının işaret ettiği “kurtuluş” un neyi ifade ettiğini gayet iyi anlaşılıyor… Seçimle gelmiş, “demokrasi şampiyonluğunu” kimselere bırakmayan AKP’nin yirmi iki yılda ülkeyi getirip bıraktığı yer!.. Neler olduğunu yazmaya gerek var mı? Türkiye uluslararası düşünce kuruluşlarının çizelgelerinde “yarı özgür ülke” kategorisinde bulunuyor! Neden bu halde? İşgale mi uğradı da özgürlüğü elinden alındı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının? Hayır! Halkın büyük bir rızasıyla iş başına gelmiş bir iktidar tarafından yönetiliyor. Ama halkın bu iktidarla yönetilmeye eskisi gibi rızası yok! Gayet açık bir ölçme değerlendirme birimi var: Seçim sandıkları! 3 Kasım 2002’den itibaren bütün seçimleri kazanan AKP, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde sandığa gömüldü. Böylesi bir halk tepkisi karşısında iktidarda bulunan parti istifa eder. Yeni bir hükümet için yol açar. Bu seçim yenilgisi AKP’yi sandıktan soğuttu! Onca yıldır kendi yönetiminde olan belediyeleri elinden alan başkanları teker teker hapse attı. Ama AKP bu refleksi daha önce kazanmıştı! Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, sandıkta katiyen yenemeyeceği HEP, HADEP, DEP, HDP gibi Kürt seçmenlerin oylarıyla ezici üstünlük kuran partilerin belediyelerine el koydu! *** Uzaktan bakınca sanki “bölgenin gereklerine uygun” gibi algılandı. Yani orada öyle şeyler oluyor işte… Bu tarafa gelmez tabii ki… Belediyelerle kalmadı. Parti merkezindeki en büyük “umut” olası en büyük tehdit olarak görüldü: -Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın dokunulmazlıkları el birliğiyle kaldırıldı. Burada Demirtaş için kısa parantez açıp bir CHP efsanesine gelmek istiyorum. İsmet İnönü dışındaki bütün CHP genel başkanlarıyla yönetici olarak çalışmış Ali Topuz’ un 2015 Genel Seçimleri öncesinde benim de bulunduğum bir masada söylediklerini aktarmak istiyorum: -Selahattin çok önemli… Bu çocuk, bu adamın sonunu getirebilir! Ali Topuz’un bile umudu olan Selahattin Demirtaş büyük bir “parlamenter aymazlıkla” hapishaneye yollandı. Onun kaç yıldır hapiste olduğunu hatırlıyor musunuz? Sanki Edirne’de inzivaya çekilmiş bir siyasetçi gibi “normal” karşılanıyor. Bu aşırı normallik Edirne’den Silivri’ye uzandı. Osman Kavala ’nın peşi sıra, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu , Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat , Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler , Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan , Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe , Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün , Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık , Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney , Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı , Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara iktidar yandaşlarınca gayet “normal” olarak tutuklu bulunuyorlar… İstanbul dışında ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek , Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan , Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin , Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar , Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara , Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de AKP’ye karşı seçim kazanmış muzaffer siyasetçiler. Bu yüzden de içerdeler. Son büyük örnek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey . AKP’nin “kalesini” fethetti. Sadece iki yıl dayanabildiler seçim yenilgisine… *** Sadece seçim kazanma suçu işleyenler değil, AKP’nin verdiği icraat açıklarını “faş eden” gazeteciler de nasiplerini aldılar. Tek başına bir muhalefet partisi kadar etkili olan Merdan Yanardağ “casusluk” gibi beşinci sınıf bir komplo ile Silivri’de tutsak edildi. Alican Uludağ resmi olarak kayıtlara geçmiş mahkeme zaptını yayımladığı için, İsmail Arı ise “kraliyet ailesi”ne ait gerçekler konusunda malumu ilan etmek suçu(!) ile demir parmaklıklar arkasında… Seçilmişler ile atamışlar arasında her daim seçilmişleri savunan AKP’li siyasetçiler, gazeteciler, ideologlar, demagoglar, hocalar, hacılar hepsinin dilleri kulaklarına kaçtı. Bu kadarla da kalmayacakları belli oldu. AKP’nin yarı-resmi sözcüsü Abdülkadir Selvi geçtiğimiz günlerde aynen şöyle yazabildi: -Özgür Özel’in ara seçim TEHDİDİ! Seçim ile tehdit aynı cümle içinde yer aldı. Sandıklara küstüler! Demokrasiyle olan bütün bağlarını kopartıp attılar. Ne yasa tanıyorlar ne de Anayasa! Fazla uzak olmayan bir gelecekte şöyle diyebilirler: -Seçim isteyen vatan hainleri!

Go to News Site