soL Haber
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ı vuran ilk depremde, kentsel dönüşüm kapsamında inşa edilen ve güvenli olduğu söylenen Sait Bey Sitesi yalnızca 8 saniye içinde yerle bir oldu. 2017 yılında yapımına başlanan ve henüz 5 yıllık olan bu bina, Tuğba Erdemoğlu'nun annesi, babası, kardeşi ve dedesi dahil olmak üzere 45 cana mezar oldu. Vatandaşlara güvendesiniz denilerek sunulan bu yapı, aslında göz göre göre gelen bir katliamın en somut örneklerinden biriydi. İnşaatı yapan Özçem marketler sahibi Hasan Çam'ın eseri olan bina, depreme dayanıklı hale getirilmek bir yana, eski halinden çok daha güvensiz bir yapıya dönüştürülmüştü. 'İnşaattan anlamam' diyen müteahhit ve köpükle dolu betonlar Davanın en çarpıcı detaylarından biri, müteahhit Hasan Çam'ın mahkeme salonunda her duruşmada tekrarladığı sözler oldu. Müteahhit kendini, "Ben inşaatın i'sinden anlamam, benim görevim marketçilik, gıdacılık. İnşaattan anlamam. Ben burayı paket halinde yaptırdım, inşaatta bir bilgim yok" diyerek savundu. Ancak ortadaki tablo basit bir bilgisizliğin çok ötesindeydi. Kentsel dönüşümle yapılan bu binaya 3,5 ile 4 kat arası kaçak kat çıkılmış, yapı denetim firmaları görevini yapmamış ve inşaatta şantiye şefi dahi bulundurulmamıştı. Belediye bu kaçak yapılaşmaya aylarca göz yumarken, statik projede olmayan kaçak bir asma kat inşa edilmiş ve bu katı normal göstermek uğruna binanın tüm taşıyıcı sistemine onarılamaz zararlar verilmişti. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından hazırlanan teknik raporlar, gerçekleri tüm çıplaklığıyla göz önüne serdi. Rapora göre etriye boyları yetersizdi, deprem çirozları yok denecek kadar azdı, beton dayanımı standartların çok altındaydı ve yapım ruhsatı dahi alınmadan inşaata başlanmıştı. Daha da vahimi, kolon ve kirişlerde beton yerine köpük dolgu kullanılmıştı. Tüm bu kalitesiz ve yetersiz malzemelere rağmen denetim mekanizmalarının hiçbiri işlememişti. Sait Bey Sitesi depremden yalnızda 8 saniye sonra yıkılıdı. Alelacele hazırlanan iddianame, yok sayılan deliller, bitmeyen adalet arayışı... Sait Bey Sitesi davası, deprem davaları arasında ilk hazırlanan iddianame olma özelliğini taşıyor. Ancak bu iddianame, deliller tam anlamıyla toplanmadan alelacele hazırlandı. Bugüne kadar 10 duruşma geride kalırken, kayıp yakınları bir an olsun pes etmedi. Günlerce, gecelerce uykusuz kalarak sosyal medyada, arama motorlarında, çeşitli internet sitelerinde ve uydu görüntülerinde araştırmalar yaptılar. Dosyaya sayısız rapor, belge, görsel ve video sundular. Tüm bu somut delillerle davanın olası kast kapsamında değerlendirilmesini talep ettiler. Buna rağmen bir önceki duruşmada mahkeme heyeti ve savcılık, sunulan hiçbir delili görmemiş gibi davranarak bilinçli taksir üzerinden ceza talep eden mütalaasını açıkladı. Alelacele hazırlanan ilk iddianamenin adeta kopyası olan bu mütalaa, aileler tarafından reddedildi ve ek süre talep edildi. Şimdi gözler, 10 Nisan günü saat 10.00'da Kahramanmaraş Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek olan karar duruşmasına çevrildi. Beton masrafını azaltmak için kolonlara konulan yalıtım malzemeleri ve köpükler... Tuğba Erdemoğlu: 'Kentsel dönüşüm bizi korumak için mi var yoksa mezar olmak için mi' Depremden sonra iktidar, "kentsel dönüşüm" adı altındaki ranta karşı verilen mücadeleleri hedef almıştı. Oysa Sait Bey Sitesi kentsel dönüşüm adı altında yürütülen yolsuzlukları, usulsüzlükleri gözler önüne seren bir örnekti. Üç yıldan uzun süredir Sait Bey Sitesi davasında adalet için mücadele eden Tuğba Erdemoğlu, karar duruşması öncesinde soL'a konuştu. Erdemoğlu, sistemin getirdiği güvensizliğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Kentsel dönüşüm gerçekten güvenli yapı üretmek için mi yapılıyor, yoksa denetimsiz ve mevzuata aykırı uygulamaların önünü açan bir sürece mi dönüşmüş durumda? Eğer insanlar güvenli olmak için evlerini yeniliyor ve sonuçta daha güvensiz yapılarda hayatını kaybediyorsa, burada yalnızca bir bina değil, sistemsel bir sorun vardır. Kentsel dönüşümde yenilen binalarla ne kadar güvendeyiz? Gerçekleri karartmaya çalışanlara inat, emeğin ve adaletin sesini daha gür çıkarmak için yazıyoruz. Siz de soL'a abone olun ve bu sese güç verin. ABONE OL 'Mahkeme, sunduğumuz hiçbir delili görmemiş gibi davrandı' Erdemoğlu, mahkemeye sundukları delillerin hiçe sayılmasını şu sözlerle anlattı: Görseller bulduk, videolar bulduk, uydu görüntülerine ulaştık. Dosyanın olası kast kapsamında değerlendirilmesi için somut delilleri tek tek topladık ve mahkemeye sunduk. Her duruşmada söz aldık, savunmamızı yaptık ve bu dosya olası kasttır dedik. Ancak mahkeme, sunduğumuz hiçbir delili görmemiş gibi davranmıştır. Bir önceki duruşmada, eksik ve aceleyle hazırlanmış iddianamenin aynısı mütalaa olarak sunulmuştur. Bu mütalaayı kabul etmedik. Ek süre talep ettik ve kabul etmeyeceğimizi bir kez daha söyledik. Depremde yitirdikleri yakınlarının yasını dahi tutamadıklarını vurgulayan Erdemoğlu, sözlerini şu çağrıyla noktaladı: Biz adalet aramak zorunda kalmamalıydık. Mücadele etmek zorunda kalmamalıydık. Biz, sadece kaybettiklerimizin yasını tutmalıydık. Ancak bizler, kaybettiklerimizin acısını yaşarken, üç buçuk yıldır bir de adalet mücadelesinin yükünü omuzlarımızda taşıyoruz. Artık bu yükün omuzlarımızdan alınmasını istiyoruz. Artık adaletin, bizler için de eşit ve gerçek anlamda sağlanmasını istiyoruz. Sait Bey Sitesi'nde sevdiklerini yitirenlerin talepleri çok net. Davanın mutlaka olası kast kapsamında görülmesi, sunulan yeni delillerin dikkate alınması ve eksik iddianamenin temel alınmaması. Gerçek sorumluların en ağır şekilde yargılanarak adaletin sağlanmasını talep eden Erdemoğlu, herkesi 10 Nisan'daki karar duruşmasında yanlarında olmaya çağırıyor.
Go to News Site